






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of History School, Yıl 2020 Sayı XLVII</title>
    <link>https://johschool.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1192</link>
    <description>Journal of History School</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>&lt;p&gt;Asos Yayınları&lt;br /&gt; Kızılay Mahallesi, Fevzi Çakmak-2 Sk. No:37/1, 06420 Çankaya/Ankara&lt;br /&gt; &lt;a href="https://www.asosyayinlari.com/dergilerimiz.html" target="_blank"&gt;https://www.asosyayinlari.com/&lt;/a&gt;</generator>
    <item>
      <title>OSMANLI DEVLETİ’NDE AŞIRI SICAKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR VE ALINAN TEDBİRLER (1876-1916)</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44344</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44344</guid>
      <author>Burak KOCAOĞLU</author>
      <description>Osmanlı Devleti’nde iklim ve hava olayları üzerine oldukça kıymetli çalışmalar yapılmıştır. Ancak yapılan çalışmaların büyük bir çoğunluğu aşırı sıcakların insanlar ve gündelik hayat üzerindeki olumsuz etkilerini ayrıntılı olarak ele almamıştır. Bu eksiklikten yola çıkarak bu çalışmada 1876-1916 tarihleri arasında Osmanlı Devleti’nde yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların olumsuz etkileri ana hatlarıyla gösterilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca iklim kavramından bahsedilerek Osmanlı Devleti’nin hakimiyet sahasında görülen iklim türlerini günümüzde en çok kullanılan iklim sınıflandırması olan Köppen iklim sınıflandırması ile açıklanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde aşırı sıcakların gündelik hayata olumsuz etkileri ele alınarak dönemin şartları içerisinde alınan tedbirler üzerinde durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde yaz aylarında aşırı sıcakların hüküm sürdüğü Çukurova ve Arap Yarımadası’nda yer alan kazalara yapılan kaymakam atamalarında yaşanan sorunlar ve devletin başta kaymakamlar olmak üzere görevlilerin sağlığını korumak için aldığı tedbirler gösterilmiştir. Çalışmanın devamında ise aşırı sıcaklardan en çok etkilenen grup olan güvenlik güçlerinin yaşadığı sorunlar ele alınmıştır. Bu bölümde sıcak memleketler gönderilecek olan asker ve polis seçimi, sağlıklarının korunması ve maaş ödemesi gibi konular incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde aşırı sıcakların ülkedeki eğitim faaliyetlerine olumsuz etkileri ve devletin başta eğitim gören çocuklar ve hocaların sağlığını korumak için aldığı tedbirler gösterilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANADOLU KERVAN YOLLARINDA KARŞILAŞILAN PROBLEMLER VE YOL GÜVENLİĞİ (17. Yy.)</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43290</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43290</guid>
      <author>Emrah İSTEK</author>
      <description>Anadolu’da hâkimiyet kuran devletler ile bu coğrafyayı diğer bölgelere geçiş güzergâhı olarak kullanan imparatorluklar, Anadolu yollarının gelişimine önemli katkılar sağladılar. Eski çağlardan Selçuklulara kadar yatırım yapılan yol ağı, Anadolu Selçukluları döneminde inşa edilen onlarca kervansaray ve hanlarla birlikte güvenlik noktasında da iyi bir seviyeye ulaştı. Osmanlı Devleti ise hem ticaretinin aksamaması hem de ülkeler ötesi sefer lojistiği için söz konusu yollarda kurduğu derbend ve menzil teşkilatları vasıtasıyla yol güvenliği ve bakımını sistematik bir temele oturturdu. Bütün bu çaba ve önlemlere rağmen dönemin ağır taşıma araçları olan develer ve diğer hayvanlarla birlikte sayıları binleri bulan kervanlar, yollarda hırsızlık ve yağma başta olmak üzere can ve mal korkusu içinde zorlu rotaları takip etmekteydiler. Bu sorunların yanı sıra gece yolculukları, dar geçitler, bozuk yollar ve mevsimsel problemler yolculuklarda karşılaşılan diğer tehlikelerdi.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SİYASAL LİDERLİK FAKTÖRLERİNİN SEÇMEN TERCİHİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44406</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44406</guid>
