Özet


DİNÎ İLİMLERLE TOPLUMSAL GERÇEKLİĞİN UYUMLU OLMADIĞI BİR ORTAMDA İLAHİYAT EĞİTİMİNİN ETKİLİLİĞİ
İslam medeniyeti tarihini incelediğimizde çeşitli İslami ilimlerde tartışılan konuların büyük çoğunluğunun toplumsal alanda bir karşılığının olduğu görülmektedir. Günümüzde İslami ilimlerle toplumsal gerçeklik arasında böyle bir bütünlük ve tekabüliyetten bahsetmek pek mümkün gözükmemektedir. Bu durumun İlahiyat fakültelerindeki eğitimin niteliği üzerinde bazı önemli etkileri bulunmaktadır. Günümüzde İslami ilimlerin konu içerikleri ile gerçek hayat arasındaki kopukluklar, her şeyden önce, yeni bilgiyi mevcut bilgilerle ilişkilendirerek öğrenmeyi ifade eden “anlamlı öğrenme”yi neredeyse imkânsızlaştırmakta ve etkisiz öğrenme olarak niteleyebileceğimiz ezberci öğrenme biçimine yol açmaktadır. Söz konusu kopukluk toplum bilimleri ile İslami ilimlerin ilişkisini ve eğitim-öğretimde söz konusu disiplinler arasında bütünlüğün sağlanmasını da olumsuz şekilde etkilemektedir. Son olarak bilgilerin akla yatkın olması için onları destekleyici bir toplumsal yapının önemine işaret eden Peter Berger’in tespitlerinden hareketle, söz konusu kopukluğun öğrencilerin tahsil ettikleri İslami konuların makuliyetine yönelik soru ve sorunlar ortaya çıkaracağını da söyleyebiliriz.

Anahtar Kelimeler
İslami İlimler, Toplumsal Gerçeklik, İlahiyat Fakülteleri, Din Öğretimi