






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of History School, Yıl 2020 Sayı XLV</title>
    <link>https://johschool.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1005</link>
    <description>Journal of History School</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>&lt;p&gt;Asos Yayınları&lt;br /&gt; Kızılay Mahallesi, Fevzi Çakmak-2 Sk. No:37/1, 06420 Çankaya/Ankara&lt;br /&gt; &lt;a href="https://www.asosyayinlari.com/dergilerimiz.html" target="_blank"&gt;https://www.asosyayinlari.com/&lt;/a&gt;</generator>
    <item>
      <title>TARİH ÖĞRETİMİNDE SANAL GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİ KULLANIMI:  ÇATALHÖYÜK ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40295</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40295</guid>
      <author>Derya Çığır DİKYOLEvren ŞAR İŞBİLEN</author>
      <description>Bu çalışma, teknoloji çağında eğitimde bir devrim niteliği taşıdığı dile getirilen Vr teknolojisinin tarih konulu derslerin öğretiminde kullanımına ilişkin bir eylem araştırmasıdır. Çalışmanın katılımcıları bir eğitim fakültesinde ‘Uygarlık Tarihi’ ve ‘Arkeoloji’ derslerini almakta olan 1. Sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarıdır. Değişen çağ ve gelişen teknolojinin getirisiyle, son derece hızlı ve çabuk değişen bir dünyaya doğan  günümüz gençlerine, tarih dersleri geleneksel yöntemlerle öğretilmeye çalışıldığında, tarih geçmişte yaşanmış sıkıcı olaylar bütünü olarak algılanmakta ve öğrencilerin derse ilgilerini çekmek zorlaşmaktadır. Bu problemin ortadan kaldırılabilmesi için ise dersi destekleyici nitelikte etkinliklerin işe koşulması önem taşımaktadır. Bu çalışmada tarih konulu derslerin öğretiminde sanal gerçeklik uygulaması kullanımının etkilerini ortaya koymak ve teknolojinin işe koşulması ile öğretmen adaylarının tarih konulu derslere olan yaklaşımlarını olumlu yönde değişip değişmediğini değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla uygulama için ANAMED tarafından  düzenlenmiş olan “Bir Kazı Hikayesi: Çatalhöyük” Sergisi kapsamındaki Çatalhöyük simülasyonu kullanılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formlarından yararlanılmıştır.   Elde edilen veriler tümevarım analizi ile değerlendirilerek, alan yazın ve bahsi geçen teknoloji üzerine yapılan uygulamalarla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.  Sonuç olarak VR uygulamasının tarih konulu derslerde kullanılmasının tarih derslerine ilişkin düşünceleri olumlu yönde değiştirdiği ve tarih öğrenime pek çok katkı sağlayacağı ve katılımcıların bu tür teknolojik uygulamaları öğretmen olduklarında kullanmanın faydalı olacağını düşündükleri ortaya konmuştur. &#13;
&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MUŞ ALTINOVA GAZETESİ EKSENİNDE DEMOKRAT PARTİ VE 1960 ASKERÎ DARBE DÖNEMLERİNDE MUŞ’TA MALAZGİRT ZAFERİ KUTLAMALARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39681</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39681</guid>
      <author>Fadime TOSİK DİNÇ</author>
      <description>Milliyetçiliğin doğuşuyla birlikte başlayan ulus devlet inşasını sağlamak amacıyla millî duyguların ifade edildiği en önemli sembollerden biri millî bayramlar ve millî günleri anma etkinlikleridir. Osmanlı Devleti’nde milli bayram kavramı çok geç bir tarih olan II. Meşrutiyetin ilanı ile ortaya çıkmış ve II. Meşrutiyet’in ilanı olan 10 Temmuz (23 Temmuz) 1909 yılından itibaren millî bayram olarak kutlanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren millî bayram ve millî günler kavramı gerçek ifadesini bulmuşsa da Malazgirt Zaferi ile ilgili bir kutlama yapılmamıştır. 26 Ağustos deyince akla yalnızca ve yalnızca Başkumandanlık Meydan Muharebesi, yani Atatürk ve Cumhuriyet’le özdeşleşmiş Büyük Taarruz gelmiştir.  Bu zaferin kutlamaları yerel ve ulusal düzeyde yapılmakta olup, dönemin gazetelerinde manşete çıkan haberlerle verilmekteydi. Malazgirt Zaferi ile ilgili etkinliklere ise dönemin gazetelerinde yer verilmediği görülmektedir. Bu sebeple çalışmada Muş’ta 1953 yılından itibaren çıkmaya başlayan Muş Altınova gazetesi örneğinde Malazgirt Zaferi kutlamalarını esas alarak Demokrat Parti ve 1960 Askerî Darbesi dönemlerinde Muş’ta Malazgirt Zaferi kutlama törenlerinin nasıl yapıldığı, yapılan törenlerde hangi programların uygulandığı, tören nutuklarında nelere vurgu yapıldığı gibi konularda gazeteye yansıyanlar doğrultusunda bilgi verilmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSMANLI SİYASET DÜŞÜNCESİ ÇERÇEVESİNDE ANONİM BİR NASİHATNAMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41825</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41825</guid>
      <author>Fatma AKIN</author>
      <description>Osmanlı Devleti siyaset düşüncesi, devlet idaresi ile ilgili XVI. yüzyıldan itibaren kaleme alınan eserler üzerinden değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle devlet ve siyaset üzerine yazılan eserlerin detaylı kritiklerinin yapılması, Osmanlı siyasi düşüncesinin niteliklerinin tartışılması ve dönemsel değişimlerin ortaya çıkarılması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada da İstanbul Üniversitesi kütüphanesinde T6108 koduyla bulunan bir yazma eserin içerisinde yer alan, tarihi ile müellifi belli olmayan ve daha önce değerlendirilmesi yapılmamış bir nasihatname ele alınmaktadır. Makalede nasihatnamede savunulan görüşler, ileri sürülen fikirler Osmanlı siyaset düşüncesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca nasihatnamenin hem içeriğinden hem de yazma eserin başında verdiği ipuçlarından hareketle müellif ve tarihlendirme ile ilgili bazı değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ardından eserin transkripte edilmiş hali verilmiştir. Böylece nasihatnamenin Osmanlı siyasi düşüncesine katkı sağlaması amaçlanmıştır. &#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MALATYA ARSLANTEPE’DE KALKOLİTİK ÇAĞ’A AİT İZLER</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41692</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41692</guid>
      <author>İnan YÜKSEL</author>
      <description>Kalkolitik Çağ Anadolu’da MÖ 6000-3000 yılları arasında izi sürülebilen bir dönemdir.  Kelime kökeni itibariyle Eski Yunan dilinde “khalkos”: bakır, “lithos”: taş kelimelerinin birleşmesi ile bakırtaş anlamını oluşturur. Kalkolitik Çağ’da taş aletlerin yanı sıra madenlerden de yararlanılmaya başlanması dolayısıyla bu isim verilmiştir. Malatya’da bulunan arkeolojik yerleşmeler içerisinde en önemli yere sahip olanı Arslantepe’dir. Geç Kalkoltik, İlk-Orta Tunç ve Demir Çağları boyunca kesintisiz ve kronolojik dizilim içerisinde ele geçen Arslantepe arkeolojik buluntuları, bu uzun zaman dilimi boyunca yerleşmenin, bölgedeki politik yaşam ve kültürel gelişiminde önemli rol oynadığını ve önemli bir merkez olduğunu gösterir niteliktedir.&#13;
