Bu makalede, Süleymaniye Kütüphanesi Halet Efendi Ek koleksiyonunda bulunan Hikāyet-i Suʾāl ve Cevāb adlı eser, dil özellikleri ve söz varlığı bakımından incelenmiştir. Eserin ne zaman, nerede ve kim tarafından yazıldığı belli değildir. Karışık lehçe özeliklerinin görüldüğü eser, ses ve şekil özellikleri bakımından incelendiğinde Harezm Türkçesinin karakteristik özelliklerini taşıdığı açıkça görülmektedir. Mensur tarzda yazılmış bu hikâye, bir padişahın kızı ile ona talip olan genç bir fakih etrafında gelişen ve soru-cevap diyalogları üzerine kurgulanan bir yapıya sahiptir. Metindeki soruların büyük bir kısmı dinî konularda olup dünyanın ve insanoğlunun yaratılışı, peygamberler, dünya hayatı, hayvanlar, insanoğlunun iyi ve kötü özellikleri, sosyal yaşam kuralları ve ahlakla ile ilgilidir. Metnin konusu ve kurgulanış şekli dikkate alındığında metni İslam kaidelerini öğretmeyi hedefleyen mensur tarzda yazılmış halk hikâyesi olarak değerlendirmek mümkündür. Soru-cevap şeklinde kurgulanmış olan eser içerik özellikleri dolayısıyla akait ya da fıkıh kitaplarına benzemekle birlikte bu kurgusal özelliği ile onlardan ayrılmaktadır. Benzer kurgu ve konuda Anadolu sahasında da eserler yazılmış olduğu görülmektedir. Anadolu sahasında kaleme alınmış olan Dâsitân-ı Müşkülât-ı Duhter-i Pâdişah isimli eser kurgusu ve konusu bakımından Hikāyet-i Su‘āl ve Cevāb ile büyük benzerlikler göstermektedir. Çalışmada, bugüne kadar üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamış olan bu eseri bilim dünyasına tanıtmak, eserin yazım, ses ve şekil bilgisi ile söz varlığı bakımından öne çıkan belli başlı dil özelliklerini tespit edip ortaya koymak amaçlanmıştır. Yeri geldikçe dil karışmaları bağlamında eserde görülen Oğuzca unsurlar da ortaya konulmuştur.
In this article, the work titled Hikāyet-i Suʾāl ve Cevāb, found in the additional collection of Halet Efendi in the Süleymaniye Library, is examined in terms of its linguistic features and vocabulary. The authorship, date of composition, and location of the work's creation remain uncertain. The work displays a combination of dialect features, clearly exhibiting the characteristic features of Khwarezmian Turkish when examined in terms of its phonetic and morphological features. The story written in prose focuses on a sultan's daughter and a young jurist who is in love with her. The narrative is structured around a series of dialogues in the form of question-and-answer exchanges. The majority of the inquiries posed within the text pertain to a variety of religious subjects, including the creation of the universe and humankind, the prophets, worldly existence, animals, the positive and negative characteristics of humankind, social life principles, and morality. A thorough evaluation of the text reveals that, in terms of subject matter and structural elements, it can be categorized as a prose-style folk tale. This folk tale is primarily focused on the dissemination of Islamic principles. Despite the fact that the work, organized in the form of a series of questions and answers, bears a resemblance to books on creed or jurisprudence with regard to its content, it differs from such works due to its fictional nature. Analogous works with analogous plots and subjects have also been produced in Anatolia. The work, entitled Dâsitân-ı Müşkülât-ı Duhter-i Pâdişah, composed in Anatolia, exhibits notable parallels with Hikāyet-i Su'āl ve Cevāb with respect to its structural framework and thematic content. The objective of this study is to introduce this work, which has not been previously studied, to the scientific community and to identify and reveal the primary linguistic characteristics of the work in terms of its composition, phonetic qualities, and structural elements, as well as its vocabulary. In instances where it is pertinent, the elements observed in the work within the context of language mixing have also been elucidated.