      <author>Fatma OKUR ÇAKICI</author>
      <description>Liderlik, siyasette en vazgeçilmez unsurlardan birini oluşturmaktadır. Siyasi liderler sadece lideri oldukları partinin değil, o partiyi destekleyenlerin, hatta liderin iktidar olması durumunda tüm yurttaşların lideri konumuna gelmektedirler. Liderler, siyaset sahnesinde önemli bir role sahiptirler. &#13;
Lider olabilmek için kişilerin bir takım özelliklere sahip olması gerekmektedir. Kişisel özelliklerinin yanında karizmatiklik, otoriterlik, demokratlık özellikleri liderlerin yurttaşlar tarafından iyi ya da kötü olarak algılanmasını sağlamaktadır. Lideri başarı ya da başarısızlığa götüren uygulamalar da yine bu özellikler vasıtasıyla ortaya çıkmaktadır. &#13;
Sadece siyasetle ilgilenenleri değil, tüm toplumu ilgilendiren liderliğin bu denli önemli olmasından ve ayrıca seçmen tercihlerindeki öneminin ortaya konması gereğinden yola çıkarak bu araştırma hazırlanmıştır. &#13;
Araştırmanın amacı, ülkemizde gerçekleştirilen genel seçimlerde, seçmen tercihinin belirlenmesinde rol oynayan kriterlerin değerlendirilerek, özellikle rekabet şartları da göz önünde bulundurularak “lider faktörü” ve bu faktör içerisinde bulunan liderin “kişisel özellikleri”, “karizmatiklik”, “demokratiklik” ve “otoriterlik” unsurlarının istatistiksel yöntemlerle önem derecesinin hesaplanması ve analiz edilmesidir. Bu sayede, Doğu Karadeniz Bölgesi baz alınarak, mevcut durumun değerlendirilmesi ve gerektiğinde yapılması gereken değişikliklerde ve yeniliklerde uygulanması gereken teknik ve metotların belirlenmesi önemli bir yenilik olacaktır. &#13;
Seçmen tercihinin belirmesinde lider faktörünün önemini ortaya koymak amacıyla Doğu Karadeniz Bölgesi seçmenleri üzerinde bir alan araştırması yapılmıştır. Tesadüfi örnekleme tekniğinin kullanıldığı araştırmada Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Rize, Artvin ve Giresun illeri merkez ilçelerinde yüzyüze görüşme yöntemi ile anketler uygulanmıştır. &#13;
Seçmen davranışının belirmesinde etkin olan faktörler ve özellikle lider faktörü göz önünde bulundurularak 70 soruluk bir anket hazırlanmıştır. Araştırmanın ana temasını özellikle son genel seçimlerden bu güne kadar geçen süre içindeki seçmen tercihlerindeki değişmeler ve bu değişmelerin kaynaklandığı faktörler ve lider faktörünün bu konumlandırmadaki yeri oluşturmaktadır.&#13;
Araştırmada geçerlilik için açıklayıcı faktör analizi, değişkenler arasındaki ilişkiyi görebilmek için chi- square analizi, değişkenler arası neden sonuç ilişkilerini görebilmek için ise regresyon analizinden faydalanılmıştır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İRAN AHKÂM DEFTERİ’NE GÖRE OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ (1823-1908) </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42890</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42890</guid>
      <author>Melike SARIKÇIOĞLUSüleyman Hilmi AKIN</author>
      <description>Osmanlı-İran ilişkileri uzun soluklu mücadeleler ve merhaleler geçirmiştir. Bu mücadelenin temelinde İslam dünyasının liderliği meselesi vardır. Çaldıran Savaşı ile Osmanlılar tarafından elde edilen bu zafer tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilmiş, bu tarihten itibaren her iki taraf için de uzun ve yorucu bir mücadelenin başlangıcı olmuştur. 1823 I.Erzurum Antlaşması sonrası ise Osmanlı ve İran, aralarındaki meseleyi devletlerarası hukuk bağlamında diplomatik yoldan çözümlemek istemişlerdir. İki devlet arasındaki meseleler genel olarak sınır kavgaları, kutsal mekânların ziyareti sırasında İranlı ziyaretçilere karşı gösterilecek muameleler, ticari ve umumi konularda İran tebaasının işlerini yürütecek konsolos vekilleri meseleleri olmuştur. Bu konularla ilgili hükümleri örneklerle yazımızda bahsedeceğiz. Çalışmamıza kaynaklık edecek olan defter tasnifi ise A.DVN.DVE.d044/2 gömlek numarası ile yapılmış olup 1823-1908 yılları arası İran Ahkam Defteri olarak tanımlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1801 TARİHLİ EHL-İ HİREF-İ HÂSSA DEFTERİNDE OSMANLI DEVLETİ’NİN SANATKÂRLARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45244</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45244</guid>