Elli Yılı aşkın süredir Arslantepe’de yürütülen kazılar neticesinde İtalyan kazı ekibi tarafından Arslantepe’nin kültür tabakaları büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmalar sırasında bulunan Ubeyd ve Halaf Dönemi çömlek kırıkları Arslantepe’nin kesinlikle en az MÖ 6. binyıldan itibaren iskân edilmiş olduğunu göstermektedir. Özellikle MÖ 3350- 3000 yılları arasını temsil eden 6A tabakasında bulunan bir yapı Yakındoğu’da keşfedilen en eski saray örneği olması açısından Arslantepe’yi çok önemli kılar. Bu yapı tapınaklar, depolar, idari bölümler, avlu ve koridorları olan ve neredeyse höyüğün tamamını kaplayan büyük bir saray kompleksidir. Bu yapı Arslantepe’nin Kalkolitiç Çağ’da Anadolu ve Mezopotamya kültürleri açısından oldukça önemli bir yere sahip olduğunun delilidir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MORA MÜSLÜMANLARININ HAZİN HİKÂYESİ: İSYAN, ZORUNLU GÖÇ VE İSKÂN (1821-1832) SÜRECİNE GENEL BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36904</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36904</guid>
      <author>Metin MENEKŞE</author>
      <description>XVIII. yüzyılda art arda meydana gelen Sanayi Devrimi, Fransız Devrimi ve bunların yarattığı ortamın içinde filizlenen bağımsızlık ve milliyetçilik fikirleri, isyan süreçlerini ve çok uluslu yapıya sahip olan Osmanlı Devleti’nden ayrılmaları da beraberinde getirmiştir. Nitekim bu fikirlerin etkisiyle Osmanlı’dan ayrılma girişiminde bulunan bir millet de Rumlar olmuştur. Osmanlı millet sistemi içerisinde diğer etnik gruplara oranla oldukça ayrıcalıklı bir konuma sahip olan ve adil bir şekilde yönetilen Rumlar, 1821 yılında Eflak-Boğdan ve Mora’da bir isyan başlatmışlardır. Bu isyan, bir müddet sonra Avrupa’nın gözünde bağımsızlık mücadelesine dönüşmüş ve Avrupa kamuoyunca da desteklenmiştir.&#13;
1821 Rum isyanı, aynı zamanda, Mora’yı vatan edinip, buraları mamur hale getiren Müslümanlar için acılarla dolu, çok sancılı bir süreci de başlatmıştır. İsyan boyunca kalelerde kuşatma altında tutulan Müslümanlar arasında dayanılmaz boyutlara ulaşan açlık ve sefalet, günlük yaşamın olağan bir parçası haline gelmiştir. Ağır şartlara daha fazla dayanamayıp teslim olanlardan pek çoğu ise acımasızca katledilmiştir. Bu katliamlar neticesinde Mora yarımadasında yaşayan Müslüman nüfusta önemli bir azalma meydana gelmiştir. Katliamdan kurtulanlar ise, yerlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Pek çok Mora Müslümanı adalara, Batı Anadolu sahillerine göç etmiştir. Muhacirler, yeni topraklarında hukuk-ı müsaferet ve uhuvvet-i İslamiyet anlayışı çerçevesinde karşılanmışlardır. Yerel yöneticilere gönderilen tenbihnamelerle muhacirlerin yiyecek, giyecek ihtiyaçlarının karşılanmasına, iskân edilmelerine çalışılmıştır. Neticede bu çalışma ile, 1821 Mora İsyanı, isyan esnasındaki Rum mezalimi, Mora Müslümanlarının zorunlu göçü ve yeni iskân topraklarındaki durumları ortaya konulmuştur. Bunu yaparken de hem konuyla ilgili mevcut literatürün bir arada değerlendirilmesine hem de yeni kaynaklarla konunun aydınlatılmasına çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GERTRUDE BELL’İN IRAK MANDASININ KURULMASINDAKİ ROLÜ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=38619</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=38619</guid>
      <author>Mustafa Celalettin HOCAOĞLU</author>
      <description>1899’dan 1914’e kadar Osmanlı coğrafyasında seyyah kisvesiyle gezen Gertrude L. Bell, İngiliz ordusunun Çanakkale ve Kutü’l Ammare’de yenilmesi üzerine Arap kabilelerini isyan ettirebileceği iddiasıyla, 1916 Mart’ında Basra’da görevlendirildi. Müçtehitlerin verdiği Türkler lehine fetvalarla İngiliz işgaline karşı mücadele eden Şiiler, Osmanlı taraftarı Müntefik Aşireti Şeyhi Uceymi Sadun Paşa, Reşidi Şeyhi, İbni Suud, Duleyim Şeyhi Ali Süleyman, Anaze Şeyhi Fahad b. Hazzal gibi önemli kesim ve isimlerin önce tarafsız kalması ardından da İngiliz müttefiki olması için mücadele etti. Mart 1917’de Bağdat düşünce şehre yerleşen Bell, ölene kadar burada yaşadı. Percy Cox, Yüksek Komiser sıfatıyla Bağdat’ta görevlendirilirken, Bell de; Doğu Sekreterliğine (Oriental Secretery) terfi ettirildi. Bell-Cox ikilisi, Basra, Bağdat ve Musul’dan oluşan topraklarda Irak’ın kurulması ve sınırlarının belirlenmesi, Türkler ile işbirliği yapan Şiiler, Türkiye’ye bağlanmaya çalışan Musul Türkleri, mümkünse bağımsızlık, değilse Türkiye’ye katılmak isteyen Kürtlerle mücadele ettiler. 1921’de Irak tahtına oturtulan Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’a manda antlaşmasını da Kingmaker’ı Bell kabul ettirdi.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KURULUŞ DÖNEMİNDE OSMANLI VAKIFLARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39701</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39701</guid>
      <author>Mustafa KARAZEYBEK</author>
      <description>Selçuklu Devleti toprakları üzerinde Anadolu'da birçok beylik kurulmuştur. Kurulan beyliklerden biri de Osmanlı Beyliği'dir. Bu beylik geçmişte kalan Türk ve İslam mirası üzerine büyük bir medeniyetin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Vakıflar da bu medeniyetin önemli bir parçasını oluşturmuştur. Başta padişahlar olmak üzere, üst düzey devlet adamları, ilim adamları, varlıklı ya da sıradan insanlar tarafından vakıflar oluşturulmuştur. Asporça Hatun Vakfı, Mekece Vakfı, Bursa'daki İmaret Vakfı, Gebze Külliyesi Vakfı ve Gazi Süleyman Paşa Evkâfı Osmanlı erken döneminde kurulan vakıflardan bazılarıdır. Kuruluş dönemi Osmanlı vakıflarının çok belirgin özelliklerinden biri vakfiyelerinin Arapça olarak kaleme alınmış olmasıdır. Kuruluş döneminde Türkçe olarak kaleme alınan en önemli vakfiye Orhan Gazi'nin Bursa'da yaptırdığı imaretin M.1360 tarihli vakfiyesidir. Asporça Hatun Vakfiyesi ise ilginç bir şekilde Türkçe ve Arapça karışık bir şekilde kaleme alınmıştır. Taş üzerine yazılmış vakfiyeler de vardır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında M.1553 senesinde içeriğinden iyi istifade edilmek üzere selâtîn vakfiyelerinin Türkçeye çevrilmesi emredilerek tercümeleri yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSFAHAN (MELİKŞAH) GÖZLEMEVİ BİLİM İNSANI: EBÛ’L ABBÂS el-LEVKERÎ  </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39565</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39565</guid>
