Yaşadığımız dünyada muhatabı ya da mağduru olduğumuz kötülüklerle, sahip olduğumuz teistik Tanrı inancının uzlaştırılamayacağını; çünkü bunlar arasında mantıksal ya da olasılıksal düzlemde bir çelişkinin olduğunu iddia eden kötülük problemi din felsefesinin ve felsefî teolojinin çözüme kavuşturmaya çalıştığı en köklü ve en eski sorunları arasındadır. Özellikle Alvin Plantinga tarafından din felsefesi literatürüne kazandırılan özgür irade savunması da bu soruna çözüm önerisi olarak geliştirilen savunmalardan birisidir. Özgür irade savunması teistik Tanrı inancı ile kötülüklerin mevcudiyeti arasında mantıksal ya da olasılıksal bir çelişkinin olmadığını iddia eder. Çünkü ona göre kötülüklerin nedeni Tanrı değil, özgür fâillerin iradelerini yanlış yönde kullanmalarıdır. Bu, ahlâkî kötülükler için geçerli olduğu gibi doğal kötülükler için de geçerlidir. Çünkü doğal kötülükler de Plantinga’ya göre Şeytan gibi gayr-i insanî ama özgür fâillerin iradelerini yanlış yönde kullanmalarından kaynaklanmaktadır. Ne var ki Plantinga’nın bu çözüm önerisi eleştirilerden muaf değildir. Bu eleştirilerin iki nokta üzerinde toplandığı görülmektedir. İlki, özgürlük ve determinizm ilişkisi üzerine kuruludur. Eleştirmenlerin iddiasına göre determinizmle özgürlük bağdaştırılamaz şeyler değildir. Şöyle ki mutlak kudret sahibi olması dolayısıyla hem özgür olan hem de iradesini sürekli doğru yönde kullanan ve bu böylece hiç yanlış edimlerde bulunmayan fâiller yaratmak bir imkan olarak Tanrı’ya açık idi. Bu imkanı kullanmamış olması Tanrı’nın ne mutlak kudretiyle ne de bütünüyle iyi olan özüyle uyuşmaktadır. Dolayısıyla özgür irade savunması kötülük problemini çözümlemekte yetersizdir. Eleştirilerden ikincisi özgür irade savunmasının doğal kötülüklerin nedenine ilişkin getirmiş olduğu izaha odaklanmaktadır. Eleştirmenlere göre doğal kötülüklerin nedenini Şeytan gibi salt inanca dayalı ögelerle izah etmek sorunun çözümüne hizmet etmekten uzaktır, aksine meseleyi daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadır. İşte bu makalede Plantinga’nın özgür irade savunması kendisine yöneltilen eleştirilerle birlikte ele alınacak ve bu savunmanın tutarlılığı, geçerliliği ve tatminkarlığı eleştirel bir değerlendirmenin konusu yapılacaktır. Sonuçta özgür irade savunmasının doğal kötülükleri değilse de ahlâkî kötülükleri çözümleme konusunda başarılı olduğu iddia edilecektir.
The problem of evil, which claims that the theistic belief in God cannot be reconciled with the evils of the world we live in because there is a contradiction between them on a logical or probabilistic level, is among the oldest and most fundamental problems that philosophy of religion and philosophical theology have tried to resolve. The free will defense, which was brought to the literature of philosophy of religion by Alvin Plantinga, is one of the defenses developed as a solution to this problem. The free will defense claims that there is neither a logical nor probabilistic contradiction between theistic belief in God and the existence of evil. For according to him, the cause of evil is not God, but free agents' misuse of their wills. This applies to moral evils as well as natural evils. Because natural evils, like Satan, are caused by non-human but free agents using their wills in the wrong direction according to Plantinga. However, Plantinga's proposed solution is not immune to criticism. These criticisms focus on two points. The first is based on the relationship between freedom and determinism. Critics argue that determinism and freedom are not incompatible. That is to say, it was open to God, as a possibility, to create agents who are both free and who exercise their will in the right direction at all times, and thus never commit wrong acts. That he did not use this possibility is incompatible with God's omnipotence, nor with his essence, which is wholly good. Therefore, the free will defense is insufficient to solve the problem of evil. The second criticism focuses on the free will defense's explanation of the cause of natural evils. According to critics, explaining the cause of natural evils with purely faith-based elements such as Satan does not serve to solve the problem; on the contrary, it makes the issue more complex and intractable. In this article, Plantinga's free will defense will be discussed together with the criticisms directed against it, and it’s consistency will be evaluated, validity and satisfactoriness critically. Ultimately, it will be argued that the free will defense succeeds in analyzing moral evils, if not natural evils.