      <author>Sakine AKCAN EKİCİ</author>
      <description>Osmanlı Devleti’nin sanat akademisi diyebileceğimiz Ehl-i Hiref-i Hâssa Teşkilatı kitap sanatlarından, kuyumculuk, ahşap, dokuma ve maden sanatlarına kadar birçok alanda günümüze kadar ulaşan eşsiz ürünler ortaya koymuştur. Devlet bünyesinde oluşturulan bu teşkilat hakkında Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer alan ve genellikle siyakat yazı türü ile yazılı olan birçok maaş defteri vardır. Bu defterlerde teşkilat içerisinde yer alan sanat dallarını, burada faaliyet gösteren sanatkârlar isimlerini ve onlar hakkında birtakım bilgileri bulmak mümkündür Teşkilatın varlık gösterdiği süreci takip edebildiğimiz bu defterlerin en eski tarihlisi H. 932/ M. 1526 tarihli olup defter, İsmail Hakkı Uzunçarşılı tarafından yayınlanmıştır. Yapılan arşiv araştırmaları neticesinde bulunan ve çalışmanın da ana konusunu oluşturan son tarihli defter ise H. 1216/ M.1801 tarihlidir. Yapılan bu çalışma ile Ehl-i Hiref Teşkilatı hakkında genel bir bilgi verilerek, zikredilen defter transkript edilmiş olup defterin değerlendirilmesi yapılmıştır. 19. yüzyılın başında tutulan defterde birbirinden farklı alanlarda saray için üretim yapan 45 sanat dalı yer almış olup toplamda 247 sanatkâr ismine rastlanmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE DARÜLFÜNUNDAN ÜNİVERSİTEYE GEÇİŞ SÜRECİ VE 1933 ÜNİVERSİTE KANUNU SONRASI YÜKSEKÖĞRETİMDEKİ GELİŞMELER.</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44043</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44043</guid>
      <author>Sefa Salih AYDEMİR</author>
      <description>İslam tarihi içerisinde ilk kez Büyük Selçuklu Devleti zamanında kurulan Nizamiye Medreseleri ile kurgulanan yükseköğretim sistemi, Anadolu Beylikleri üzerinden Osmanlı Devleti’ne kurumsal olarak miras kalmıştır. Kuruluş döneminden itibaren büyük önem verilen ve zaman içerisinde daha da geliştirilen medreseler, 19. Yüzyıldan itibaren zamanın ihtiyaçlarına cevap yermemesi üzerine, alternatif yükseköğretim kurumları kurma fikri ortaya çıkmıştır. Zamanla teoloji eğitimine odaklanan Medrese sistemi yerine tabiat bilimlerine önem veren batılı eğitim tarzı denemeleri Darülfununun kuruluş gerekçesini oluşturur. Çeşitli dönemlerde kapanan, taşınan veya isim değişikliğine uğrayan Darülfünun, Lozan Antlaşması sonrası yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal etmiştir. Tevhidi Tedrisat kanunu sonrası medreseleri kapatma yoluna giden yönetim, 1933 yılına kadar Darülfunun’da köklü bir değişiklik yapmamıştır. 1933 yılındaki 2252 sayılı kanunla Darülfunun özelinde çağdaş bir yükseköğretim sistemi oluşturulmak istenmiştir. 1980 yılına kadar Türkiye’nin belli başlı şehirlerinde 19 üniversite kurulur. Türk yükseköğretimindeki en büyük niceliksel atılım 2006 yılında olmuş ve ülkede, içerisinde üniversite olmayan bir il kalmamıştır. Bu yıllar içerisinde hızlı bir şekilde öğrenci sayısı ve fakülte çeşitliliği bakımından büyük artış gösteren bu üniversiteler, dönem dönem siyasi elitlerin yönetme ve yönlendirme çabaları ile ülkenin siyasal gündeminde önemli yer edinmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>XVIII. YÜZYIL ORTALARINDA OSMANLI DEVLETİ’NDE İKTİSADİ POLİTİKALARIN UYGULANMASINDA ORTAYA ÇIKAN SORUNLARA DAİR BİR ANALİZ: ADIYAMAN ÖRNEĞİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41564</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41564</guid>
      <author>Ömür YANARFaruk SÖYLEMEZ</author>
