SEKÜLERLEŞMEYİ TÜRKİYE MODERNLEŞMESİ ÜZERİNDEN OKUMAK

Author:

Number of pages: 1315-1338
Year-Number: 2022-LVII

Abstract

Sosyal bilimler alanında sekülerleşme ile ilgili tartışmalar genel olarak modern öncesi ve sonrası şeklinde yapılan tarihsel dönemlendirme ve bu dönemler arasında yapılan karşılaştırmalarla gündeme gelmiştir. Karşılaştırmanın doğası gereği bir çatışma/karşıtlık üzerine ikame olunduğu aşikârdır. Nitekim batı siyasi tarihinin şekillenmesinde kurucu bir rol üstlenen modernleşme sürecinin toplumsal etkilerine yönelik açıklamalar, çoklukla bir hegemonya yahut vesayet alanı olarak görülen din kurumundan özerkleşme temelinde ele alınmıştır. Buna göre söz konusu dönemlerin ayracı olarak imlenen modern “akıl”a yüklenilen anlamla birlikte, sürecin işlerlik kazanmasında kutsalın yerini onun karşıtı biçiminde konumlanan profan (din dışı) almaktadır. Zira öte dünya ve bu dünya arasında oluş(turul)an çatışma ilişkisinin gerilimli doğası, sekülerlik bağlamında bu dünya lehine yeni parametreler üretmektedir. Bu durumun toplumsal hayatta, dinin karar alma süreçlerinde bir referans noktası olmaktan çıkması ve pratikte dini tezahür biçimlerinin niceliksel olarak azalması türünde gözlemlenebilir yansımaları bulunabilmektedir. Ancak bu durum evrensel bir izlek sunmadığı gibi farklı toplumlardaki sekülerleşme süreçlerini açıklamaktan yoksundur. Bu bağlamda, batı dışı modernleşme örneklerinden biri olarak Türkiye’de sekülerleşme, batının deneyimlediği ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel tedrici süreçte toplumsal taleplerle değil, yönetsel erkin benimsediği modernleşmeye dayalı ideolojik yönelimin bir ürünü olarak varlık bulmuştur. Dolayısıyla, bu çalışma, sekülerleşme teorisine yönelik eleştirel bir değerlendirmeyi hedeflediği gibi, modernleşmenin doğrusal bir sonucu olarak ele alınan sekülerleşmenin Türkiye toplumunun kendine özgü modernleşme serüvenindeki değişimselliğini tartışmaktadır. 

Keywords

Abstract

In the field of social sciences, discussions about secularization have come to the fore with historical periodization, which is commonly shaped as pre-and post-modern, and the comparisons made between these periods. The fact that the nature of comparison is a substitute for conflict/opposition is obvious. In fact, the explanations for the social effects of the modernization process, which has a constitutive role in shaping Western political history, are discussed on the basis of gaining autonomy independently of the religious institution often regarded as an area of hegemony or tutelage. In this sense, the sacred is replaced by the secular that is opposite to the former in bringing the entire process into effect in conjunction with the meaning attributed to the modern "wisdom," which has been implied as to be the separator of said periods. Because the high-tension nature of the conflicting relationship resulting/resulted between the hereafter and this world produces new parameters in favor of this world in the context of secularism. This situation has visible effects on social life, meaning that religion has been estranged from being a reference point in decision-making processes and that the forms of religious manifestations have quantitatively decreased in practice. However, this situation does not provide a universal form and also lacks an explanation of the secularization processes in different societies. In this context, secularization in Turkey, as one of the examples of non-Western modernization, came into existence as a product of the ideological orientation based on modernization adopted by the administrative power, not with social demands in the economic, political and socio-cultural gradual process experienced by the West. Therefore, this study not only aims at a critical evaluation of secularization theory, but also discusses the changeability of secularization, which is considered as a linear result of modernization, in the unique modernization adventure of Turkish society.

Keywords