      <author>Seyfettin KAYA</author>
      <description>Büyük Selçuklular Dönemi’nde (1040-1157) Sultan Melikşah zamanında (1072-1092) başkent İsfahan’da bir gözlemevi kurulmuştur. Başkanlığını Ömer Hayyâm’ın yaptığı sekiz kişiden oluşan bir bilim insanları heyeti bu gözlemevinde çalışmıştır. İsfahan (Melikşah) Gözlemevi’nde çalışan bu bilim insanları heyeti içinde yer alan önemli isimlerden biri de Ebü’l Abbâs el-Levkerî’dir. El-Levkerî’nin İsfahan (Melikşah) Gözlemevi’nde nasıl çalışmalar yaptığı ve rasat çalışmalarına hangi düzeyde katkılar sağladığı konusunda bilgiler bulunmamaktadır. Ancak sahip olduğu bilgi birikimi ve akademik kimliğinden yararlanılmak üzere İsfahan (Melikşah) Gözlemevi’ne davet edildiği konusunda kuşku duyulmamalıdır. Astronomiden ziyade felsefe konusunda adını duyuran el-Levkerî, İbn-i Sinâ’nın öğrencisi Behremyar b. Marzubân’ın talebesidir. İbn Sinâ’nın felsefeye dair birçok öğretisi Behremyar b. Marzubân üzerinden el-Levkerî’ye intikal etmiştir. El-Levkerî ise İbn Sinâ’nın felsefi öğretilerinin Horasan’a yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Yaşamı boyunca birçok eser yazan el-Levkerî,  “Bayân el-Hakk bi-Damân el Sıdk” adlı felsefi içerikli eseri ile öne çıkmıştır. Ayrıca birçok öğrenci yetiştirmiş ve felsefe alanında akranları Ömer Hayyâm, İbn Kûşek ve el-Vâsıtî’yi geride bırakmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YÖN DERGİSİNİN GÖLGESİNDE BİR YAYINCILIK FAALİYETİ: YÖN YAYINLARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41980</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41980</guid>
      <author>Tülay GENCER</author>
      <description>1960’lı yıllarda Türkiye’de sol düşünce belki hiç olmadığı kadar özgür olmuş, pek çok sol dergi ve yayınevi kurulmuştur. Öyle ki sosyalizm kelimesi artık günlük hayatta sıkça kullanılan bir kelime haline gelmiştir. 1961 Anayasası’nda ifadesini bulan sosyal adalet, planlama ve kalkınma gibi kavramlar özellikle sol düşünce içerisinde farklı sosyalizm anlayışlarının tartışılmasını da beraberinde getirmiştir. Şüphesiz bu anlamda 1960 sonrası süreçteki en büyük katkıyı Yön dergisi vermiştir. Yön 1960’lı yılların düşün hayatının tam merkezinde yer almıştır. Keza dergi dönemin tabu yıkıcısı gibi hareket etmiş, sosyalizme katkı sunmak adına başka faaliyetlerde de bulunmuştur. Yön Yayınları bunlardan sadece birisidir. Yayınevinden çok fazla kitap çıkmamış olmakla beraber kitaplar Türk sosyalizminin yaratılmasında özgün katkılar sunmuştur. Hemen her kitapta hem derginin hem yayınevinin kurucusu Doğan Avcıoğlu’nun önsözü vardır ve muhtemeldir ki kitaplar onun tarafından seçilmiştir. Seçilen bu kitaplarda İslam-sosyalizm birlikteliği, emperyalizm karşıtlığı, Osmanlı toplumsal yapısı vb. konular Yön dergisindeki konularla da paralellik göstermektedir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSTASYON TEKNİĞİNİN YAZILI ANLATIM BAŞARISI VE TUTUMUNA ETKİSİ: ÖN LİSANS ÖĞRENCİLERİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24739</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24739</guid>
      <author>Aslı MADEN</author>
      <description>Temel eğitimden yükseköğrenime kadar tüm eğitim kademelerinde yazılı anlatım becerilerinin geliştirilmesi önemsenmekte ve bir ders olarak müfredatlarda yer almaktadır. Ancak mezun olan gençlerin kendilerini yazılı olarak ifade ederken yazım-noktalama kurallarını doğru ve etkili biçimde kullanamadıkları, bu konuda önemli sorunlar yaşadıkları ilgili araştırmalarda görülmektedir. Bu araştırmada, istasyon tekniğinin ön lisans öğrencilerinin yazılı anlatım başarı ve tutumuna etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, ön lisans programlarında öğrenim gören 54 öğrenci oluşturmaktadır. Bu bağlamda deney grubunda istasyon, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veriler, başarı testi ve yazmaya yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde nicel analiz tekniklerine başvurulmuştur. Veri analiz sürecinde SPSS 16.0 paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, istasyon tekniği ile yapılan öğretimin ön lisans öğrencilerinin yazılı anlatım başarılarında ve tutum düzeylerinde geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLK TÜRK BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ: ‘ŞEYHÜL İDMAN’ ALİ FAİK ÜSTÜNİDMAN</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24949</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24949</guid>
      <author>Ayhan DEVERAhmet İSLAM, Şevval SARI</author>
      <description>	Ali Faik (Üstünidman) Bey; ilk, orta ve lise öğrenimini Mekteb-i Sultani’de tamamlamış ve mezun olunca da aynı okulda ilk Türk beden eğitimi öğretmeni olarak göreve başlamıştır. Öğretmenliği süresince öğrencilerine aletli jimnastik eğitimini yoğun bir şekilde veren Faik Bey, aynı zamanda halter sporunun da ülkemizde gelişmesinde etkin rol oynamış ve zaman içerisinde özel bir jimnastikhane de açarak öğrenci olmayan kişilerin de sportif aktivitelere katılmasını sağlamıştır. Gerek okulda gerekse de özel jimnastikhane de yetiştirdiği öğrencileri arasında Yunanistan’da düzenlenen ara olimpiyatlarda şampiyon olan Alibrandi Kardeşler, dünya şampiyonu güreşçimiz Kara Ahmet, Türk sporunun duayen isimlerinden Ali Sami Yen ve Selim Sırrı Tarcan gibi isimler de bulunmaktadır.Ali Faik (Üstünidman) Bey’in Türk spor tarihi açısından diğer bir önemi ise ülkemizde ilk spor kitabını yazmış olmasıdır. 1890 yılında yazmış olduğu Jimnastik yahut Riyazat-ı Bedeniyye isimli çalışması ile ülkemizde spor yayıncılığının ilk örneğini ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra Fransa ve İsviçre’de yayınlanan spor gazete ve dergileri için İstanbul muhabirliği yaparak; ayrıca dönemin ilk spor dergilerinden olan İdman dergisine de jimnastikle ilgili makaleler yazarak yazılı spor basınımızın ilk öncülerinden birisi olmuştur.	</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>5E ÖĞRENME DÖNGÜSÜ MODELİNE GÖRE TASARLANAN MÜZİK DERSİ ETKİNLİĞİ: “EŞLEŞEN SESLER KART OYUNU”</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37885</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37885</guid>
      <author>Ayça AVCI</author>
