Bu çalışma, Türkiye’ye yönelik üç farklı göç dalgasının (1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi, 1989 Bulgaristan Göçü ve 2011 sonrası Suriyeli Göçü) medya ve resmi belgeler üzerinden kolektif hafıza bağlamında nasıl temsil edildiğini incelemektedir. Doküman analizi yöntemiyle yapılan araştırmada, göç algısı üç ana tema üzerinden analiz edilmiştir: aidiyet ve kardeşlik, tehdit ve yük algısı ile uyum ve entegrasyon söylemleri. Bulgular, 1923 ve 1989 göçlerinde aidiyet ve mağduriyet söylemlerinin öne çıkarken, 2011 sonrası Suriyeli göçünde güvenlik ve yük temalarının kolektif hafızada baskın hale geldiğini göstermektedir. Medya ve resmi belgelerin göç algısının oluşumunda paralel bir rol oynadığı, ancak son dönemde medyanın negatif söylemleri hızla yaydığı tespit edilmiştir. Çalışma, göç algısının tarihsel ve siyasal bağlamda dinamik bir şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koyarak, politika yapıcılar için kapsayıcı medya ve entegrasyon stratejilerinin önemine işaret etmektedir.
This study examines how three different waves of migration to Turkey (the 1923 Turkish-Greek Population Exchange, the 1989 Bulgarian Migration, and the post-2011 Syrian Migration) have been represented through media and official documents within the framework of collective memory. Using document analysis, the research analyzes migration perceptions under three main themes: belonging and solidarity, threat and burden perceptions, and integration discourses. Findings reveal that while belonging and victimhood discourses dominate the 1923 and 1989 migrations, security and burden narratives prevail in the post-2011 Syrian migration collective memory. Media and official documents play parallel roles in shaping perceptions of migration, with the media increasingly disseminating negative discourses in recent years. The study demonstrates the dynamic reconstruction of migration perceptions within historical and political contexts, highlighting the importance of inclusive media and integration strategies for policymakers.