      <description>Osmanlı tarih çalışmalarında gerek süreç ve koşullar gerek ise temel dinamik ve stratejiler bakımından birçok yönden ele alınan tımar ve malikâne gibi iktisadi politikaların en azından belirli bir zaman aralığı ve bölgede tatbikinde yaşanan sorunların kritik ve analizini yaparak bu alanda yapılan çalışmalara katkı sağlama amacı bu çalışmanın temel hareket noktasını oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle, çalışmada söz konusu iktisadi politikaların tatbikinde ne tür sorunların yaşandığı, bu sorunların kaynağının ne olduğu ve bu sorunlar karşısında devletin nasıl bir çözüm geliştirdiği şeklindeki sorular yanıtlanmaya çalışılmaktadır. Çalışmanın yukarıda tanımlanan problematiğine ilişkin olarak zengin muhtevasına istinaden 1742-1751 yılları arasında Maraş eyaleti ve bağlı birimlere gönderilen hükümlerin birer suretlerini ihtiva eden I Numaralı Maraş Ahkâm Defteri temel başvuru kaynağı olarak belirlenmiştir. Ancak, söz konusu defterde tüm idari birimlere gönderilen hükümlerin incelenmesi bir makale kapsamını aşması dolayısıyla bu çalışmada sadece günümüz Adıyaman ili sınırlarını oluşturan Hısn-ı Mansur, Behisni, Kâhta, Gerger ve Samsad gibi idari birimlere gönderilen hükümlerin analiz ve kritiği yapılmıştır. Yapılan analizlerden, ortaya çıkan sorunların kaynağının farklılık gösterdiği görülmektedir. Buna göre, sorunların kaynağı reayadan kimseler olduğu gibi devleti temsil eden sipahi ve mültezimler de olabilmekteydi. Tahsilinde en çok sıkıntı yaşanan vergi türleri ise tahsil usul ve esaslarının özgünlüğüne bağlı olarak avarız vergileri olmuştur. İzahı yapılan tüm sorunlar karşısında Osmanlı Devleti kurum ve kurallarıyla gerek reayayı gerek ise sipahi ve mültezimleri kendi idari ve yasal konumları çerçevesinde tutarak iktisadi politikaların nizam içerisinde tatbikine muazzam bir özen göstermek olmuştur. I Numaralı Maraş Ahkâm Defteri temelinde tespiti yapılan tüm bu bulguların çalışmanın amacı çerçevesinde belirtilen hususların aydınlatılabilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TARİH DERS KİTAPLARINDA CUMHURİYET ROMANTİZMİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42767</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42767</guid>
      <author>Ersin TOPÇU</author>
      <description>Romantizm, 18. yy sonunda Avrupa’da ortaya çıkan ve mimari, sanat edebiyat gibi alanların yanı sıra tarih bilimini de etkileyen bir güçlü bir akımdır. Romantizm, pozitivist bakış açısının aksine, geçmişi insan iradesinin eseri olarak görür ve duygusal bir bakış açısıyla aklın karşısına çıkar. Milli ve dini unsurların evrensel unsurlardan daha önemli olduğu romantik tarih anlayışında geçmiş, genç nesillere vatanını, milletini, tarihini sevdirmek ve milli bilinç uyandırmak amaçlı milliyetçi bir bakış açısıyla yeniden kurgulanır. Nitel yöntemlerin tercih edildiği bu çalışmada romantizm akımın, Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar ilkokul, ortaokul ve liselerde okutulan tarih ders kitaplarına nasıl ve ne kadar yansıdığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 1923-2019 yılları arasında okutulan tarih ders kitapları içerisinde ulaşılabilenlerden elde edilen veriler, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara baktığımızda en yoğun romantik etkinin, yeni devletin, her yönüyle kendisini halka kabul ettirmek amaçlı yepyeni bir tarih yazmaya ihtiyaç duyduğu erken cumhuriyet döneminde olduğu görülmüştür. Bununla birlikte Atatürk’ün ölümüyle hızla azalsa da bu etkinin günümüzde az da olsa devam ettiğini söyleyebiliriz</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ SÖYLENTİ VE DEDİKODUYA YÖNELİK METAFORİK ALGILARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36971</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=36971</guid>