      <description>Son kırk yılda yapılan araştırmalarda, yapılandırmacı eğitim yaklaşımının bilhassa fen eğitimi alanında, öğrencilerin yeni kavramları zihinlerinde somutlaştırarak kalıcı bir şekilde öğrenebilmelerinde etkili olduğu belirlenmiştir. 5E modeli, öğrencileri somut öğrenme sürecine yöneltmekte ve bu süreçteki deneyimler sayesinde yeni fikirler üretmelerini sağlamaktadır. 5E öğrenme modeline göre tasarlanan bir ders süreci aracılığıyla öğrencilerin müzik kavramlarını yapılandırarak kalıcı olarak öğrenmeleri sağlanabilir. Bu araştırmanın amacı, Eşleşen Sesler Kart Oyunu’nu 5E öğrenme modeline göre hazırlamaktır. 5E modeli ile işlenen müzik dersinde öğrencilerin dersteki kavramları kolaylıkla öğrenmeleri ile derse yönelik tutumlarında da olumlu yönde değişimler olabilir. Böylece akademik başarılarında da gelişim göstermeleri mümkün kılınabilir. Bu araştırmada da, ifade edilen faydaları elde etmek üzere, müzik dersinde kullanılması için yapılandırmacı yaklaşımı temel alan bir 5E öğrenme döngüsü modelinde “Eşleşen Sesler” isimli kart oyunu kullanılarak müzik dersi etkinliği hazırlanmış ve bu etkinlik önerilmiştir.  </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MAPPING ENGLISH TEACHERS’ FAVORABLE AND UNFAVORABLE BEHAVIORS AS VOICED BY HIGH SCHOOL STUDENTS</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=29267</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=29267</guid>
      <author>Burhan ÜZÜM Ahmet ÇOBAN</author>
      <description>Bu çalışma, lise öğrencilerinin görüşlerine göre, İngilizce öğretmenlerinin olumlu ve olumsuz davranışları ile öğrencilerin İngilizce dersine dair görüşlerini incelemyi amaçlamaktadır. Çalışma Siirt ilinde bulunan farklı liselerden 368 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 177’si kız geriye kalan 191’i erkek olup her sınıf seviyesinden öğrenci katılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Nitel veri toplama tekniği ile gerçekleşen bu çalışmada toplam 3 sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla öğrencilerden yazılı görüş alınmıştır. Veriler,  içerik analizi prosedürüne göre çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, İngilizce öğretmenlerinin öğrencilere karşı olumlu davranışları arasında ise ilk üç sırada ilgili-anlayışlı olmaları, dersi iyi anlatmaları ve esprili-eğlenceli olmaları olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan İngilizce öğretmenlerinin öğrencilere karşı olumsuz davranışları arasında ilk üç sırada öğrenciye karşı sert ve ilgisiz olma, etkili öğretememe olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlik mesleği yeterlik alanlarında ise olumlu davranışların çoğunluğu mesleki beceri alanına denk gelirken olumsuz davranışların çoğu değer ve tutum alanına düşmüştür. Öğrencilerin İngilizce dersi ile ilgili görüşlerine göre, kız öğrencilerin İngilizce dersine karşı erkek öğrencilere göre daha olumlu görüşlere sahip olduğu incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİRLEŞTİRİLMİŞ SINIFLARDA EĞİTİM PROGRAMLARININ UYGULANMASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLARA VE ÇÖZÜMLERİNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40001</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40001</guid>
      <author>Ebru BOZPOLAT</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, birleştirilmiş sınıflarda eğitim programlarının uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ve çözümlerine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda; birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin öğretmenden, öğrenciden, veliden, programdan, eğitim sisteminden ve donanımdan kaynaklanan sorunlara ve çözümlerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Sivas ili merkeze bağlı okullarda birleştirilmiş sınıflarda görev yapan 15 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmenlerin araştırmaya katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Formun birinci kısmında öğretmenlerin kişisel bilgileri bölümüne yer verilmiş; ikinci kısmında ise öğretmenlerin eğitim programlarının uygulanmasında öğretmenden, öğrenciden, veliden, programdan, eğitim sisteminden ve donanımdan kaynaklanan sorunlarının ve çözüm önerilerinin neler olduğunu belirlemeye yönelik 6 açık uçlu soruya yer verilmiştir. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, nitel araştırma desenine uygun olarak içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; belirlenen boyutlara ilişkin birçok sorun ve çözüm önerisi tespit edilmiştir. Öğretmenler tarafından belirtilen sorunlara; öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar arasında öğretmenin tecrübesiz olması, birden çok sınıfa yetişememesi; öğrenciden kaynaklanan sorunlar arasında öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyinin düşük olması, derse karşı ilgisiz olması, eğitimin önemini bilmemesi, veliden kaynaklanan sorunlar arasında velinin ilgisiz olması; programdan kaynaklanan sorunlar arasında birleştirilmiş sınıflara özgü programın olmaması; eğitim sisteminden kaynaklanan sorunlar arasında dört sınıfın bir arada okutulması; donanımdan kaynaklanan sorunlar arasında teknolojik araç-gereç ve internet sorunu yaşanması en çok vurgulanan sorunlardır. Öğretmenlerin sorunlara ilişkin çözüm önerileri arasında ise en çok üniversitede birleştirilmiş sınıflarda eğitim dersinin saati artırılmalı, üniversitede birleştirilmiş sınıflarda staj yapılması sağlanmalı, öğretmenin sınıfta etkili sınıf yönetimi sayesinde öğrencinin ilgi ve dikkati sağlanmalı, veli eğitimin önemi konusunda bilinçlendirilmeli, birleştirilmiş sınıflara özel program hazırlanmalı, teknolojik araç-gereçler temin edilmeli ve internet problemi çözülmeli önerilerini sundukları tespit edilmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN 21. YÜZYIL ÖĞRETİM BECERİLERİNİN YANSITICI DÜŞÜNMEYİ UYGULAMA BECERİLERİNİ YORDAMA GÜCÜ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32719</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32719</guid>
