Özet


OCTAVE FEUILLET’NİN “BİR FAKİR DELİKANLININ HİKAYESİ”ADLI ROMANININ AHLAKİ DEĞERLER AÇISINDAN İNCELENMESİ VE TÜRK SİNEMASINA YANSIMASI
Roman kahramanı Maksim hukuk öğrenimi yapmış genç, dürüst, ahlaklı ve çalışkan bir gençtir. Bir iş bulma ümidiyle Paris’e gelen Maksim, mesleğiyle ilgili deneyimi ve referansı olmadığı için iş bulamaz. Yoksul bir delikanlının hayata tutunabilmesini acımasız kurallarıyla adeta imkânsız kılan bu görkemli şehir, Maksimi günden güne sefaletin içerisine çeker. Babasının eski avukatı Bay La Bepan’i ziyaret etmesiyle Maksim’in hayatı değişir. La Bapen ona Paris dışında Larok adlı soylu ve zengin bir ailenin şatosunda kâhyalık işi bulur. Maksim ahlakı, çalışkanlığı ve dürüstlüğü sayesinde kısa sürede ailenin takdirini ve güvenini kazanır. Ailenin küçük kızı Margerit’le olan arkadaşlığı daha sona aşka dönüşür. Dürüstlük, çalışkanlık iffet ve güven gibi ahlaki değerlerin ele alındığı roman, Türk Sinemasını da yakından etkilemiş, “Fakir Bir Gencin Romanı” adıyla başrollerini Cüneyt Arkın ve Filiz Akın’ın paylaştığı bir filme konu teşkil etmiştir. 1960’ lı yılların İstanbul’unda geçen filmin öyküsünde, fakirlik, aşk, dürüstlük ve nankörlük gibi unsurlar işlenişi bakımdan romandaki bazı olaylara benzemektir.

Anahtar Kelimeler
Octave Feuillet, Bir Fakir Delikanlının Hikâyesi, Türk Sineması.