Özet


BUHÛRÎZÂDE MUSTAFA ITRÎ’NİN HÂNENDELİĞİ, BESTEKÂRLIĞI VE TÜRK MÜZİĞİ MAKAMLARINI KULLANMA TEKNİĞİ
Türk Mûsikîsinin önemli bestekârlarından biri olan Buhûrîzâde Mustafa Itrî, XVII. yüzyılın ikinci yarıyılında ve XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamıştır. Bu dönemde mevlevîhâneler Türk müziği alanında konservatuvar vazifesini yerine getirmekteydi. Itrî, doğduğu evin yakınındaki Yenikapı mevlevîhânesine intisab etmiş ve buradan mûsikî sahasında dönemin üstadlarından dersler almıştır. Bu üstadlar Nasrullah Efendi, Koca Osman, Galatalı Osman Vehbi Çelebi ve Derviş Ömer olup dönemin kıymetli mûsikîşinaslarıydı. Sâlim tezkiresinde Itrî’nin hânendeliği o derece güzel ki yanında kimsenin hânendelik yapmaya tevessül etmediği rivayet edilmiştir. Itrî ayrıca Enderûn’da mûsikî fasıllarını yönetmiş, icrâ etmiş ve burada dersler vermiştir. Türk müziği tarihinde esas olarak Itrî bestekârlığı ile hakettiği üne kavuşmuştur. Yılmaz Öztuna 2000’den fazla eser bestelediğini söylese de araştırmamızda ancak 36 eserine ulaşılabilmiştir. İslâm âleminde tüm müslümanlar tarafından icrâ edilen Segâh Tekbir ve Salât-ı Ümmiye gibi eserleri ününe ün katmıştır. Itrî, 50 civarında makamda bestelediği eserlerde makamları karakterlerine uygun yapıda üst seviyede kullanmış bu da bestelerinin kalıcılığını sağlamıştır. Kullandığı makam, melodi, güfte ve usûl uyumuna döneminde çok az bestekârda rastlanılmaktadır. Yaptığımız çalışmada Buhûrizâde Mustafa Itrî’nin hânendeliği ve bestekârlığı Türk müziği kaynakları araştırılarak incelenmiş; Türk müziği makamlarını kullanma tekniği ise eserlerinin makam ve usûl yapısı göz önüne alınarak incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler
Itrî, Türk Müziği, Makam, Bestekârlık