      <author>Eray EĞMİRSümeyye ÇENGELCİ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretim becerilerinin, yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerilerini ne düzeyde yordadığını incelemektir. Çalışmanın örneklemini 2018-2019 öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan 308 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretim becerileri ve yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerileri yüksek düzeyde bulunmuştur. Araştırmada ayrıca, öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretim becerileri ile yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerileri arasında anlamlı ve yüksek düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretim becerileri ve yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerileri cinsiyet değişkenine göre anlamlı olarak farklılaşmazken, branş, kıdem ve görev yapılan kademe değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretim becerilerinin, yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerilerini yordamasına dönük regresyon modelinin anlamlı olduğu görülmektedir 21. yüzyıl öğretim becerilerinin bu beş alt boyutu, birlikte, öğretmenlerin yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerilerindeki değişimin %66’sını açıklamaktadır. Yönetimsel becerinin öğretmenlerin yansıtıcı düşünmeyi uygulama becerilerini yordayan en önemli değişken olduğu görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE DİJİTAL HİKÂYE ANLATIMININ YAZMA KAYGISINA ETKİSİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41513</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41513</guid>
      <author>Erkan AYDINFatih Mehmet CİĞERCİ</author>
      <description>Araştırmanın amacı, dijital hikâye anlatımının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma yönelik kaygısına etkisinin olup olmadığı incelemektir. Araştırma, yarı deneysel desen olan “ön-test ve son-test kontrol gruplu” modele uygun tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Harran Üniversitesi TÖMER’de eğitim gören B1 düzeyindeki yabancı uyruklu öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada, TÖMER’de eğitim gören B1 düzeyinde bulunan 2 sınıf seçilmiştir. Bu sınıflar yansız atama yoluyla deney ve kontrol grubuna ayrılmıştır. Araştırma, 21’i deney grubu ve 19’u kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın dijital hikâyelere dayalı uygulama süresi on hafta sürmüştür. Uygulama, B1 düzeyinden başlayıp B2 düzeyinin sonuna kadar devam etmiştir. Araştırmanın verileri; Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlere yönelik Şen ve Boylu (2017) tarafından hazırlanan “Yazma Kaygısı Ölçeği” ile toplanmıştır. Araştırmanın veri analizinde, yazma kaygısını değerlendirmek için t-testi ve karışık ölçümler için iki yönlü varyans analizi testi yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma kaygısı son-test puanlarına göre deney grubunun lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN ARAPÇA İLE İNGİLİZCE DERSLERİNE İLİŞKİN TUTUMLARININ  BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32655</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=32655</guid>
      <author>Ahmet KARAFadime AKSAK</author>
      <description>Bu çalışmada Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Arapça ile İngilizce derslerine ilişkin tutumları bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2017- 2018 eğitim öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan Anadolu İmam Hatip Liselerinden 368 bay, 512 bayan olmak üzere 880 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin demografik özellikleri, Arapça ve İngilizce derslerine ilişkin tutumları tarama modeliyle ortaya konmuştur. Verilerin çözümlenmesi sonucunda, Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Arapça dersine ilişkin tutumları ile İngilizce dersine ilişkin tutumlarında anlamlı farklar bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FARKLI FİZİKİ ÖZELLİKLERE SAHİP YERLEŞİM BÖLGELERİNDE YAŞAYAN ALTI YAŞ GRUBU ÇOCUKLARIN PSİKOMOTOR GELİŞİMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39023</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39023</guid>
      <author>FARUK AKÇINARSerpil AKÇINAR, Celal TAŞKIRAN</author>
      <description>Araştırmada Malatya ilindeki farklı fiziki özelliklere sahip yerleşim alanlarında yaşayan altı yaş gurubu doksan çocuğun psikomotor gelişimlerinde farklılık olup olmadığı uygulanan görsel reaksiyon zamanı, dikey sıçrama, fırlatma topu, sürat, esneklik testlerinin sonuçlanın karşılaştırılmasıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Çocukların reaksiyon zamanı gelişim düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşmanın olmadığı, Dikey sıçrama ve fırlatma yetenekleri gelişim düzeyleri arasındaki anlamlı farkın, şehir merkezindeki gurup ile kırsal alandaki gurup arasındaki farkın kırsal alan lehine olduğu, lojmandaki gurup ile kırsal alandaki gurup arasındaki farkın kırsal alan lehine olduğu, Sürat yetenekleri gelişim düzeyleri arasında manidar bir farklılaşmanın lojmanda yaşayan gurup ile kırsal alanda yaşayan gurup arasındaki farkın kırsal alan lehine olduğu, Esneklik yetenekleri gelişim düzeyleri arasında manidar bir farklılaşmanın lojmanda yaşayan gurup ile kırsal alanda yaşayan gurup arasındaki farkın kırsal alan lehine, şehirde yaşayan gurup ile kırsal alanda yaşayan gurup arasındaki farkın kırsal alan lehine olduğu bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUMA EĞİTİMİNDE OKUMA ÇEMBERİ YÖNTEMİNİN UYGULANMASI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40307</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40307</guid>
      <author>Gülşah METE</author>
      <description>Okuduğunu anlayan, kavrayan, yorumlayan, sorgulayan, analiz eden, değerlendiren, sentez yapan öğrenciler yetiştirmek bütün derslerin olduğu gibi Türkçe dersinin de amaçlarındandır. Bu çalışmanın amacı okuma çemberi yönteminin 5. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama başarıları üzerindeki etkisini belirlemektir. Ön test- son test kontrollü desen kullanılarak yapılan çalışma, İzmir’de bir devlet okulunda yürütülmüş olup; kontrol grubu (n=16), deney grubu (n=16) olmak üzere toplam 32 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin okuduğunu anlama başarısının tespitinde ön ve son test olarak araştırmacı tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi 6 haftalık sürecin başında ve sonunda uygulanmıştır. Altı öğrenci ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırmada uygulamaları gözlemleyip uygulamalar hakkında görüş bildiren gözlemci notlarına da yer verilmiştir. Öğrencilerin uygulamadaki notlarından da alıntılar yapılmıştır. Test analizleri SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda okuma çemberinin uygulandığı deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubunun okuduğunu anlama başarıları kontrol grubuna göre artmıştır. Öğrenciler okuma çemberi yöntemini beğenmişlerdir. Öğrenciler aktif olduklarından daha iyi öğrendiklerini belirtmişlerdir. Araştırmanın sonucuna göre çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSE ÖĞRENCİLERİNİN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARININ CİNSİYET DEĞİŞKENİNE GÖRE İNCELENMESİ: META ANALİZ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37851</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37851</guid>
