Türkçeyi ikinci ve yabancı dil olarak öğrenenlerin Türkçeye maruz kalma durumları farklıdır. Birinci grup Türkçeyi Türkiye’de öğrenirken ikinci grup Türkçeyi başka ülkelerde öğrenmektedir. İki grup arasındaki Türkçeye maruz kalma durumlarını betimlemek amacıyla bu çalışmada 17 soruluk Türkçeye Maruz Kalma Ölçeği çevrim içi ortamda uygulanmıştır. Araştırmaya 33’ü Türkiye’de 49’u başka ülkelerden olmak üzere toplam 82 öğrenici katılmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemi kapsamında ilişkisel ve karşılaştırmalı tarama modeline dayanmaktadır. Ölçek aracılığıyla toplanan veriler SPSS aracılığıyla Türkçenin ikinci ve yabancı dil olarak öğrenilmesi değişkeni temel olmak üzere öğrenicinin ülkesi, cinsiyeti, yaşı, Türkçeyi öğrenme süresi ve dil düzeyi değişkenleri açısından farklı istatistiksel testlerle analiz edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar Türkçenin ikinci veya yabancı dil olarak öğrenilmesinin Türkçeye maruz kalma durumlarında anlamlı bir fark oluşturmadığı, belirlenen diğer değişkenlerin de doğrudan bir fark yaratmadığını göstermektedir. Bu nedenle hem ikinci hem de yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin Türkçeye maruz kalma durumlarını arttırabilmek amacıyla öğreticilerin mutlaka yol gösterici olması önerilmektedir. Bunun yanı sıra benzer bir çalışma öğrenicilerin öğrenme stratejileri gibi bireysel öğrenme farklılıkları dikkate alınarak yapılmalıdır.
Learners of Turkish as a second or foreign language have different exposure levels to Turkish. The first group learns Turkish in Turkey, while the second group learns it in other countries. To describe the exposure to Turkish between the two groups, a 17-item Turkish Exposure Scale was applied in this study. A total of 82 learners, 33 from Turkey and 49 from other countries, participated in the study. The research is based on a correlational and comparative survey model within the scope of the quantitative research method. Data collected through the scale were analyzed using various statistical tests via SPSS, focusing on the variable of learning Turkish as a second or foreign language, and the learner's country of origin, gender, age, duration of learning Turkish, and proficiency. The results indicate that learning Turkish as a second or foreign language does not create a significant difference in exposure to Turkish, and the other identified variables do not directly affect it either. Therefore, it is recommended that instructors provide guidance to increase the exposure to Turkish for learners of Turkish as both a second and a foreign language. In addition, a similar study should be conducted by considering individual learning differences such as students' learning strategies.