İkinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye, SSCB’ye karşı Batı ittifakının içerisinde yer almaya yönelik bir politika izlemiştir. 1952’de NATO’ya giren Türkiye, bu tarihten sonra daha aktif bir dış politika izleyerek komünizme karşı faaliyetler yürütmüştür. Öncelikle bölgesel teşkilatların meydana getirilmesinde aktif rol almıştır. 1955’te Bağdat Paktı’nın kurulmasında önemli rol üstlenmiştir. Ağustos 1959’da CENTO adını alan bu teşkilat süreç içerisinde çeşitli toplantılar yaparak Ortadoğu’da barışın korunması amacıyla çalışmalarına devam etmiştir. NATO’nun Ortadoğu’daki kanadı gibi hareket eden bu örgüt her yıl düzenli toplantılar yapmıştır. 1959 yılı toplantısı ise ABD’de gerçekleşecekti. Ancak SSCB lideri Kruşçev Eylül 1959’da ABD’ye bir ziyarette bulunmuştu. Bu yüzden CENTO toplantısı ABD-SSCB ilişkilerinin kısmen de olsa bir yumuşama dönemine girdiği bir süreçte gerçekleşmiştir. ABD, daha önce üye ülkelerin üst seviyelerde katılım gösterdiği toplantının bu sefer büyükelçiler düzeyinde yapılmasını istemiştir. CENTO’nun SSCB yayılmacılığına karşı kurulması ve toplantıda da bu yönde kararlar ve söylemler olacağını bilen ABD, SSCB ile girilen yumuşama döneminin zarar görmesini istememektedir. Çalışmada Ekim 1959’da gerçekleşen CENTO toplantısı, Başbakan Adnan Menderes’in ABD’yi ziyareti ve ziyaret sırasında yürüttüğü faaliyetler Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ile Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri başta olmak üzere elde edilen bilgiler ışığında ortaya konulmuştur.
After the Second World War, Türkiye pursued a policy of taking part in the Western alliance against the USSR. Joining NATO in 1952, it pursued thereaftera more active foreign policy and carried out activities against communism. First of all, it took an active role in the formation of regional organizations. It played an important role in the establishment of the Baghdad Pact in 1955. This organization, which was renamed CENTO in August 1959, continued its activities to maintain peace in the Middle East by holding various meetings during the process. Acting as a NATO affiliate in the Middle East, this organization held regular meetings every year. The 1959 meeting was to take place in the USA. However, Soviet lieder Khrushchev paid a visit to the USA in September 1959. Thus, the CENTO meeting took place in a period when US-USSR relations entered a period of détente, albeit partially. The US wanted the meeting to be held at the level of ambassadors this time, where the member countries had previously participated at senior levels. Knowing that CENTO was established against the USSR expansionism and that there would be political decisions and statements in this direction at the meeting, the US did not want the period of détente with the USSR to be damaged. Drawing on the information obtained from the Republican Archive of the Presidency of the Republic of Türkiye’s State Archives Presidency and from Milliyet and Cumhuriyet newspapers, the present study discusses the CENTO meeting held in October 1959, Prime Minister Adnan Menderes's visit to the United States, and the activities carried out during the visit.