      <author>Hulusi BÖKEMehmet GÜLLÜ, Ali KIŞ</author>
      <description>Çalışma, öğrencilerin sahip oldukları bazı sosyo-demografik özelliklerin beden eğitimi dersine yönelik tutumları üzerindeki etkilerini incelemektedir. Beden eğitimi dersiyle, edinilmesi planlanan kazanımların ölçülmesi ve bu yönde öngörüde bulunulması gerekmektedir. Çalışmanın modelini, araştırma sonuçlarını sentezleme yöntemlerinden biri olan meta-analiz yöntemi oluşturmaktadır. Lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumları incelenerek; cinsiyet değişkenine göre araştırma yapan bilimsel makaleler, yüksek lisans ve doktora tezleri bu araştırmanın temel veri kaynağını oluşturmaktadır. Yapılan testler sonucunda çalışmada, yayın yanlılığının olmadığı ortaya konulmuştur. sabit etkiler modeline göre ortalama etki büyüklüğü değeri erkek öğrenciler lehine g=0,287, rastgele etkiler modelinde 0,271’lik bir etki büyüklüğü bulunmuştur. Yapılan moderatör analizi sonucunda araştırma bölgesi (p=0,638), çalışmanın türü (p=0,622), araştırmacının cinsiyeti (p=0,432) gibi değişkenlerin hesaplanan ortalama etki büyüklüğü için bir moderatör olmadığı belirlenmiştir.   Cinsiyet değişkeninin, lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları üzerinde önemli ölçüde bir etki oluşturmadığı söylenebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR EĞİTİMİ VEREN KADIN AKADEMİSYENLERİN KARİYER ENGELLERİNİN MOBBİNGE MARUZİYET, ÖRGÜTSEL BAĞLILIK VE İŞ TATMİNİ DEĞİŞKENLERİNE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41463</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41463</guid>
      <author>Hülya BİNGÖL Cemal GÜNDOĞDU</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; spor eğitimi veren kadın akademisyenlerin kariyer engellerinin mobbinge maruziyet, örgütsel bağlılık ve iş tatmini değişkenlerine göre incelenmesidir. Tanımlayıcı türdeki araştırmanın evrenini Türkiye’de BESYO ve Spor Bilimleri Fakültelerinde görev yapan 371 kadın akademisyen oluşturmuştur. Örneklem seçimine gidilmeden evrenin tamamı araştırma kapsamına alınmış ve 310 kadın akademisyen ile araştırma tamamlanmıştır. Araştırmanın kapsayıcılık oranı %83.8’dir. Araştırmanın veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kadın akademisyenlere mobbinge maruziyet, iş tatmini ve örgütsel bağlılığa ilişkin sorular yöneltilmiştir.  İkinci bölümde Alaçam ve Altuntaş (2015) tarafından geliştirilen Kadın Akademisyenlerin Kariyer Engelleri Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programında değerlendirilmiş ve sayı, yüzde, ortalama olarak ifade edilmiştir. Analizde bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Mobbing eylemine maruz kalan kadın akademisyenlerin kariyer engeli algıları, mobbing eylemine maruz kalmayan kadın akademisyenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Kadın akademisyenlerde iş tatmini ve örgütsel bağlılık algısı yükseldikçe kariyer engelleri algısı da düşmektedir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL 8. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN SALTANAT CUMHURİYET VE LAİKLİK KAVRAMLARINA YÖNELİK ALGILARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41710</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41710</guid>
      <author>Kenan BAŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ortaokul 8.sınıf öğrencilerinin “Saltanat, Cumhuriyet ve Laiklik” kavramlarına ilişkin düşüncelerini geliştirdikleri metaforlar aracılığıyla incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden “Olgubilim” (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Elazığ merkez sınırları içerisinde yer alan farklı iki devlet okulunun 8 sınıf düzeyinde öğrenim gören toplam 85 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin çalışmaya katılmalarında gönüllülük esası dikkate alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen “kavramlara yönelik öğrenci metaforları anketi” kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler uzman görüşü doğrultusunda araştırmacı tarafından içerik analizi yoluyla tasnif edilerek kategoriler oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin “Saltanat” kavramına yönelik (f:22), “Cumhuriyet” kavramına yönelik (f:18), “Laiklik” kavramına yönelik (f:11) farklı metafor ürettikleri tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin genel olarak “saltanat” kavramına yönelik olumsuz; “cumhuriyet” kavramına yönelik olumlu bir algı içerisinde oldukları görülmüştür. Bununla birlikte “laiklik” kavramına yönelik ise öğrencilerin zihinlerinde zıt bir algının oluştuğu ve bazı öğrencilerin kavrama yönelik düşüncelerini ifade etmekten kaçındıkları tespit edilmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUMA GÜÇLÜĞÜNÜN GİDERİLMESİNE YÖNELİK BİR UYGULAMA FERNALD YÖNTEMİNİN KULLANIMI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42107</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42107</guid>
      <author>Özgür SİREMGizem Nur BAĞBAŞI, Özlem BAŞ</author>
      <description>Bu araştırmada okuma güçlüğünün giderilmesinde kullanılan Fernald yönteminin etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada Fernald yönteminin bir öğrencinin okuma hızı, kelime tanıma düzeyi ve okuduğunu anlama düzeyini geliştirmedeki etkisi belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek denekli araştırma yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yoluyla ölçüt örnekleme yöntemimin kullanılarak okuma güçlüğü yaşadığı tespit edilen dördüncü sınıf öğrencisi ile çalışma yapılmıştır. Bu kapsamda Akyol’un (2003) Ekwall ve Sahanker’den (1988, s. 412) uyarladığı Yanlış Analiz Envanteri öğrenciye çalışma öncesi ve çalışma sonrası uygulanmıştır. Çalışma iki gün arayla her gün 4 kelime toplam 40 kelime öğretme amacıyla toplam 10 günde yapılmıştır. Araştırmanın verileri betimsel istatiklerle analiz edilmiştir. Araştırmada çalışma yapılan öğrencinin okuma hızı, kelime tanıma düzeyi ve okuduğunu anlama düzeyi puanlarında anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Araştırmada okuma güçlüğünün giderilmesinde kullanılan Fernald yönteminin öğrencinin okuma hızı, kelime tanıma düzeyi ve okuduğunu anlama düzeyinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ERGENLERDE AKADEMİK ÖZ-YETERLİK VE LİSE YAŞAM KALİTESİ ALGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42009</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42009</guid>
