JAPON MÜREKKEP RESMİ; SUMİ-E

Author :  

Yayımlanma Tarihi: 2025-03-07 14:54:00.0
Language : Türkçe
Konu : Resim
Number of pages: 925-942
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Japon mürekkep resminin kökenleri, Zen Budizmi’nin Japonya’da yayılmaya başladığı Kamakura dönemiyle (1185-1333) ilişkilidir. Bu dönemde Zen rahipleri, Çin’den gelen mürekkep sanatını manevi bir egzersiz olarak benimsemişlerdir. Zen ve samuray değerleri, disiplin ve odaklanma gibi ortak noktalarla birbirini beslemiş, samuraylar Zen’in meditasyon ve ruhsal uyanış ilkelerini savaş alanında da uygulamışlardır. Muromachi döneminde (1333-1568) mürekkep sanatı daha da gelişerek, özellikle Sesshū Tōyō gibi sanatçılar tarafından manzara resimleriyle ön plana çıkmıştır. Momoyama döneminde (1573-1615) sanat, büyüyen kaleler ve konaklarda daha iddialı ve büyük kompozisyonlarla kendini göstermiştir. Edo döneminde (1615-1868) ise sanat, samuray sınıfının desteğiyle zirveye ulaşmış, Ukiyo-e ve Kano okulları gibi çeşitli sanat akımları bu dönemde şekillenmiştir. Ukiyo-e, halk yaşamını yansıtan renkli baskılarıyla ünlü olurken, Kano Okulu saraylar ve tapınaklarda yapılan ihtişamlı mürekkep resimleriyle dikkat çekmiştir. Sanat, bu dönemde sadelik, boşluk ve minimalizm üzerine kurulmuş, ruhani bir estetik anlayışı benimsenmiştir. Bu araştırmanın amacı, Japon mürekkep resminin tarihi gelişimini, Zen Budizmi ve samuray kültürü ile olan bağlantılarını ve farklı dönemlerde ortaya çıkan sanat okullarının Japon mürekkep sanatına etkilerini incelemektir. Özellikle Zen Budizmi’nin, samuray sınıfının manevi yaşamı ve estetik anlayışları üzerindeki etkileri, Japon resim sanatının evriminde nasıl bir rol oynadığı ele alınmaktadır. Araştırma, Japon mürekkep sanatının teknikleri, stilistik özellikleri ve bu sanata katkıda bulunan önemli sanatçılar üzerine odaklanmaktadır. Veri toplama araçları olarak sanat tarihi literatürü, mürekkep resimlerinin görsel analizleri, müze katalogları ve sanat eleştirileri kullanılmıştır. Ayrıca, akademik kaynaklardan elde edilen bilgiler, sanat eserleri üzerinde yapılan estetik ve teknik incelemeler ile desteklenmiştir.

Keywords

Abstract

The origins of Japanese ink painting are associated with the Kamakura period (1185-1333), when Zen Buddhism began to spread in Japan. During this period, Zen monks adopted the ink painting techniques brought from China as a form of spiritual exercise. The values of Zen and the samurai, such as discipline and focus, complemented each other, and the samurai applied Zen principles of meditation and spiritual awakening on the battlefield. In the Muromachi period (1333-1568), ink painting further developed, with artists like Sesshū Tōyō becoming prominent for their landscape paintings. In the Momoyama period (1573-1615), the art became more ambitious and grand, reflecting the rise of castles and large estates. During the Edo period (1615-1868), art reached its peak under the patronage of the samurai class, with various schools such as Ukiyo-e and Kano emerging. Ukiyo-e became famous for its colorful prints reflecting everyday life, while the Kano School stood out for its grand ink paintings that adorned palaces and temples. Art during this time embraced simplicity, void, and minimalism, embodying a spiritual aesthetic.The purpose of this research is to examine the historical development of Japanese ink painting, its connections with Zen Buddhism and samurai culture, and the influence of different art schools that emerged over time. In particular, the study explores how Zen Buddhism influenced the spiritual life and aesthetic values of the samurai class, playing a role in the evolution of Japanese painting. The research focuses on the techniques, stylistic characteristics, and key artists who contributed to Japanese ink painting. Data collection methods include art history literature, visual analyses of ink paintings, museum catalogs, and art critiques. Additionally, information obtained from academic sources is supported by aesthetic and technical analyses of the artworks.

Keywords