Düzensiz göçler, günümüzde hem bölgesel hem de küresel çapta son derece önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle son yıllarda başta Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde büyük sorunların yaşanması, çok büyük kitleler halinde düzensiz ve yasa dışı göçlere sebep olmaktadır. Bunların içerisinde 2011’den beri başta Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu’dan, Afganistan’dan ve Afrika ülkelerinden Batı ülkelerine çok yoğun düzensiz göçler yaşanmaktadır. Bu da, göç noktaları üzerinde yer alan Türkiye ve diğer ülkelerin iç güvenliklerini çok büyük ölçüde tehlikeye atmaktadır. Bu arada coğrafi ve stratejik yapısı bakımından Türkiye, hem düzensiz olarak yapılan göç güzergahı üzerinde yer alması hem de gelen göçmenlerin çoğunun Türkiye’de kalması, iş kollarında yer alması, elverişli olmayan koşullarda yaşaması ve çalışması, burada çok büyük güvenlik sorunlarına yol açmaktadır. Bu da, doğal olarak ülkenin iç güvenliği açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de yasadışı olarak Türkiye’de yer alan milyonlarca göçmenin sebep olduğu çok sayıda güvenlik sorunları bulunmaktadır. “Türkiye’ye Yönelik Düzensiz Göçlerin İç Güvenliğe Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme” adlı çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç, düzensiz göçlerin Türkiye’nin iç güvenliği üzerinde ne gibi olumsuz etkiler bıraktığını ve söz konusu etkilerin genel bir değerlendirmesini yapmaktır. Ayrıca düzensiz göçler konusunda ne gibi çalışmaların yapıldığının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Bu çalışma boyunca elde edilen bilgi ve bulgular, doküman analizi tekniğiyle kronolojik ve analitik bir şekilde açıklanmıştır. Çalışmanın bulguları, düzensiz göçün Türkiye’nin iç güvenliği üzerinde sınır güvenliğinden toplumsal uyuma, ekonomik dengeden suç dinamiklerine kadar uzanan çoklu etkiler yarattığını göstermektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin hem sınır güvenliği hem de uyum politikaları bakımından stratejik kapasite geliştirmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma ayrıca, düzensiz göçün yönetiminde diplomatik iş birliği, veri temelli göç idaresi ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin güçlendirilmesinin iç güvenlik açısından kritik olduğunu ortaya koymaktadır.
Irregular migration is emerging as a significant problem both regionally and globally. In recent years, the significant problems experienced in Middle Eastern and African countries have led to massive irregular and illegal migration. Among these, since 2011, there has been a surge of irregular migration from the Middle East, particularly Syria and Iraq, Afghanistan, and African countries to Western countries. This poses a significant risk to the internal security of Turkiye and other countries located along migration hotspots. Furthermore, Turkiye's geographical and strategic location, along with its location on irregular migration routes, and the fact that many migrants remain in Turkiye, engage in business, and live and work in unfavorable conditions, create significant security challenges. This, naturally, poses a significant threat to the country's internal security. In recent years, Turkiye has faced numerous security challenges stemming from the millions of migrants who have entered Turkiye illegally. The primary objective of the study titled “An Assessment of the Impact of Irregular Migration to Turkiye on Internal Security” is to evaluate the negative effects of irregular migration on Turkiye's internal security and to provide a general assessment of these effects. It also aims to reveal what kind of studies have been conducted on irregular migration. The information and findings obtained throughout this study have been explained chronologically and analytically using the document analysis technique. The findings of the study show that irregular migration has multiple effects on Turkiye's internal security, ranging from border security to social integration, economic balance, and crime dynamics. In this context, it has been concluded that Turkiye needs to develop strategic capacity in terms of both border security and integration policies. The study also reveals that strengthening diplomatic cooperation, data-driven migration management, and social integration processes in the management of irregular migration is critical for internal security.