      <author>Yasin DEMİRTuncay Yavuz ÖZDEMİR; Mustafa ORHAN</author>
      <description>Bu araştırma, ergenlerde akademik öz-yeterlik ile lise yaşam kalitesi algıları arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Erzurum ili Yakutiye ilçesindeki liselerde öğrenim gören 518 öğrenciye basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada “Akademik Özyeterlik Ölçeği” ve Lise Yaşam Kalitesi Ölçeği” veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin genel olarak akademik öz-yeterlik inançlarının “bana uyuyor” düzeyinde, lise yaşam kalitesi algılarının ise “biraz katılıyorum” düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Ergenlerin akademik öz-yeterlik ile lise yaşam kalitesi algıları arasında zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca “öğretmenler” ile “statü” değişkenlerinin birlikte akademik öz yeterliğin anlamlı yordayıcıları olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin okullarından memnuniyet duymaları ve mutlu olmaları için okul paydaşları arasında sevgi ve saygıya dayanan ilişkilerin kurulmasına özen gösterilebilir. Okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenci velileri, öğrencilerin sistemli çalışmaları hainde akademik olarak başarılı olacaklarına inandıklarını söz ve eylemleriyle desteklemelidirler.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MEHMED CELÂL’İN “GAZELLERİM” ADLI ESERİNİN ÇEVRİYAZISI VE İNCELEMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41704</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41704</guid>
      <author>Nazmi ÖZEROL</author>
      <description>Mehmed Celâl, 1880’lerin başından Servet-i Fünûn edebiyatının teşekkül ettiği 1896 yılına kadarki dönemde etkin olan 25-30 kişilik edebiyatçı, şair, yazar ve eleştirmenden oluşan “Ara Nesil” adı verilen grubun önde gelen şahsiyetlerinden olup kısa hayatı boyunca hemen her türde, çok sayıda eser vermiştir. Şairin, ilk şiirlerinde klasik şiir tarzından etkilendiği açıkça görülür. Mehmed Celal, küçük yaşlardan itibaren şiirlerini okuduğu hatta ezberlediği Fuzûlî, Nef’î, Şeyh Galib ve Nâilî gibi şairlerden etkilenmiş, şiir anlayışı itibariyle de eski şiir tarzını savunan Muallim Naci çizgisini benimsemiştir. Mehmed Celâl, ilk gençlik yıllarında Büyükada'da bir Rum kızına âşık olmuş ancak aşkına bir türlü kavuşamamıştır. Onun bu aşkı, yalnız ruh dünyasını alt üst etmekle kalmamış, bütün hayatını etkisi altına almış ve edebî ürünlerine de yansımıştır. Çalışmamıza konu olan “Gazellerim” başlıklı eserde de şairin içine düştüğü sıkıntılı ruh hali, çektiği büyük acılar, derin bir yalnızlık duygusu ve sevgiliye kavuşamamanın ruh dünyasında oluşturduğu tahribat açıkça görülür. Bu makale çerçevesinde Mehmed Celâl’in 1892’de Şirket-i Mürettibiye Matbaasında yayımladığı İSAM (İslâm Araştırmaları Merkezi) Kütüphanesinin elektronik veritabanında “Gazellerim” şeklinde kayıtlı bulunan eserin çevriyazısı yapılmış, şiirler muhteva ve şekil özellikleri bakımından incelenmiştir</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NACİ KALMUKOĞLU ROMAN KADIN PORTRELERİNDE SOSYOPSİKOLOJİK YAPI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40077</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40077</guid>
      <author>Serdal YERLİ</author>
      <description>	Naci Kalmukoğlu'nun Avni Arbaş tarafından aktarılan "ressam yaptığı her resimde kendinden birşeyler resmeder" anlamındaki sözünden yola çıkarak (Kültür-sanat.1983) sanat üretiminde  sosyo-psikolojik etki de göz önünde bulundurularak  sanatçının "çingene kadın" portresinde kendiyle kurduğu özdeşleşim ve duyumsallığı irdelenecektir. Naci Kalmukoğlu, Türk reminde önemli bir yeri olan buna rağmen üzerinde hakkettiği ölçüde durulmamış bir sanatçıdır. Varlıklı ve köklü ailesi, sanatçının yaşama bakışını ve kişilikli bir yapıya sahip olmasını sağlamıştır. Yinede kaynakların belirttiği gibi sanatçının yaşamı geniş bir bilinmezlik örüntüsüyle kaplıdır (Eroğlu Ö.,s 79). Bu anlamda araştırmanın,.Sanatçının belirgin sanat yönlerinden birisi olan portre ressamlığına vurgu yapması,  portrede anlam katmanı ve sanatçının üzerinde sıklıkla durduğu esere kendinden birşeyler katma konularının anlaşılması ve örneklendirilmesi bakımından önemli olacağı düşünülmektedir. Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılacak, gazete dergi kitaplardaki hakkında verilen bilgiler, anılar, röportajlar ile sanatçının sanat anlayışı ve sosyo kültürel yapısı ortaya konmaya çalışılacaktır.  Sanatçının "çingene kadın" resminin çözümlemesi yapılacaktır.  Karşılaştırma yaparak daha sağlıklı sonuç elde edebilmek adına döneminde çingene kadın portreleri çalışan diğer Türk sanatçıların resimleri incelenecektir. Sonuç olarak sanatçının çingene kadın resminde sosyopsikolojik etkiler ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SÂVÎ’NİN HÂŞİYE ALÂ TEFSÎRİ’L-CELÂLEYN  ADLI ESERİNDE TASAVVUFÎ BOYUT</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41791</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41791</guid>
      <author>Nihad DERVİŞEVİÇ</author>
      <description>Savi’nin Hâşiye alâ Tefsîri’l-Celâleyn adlı eseri, Celaleyn Tefsiri üzerine yazılan en iyi haşiyelerden biri olarak kabul edilmesine rağmen, tefsir literatürde bir müfessir olarak Sâvî ve bu eser hakkında çok az araştırma yapılmıştır. Bu eser, Kur’an’ın farklı yorum çeşitlerin yanı sıra, özellikle mutedil tasavvufî yorumlar bakımından zengindir. Hâşiyeyi diğer özelliklerin yanında asıl değerli kılan özelliği budur. Buna göre bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Sâvî’nin kısaca hayatı, ahlâkı, hocaları, öğrencileri, yazdığı eserleri ve tasavvuf ile ilişkisi hakkında temel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Sâvî’nin Celâleyn Tefsiri üzerine yazdığı hâşiyesindeki tasavvufî etkiler değinilmiştir. Bu bölümde ilk olarak Sâvî’nin işârî ve hurûfi/bâtınî yorumları, daha sonra sırayla Sâvî’nin tasavvuf terminolojisini kullanımı, tasavvufî yorumlara atıfta bulunması, veliler, ârifler ve sâlihlerin fikirlerin yoruma katkıları araştırılmıştır. Aşırıya kaçan sûfileri kınaması ve mutedil sûfileri desteklemesi başlığı altında, Sâvî’nin tasavvufa olan aşkı ve mutedil duruşu sergilenmiş, bunun yanı sıra onun tasavvufî yorumları/düşünceleri desteklemek için zayıf hadisleri kullanmasına da işaret edilmiştir. Bu çalışma ile tesavvufî tefsir literatürünü zenginleştirmeyi ve belirtilen alanlardaki boşlukları doldurmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ULUSLARARASI BARIŞA BİR ENGEL OLARAK TERÖR RANTI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40167</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40167</guid>
      <author>Hanefi YAZICI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı terör rantı konusunu ele almaktır. Çalışma dünya genelinde yaygın bir hale gelen terörizmin bir savaş endüstrisi doğurduğu iddiasındadır. Araştırmanın ikinci iddiası, bu savaş endüstrisinin bir terör rantı meydana getirdiğidir. Çalışmanın son iddiası ise, söz konusu terör rantının uluslararası barışı engellediğidir.  Savaş endüstrisi sadece profesyonel askerleri kapsayan bir durum olmaktan çıkıp tüm toplumu kuşatmaya başlamıştır. Özellikle çocuklara yönelik geliştirilen savaş oyunları, savaş filmleri, müzikleri ve gösterileri ile savaş ve ölüm olgusu sıradanlaştırılmıştır.&#13;
Araştırma bu çerçevede özelden genele tümevarımsal bir yöntem ile hazırlanmıştır. Bu bağlamda eklektik bir metotla örneklemler üzerinden bütüncül bir çalışma oluşturulmuştur. Araştırma neticesinde görülmüştür ki, uluslararası sistem kendini tehdit edebilecek mekanizmalarla mücadele etmedikçe uluslararası barışa her daim uzak kalacaktır. Uluslararası terörizmle mücadele nedeniyle silahlanma yarışının sürekli artması nedeniyle ortaya bir terör rantı çıkmıştır. Uluslararası aktörler terör rantına yönelik henüz ortak bir tavır ya da eylem sunamamıştır. Çalışma bu konuyu gündeme taşıyarak literatüre katkı sunmayı hedeflemektedir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ (SANAYİ 4.0) İLE BİRLİKTE MESLEKLERDE OLASI DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=25881</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=25881</guid>
      <author>Hanife AKGÜLZeynep AYER</author>
      <description>Sanayi 4.0 kavramı ilk defa 2011 yılında Almanya’da düzenlenen Hannover Fuarı’ndaki ‘sanayideki gelişmeler’ konulu konferansında kullanılmıştır. Sanayi 4.0, 18. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren sanayi devrimlerinin son aşaması olan Dördüncü Sanayi Devrimi’ni ifade etmektedir. Birinci Sanayi Devriminden itibaren bütün sanayi devrimleri tüm sektörleri derinden etkileyerek ekonominin genelinde köklü yeniliklere neden olmuştur. Günümüzde hakkında konuşulmakta olunan ve kısa bir süre sonra tüm toplumların ekonomik, sosyal ve siyasal hayatlarında köklü değişikliklere neden olacağı öngörülen Dördüncü Sanayi Devrimi de üretimden bilişime, iletişimden eğitime kadar birçok farklı sektörde etkili olacaktır. Sanayi 4.0 sürecinde akıllı fabrikaların üretime girmesi ile üretimde maliyetlerin önemli oranda düşeceği, verimliliğin yükseleceği, ürün ve hizmet kalitenin artacağı beklenmektedir. Bununla birlikte Sanayi 4.0 sürecinin başlamasıyla birlikte istihdam konusu başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda birtakım olumsuz gelişmelerin de yaşanacağı tartışılmaktadır. Sanayi 4.0 süreciyle birlikte yapay zekaya sahip akıllı makinalara (siber fiziksel sistemlere) dayalı üretimin devreye girmesiyle birlikte, mevcut bir çok mesleğin ortadan kalkacağı, varlığı devam edecek mesleklerin ise büyük oranda değişim ve dönüşüm yaşayacağı öngörülmektedir.Bu çalışmada Sanayi 4.0 süreciyle birlikte mevcut mesleklerde yaşanması öngörülen değişim ve dönüşüm konusunu incelemek ve analiz etmek amaçlanmıştır. Çalışmada önce;Birinci Sanayi Devrimi’nden günümüze kadar Sanayi 4.0’ın gelişimine ortam hazırlayan koşullar incelenmektedir. Sonra; ekonomide mevcut olan meslekler, sektörel bazda analiz edilmektedir. Daha sonra ise; bireylerin meslek seçimlerinde etkili olan faktörler incelenmektedir. Son olarak; Sanayi 4.0 sürecinde değişim ve dönüşüme uğraması öngörülen meslekler ile yeni ortaya çıkacak mesleklerde istihdam edilecek iş gücünün niteliklerinin tespitine yönelik araştırma ve kurgulama yapılmaktadır. Çalışmada literatür tarama, betimleme ve kurgulama yöntemleri kullanılmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NATIONAL INTEREST IN POST-COLD WAR TURKISH FOREIGN POLICY: A COMPARATIVE ANALYSIS WITHIN THE FRAMEWORK OF THE PRIME MINISTERIAL PROPOSALS</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40146</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=40146</guid>
      <author>Nuri Gökhan TOPRAK</author>
      <description>Ulusal çıkar devletlerin dış politika amaçlarını ifade ederken yaygın şekilde kullandıkları kavramlar arasında yer almaktadır. Kavramın bu kadar yaygın olarak kullanılmasının ve hala toplumlar nezdinde karşılık bulmasının başlıca nedeni, kavramın uluslararası ilişkiler disiplinindeki en popüler kavramlardan ikisinin bir araya getirilerek oluşturulmasıdır: “Ulus” ve “çıkar”. Öte yandan, mevzubahis kavramlar uluslararası ilişkilerin en tartışmalı kavramları arasında da yer almakta ve kavramın muğlaklaşmasına neden olmaktadır. Okuyacağınız çalışma hem ulaşacakları, ulaştıkları noktada ise gözetecekleri, bir dış politika amacı hem de dış politikadaki davranışlarını meşru kılmada bir araç olarak ulusal çıkar kavramının devletlerin dış politika davranışlarında merkezi bir yere sahip olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu noktadan hareketle Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye’de görev yapmış hükümetlerin sınır ötesi askeri operasyon gerçekleştirebilme yetkisi alabilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunmuş oldukları başbakanlık tezkereleri çalışmanın örneklemi olarak tercih edilmiştir. Nitekim Başbakanlık tezkereleri hakkındaki görüşmeler sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen görüşmelerde sıklıkla başvurulan argümanlardan birinin yine ulusal çıkar kavramı olduğu görülmektedir. Başbakanlık tezkerelerinin görüşülmesi sırasında kullanılan söylemlerin karşılaştırılarak analiz edilmesi yöntemi ile yakın dönem Türk dış politikasında ulusal çıkar kavramının nasıl anlamlandırıldığı çalışmanın sonuç kısmında değerlendirilecektir. Ulusal çıkar kavramının Soğuk Savaş sonrası dönem Türkiye'nin dış ve bölgesel politikaları çerçevesinde somutlaştırılarak kavramın dış politika çözümlemelerinde kullanılmaya daha elverişli bir hale getirmek yönünde uluslararası ilişkiler literatürüne katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