      <author>Bünyamin HAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının söylenti ve dedikoduya ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla ortaya çıkarmaktır. Söylenti ve dedikodu, birbirine karıştırılmasına ve birbirinin yerine kullanılmasına karşın, birbirlerinden farklı kavramlardır. Bundan dolayı insanların söylenti ve dedikoduya ilişkin sahip olduğu algıların incelenmesi alanyazın açısından oldukça önemli görülmektedir. Bu kavramlara ilişkin algıların ortaya konulmasında metafor tekniği tercih edilmiştir, çünkü metaforlar yoluyla insanlar zihnindeki soyut ve belirsiz düşünce ve algıları daha kolay anlaşılır bir şeye benzeterek somutlaştırırlar. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Dicle Üniversitesi, Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu dördüncü sınıf öğrencilerinden 141 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Görüşme formunda katılımcılara söylenti ve dedikoduyu canlı/cansız, soyut/somut, olumlu/olumsuz istedikleri herhangi bir şeye benzeterek bu benzetmeyi niçin yaptıklarını forma yazmaları istenmiştir. Verilerin yüzde ve frekansları hesaplanmış ve ayrıca içerik analizi tekniği kullanılarak veriler analiz edilmiş ve çeşitli temalar altında bulgular ortaya konulmuştur. Araştırma bulgularına göre katılımcılar söylentiyi daha çok hızlı ve yaygın bilgi, güncel ve geçici bilgi olarak algılamışlardır. Bunun yanında söylentinin aynı zamanda belirsizlik kaynağı olma özelliği de vurgulanmıştır. Bu bakımdan söylentinin daha çok nötr anlam taşıdığı ve etkilerinin olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabileceği ortaya konulmuştur. Dedikodunun ise söylentiye nispeten daha olumsuz yargılar taşıdığı ortaya konulmuştur. Dedikodu eğlenceli, zevkli ve çekici bir eylem olmakla birlikte daha çok zararlı bilgi olarak algılanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE DERSİNDE BİRLEŞTİRİLMİŞ İŞBİRLİKLİ OKUMA VE KOMPOZİSYON TEKNİĞİYLE KULLANILAN HİKÂYE HARİTASI YÖNTEMİ UYGULAMASINA İLİŞKİN NİTEL BİR ÇALIŞMA</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44408</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44408</guid>
      <author>Ebru BOZPOLAT Mehmet Nuri GÖMLEKSİZ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 5. sınıf Türkçe dersinde birleştirilmiş işbirlikli okuma ve kompozisyon tekniği (BİOK) ile kullanılan hikâye haritası yöntemi uygulamasının öğrenciler üzerindeki etkisini belirlemek, uygulamaya ilişkin gözlemler yapmak, ders öğretmeni ve uygulamaya katılan öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Sivas il merkezindeki Behrampaşa İlköğretim Okulu’nda 5. sınıfta eğitim görmekte olan öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırma, Türkçe dersinde BİOK tekniği ile kullanılan hikâye haritası yönteminin uygulandığı 36 öğrenci ile yürütülmüştür. Verileri toplamak için araştırmacılar tarafından geliştirilen görüşme ve gözlem formları kullanılmıştır. Verilerin NVIVO 10 programı analizi edilmiştir Araştırmada; BİOK tekniği ile kullanılan hikâye haritası yöntemi uygulamasına ilişkin yedi tema belirlenmiştir. Bu temalar; BİOK tekniğiyle kullanılan hikâye haritasının uygulamasının yapılışı, uygulama için gerekenler, uygulamaya ilişkin duyuşsal durum, uygulamada problem yaşanan durumlar, uygulamanın beğenilen yönleri, uygulamanın tekrar kullanılma isteği ve uygulamanın faydaları/katkılarıdır. Araştırma ile öğrencilerin BİOK tekniğiyle kullanılan hikâye haritasının uygulanma biçimini ve uygulamada nelerin gerekli olduğunu bildikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin uygulamayı genel olarak faydalı buldukları ve uygulamaya ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin tamamı BİOK tekniğiyle kullanılan hikâye haritasının diğer derslerde de kullanılmasını istemişlerdir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜNİVERSİTELERDE AKADEMİK PERSONEL VE YÖNETİCİLERİN UNVAN VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMLARI </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24699</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=24699</guid>
      <author>Cemalettin İPEK</author>
      <description>Cinsiyet eşitsizliği ya da ayrımcılığı konusundaki tartışmalar iş hayatının her alanında olduğu gibi eğitim alanında da yapılmaktadır. Bu tartışmalarda sık sık dile getirilen eleştirilerden belki de en dikkat çekeni, yönetim görevlerindeki cinsiyet eşitsizliği tartışmasıdır. Bu konuda yapılan araştırmalarda ortaya çıkan genel sonuç, kadınların iş hayatında yer alma oranı ile yönetim görevlerinde bulunma oranı arasında çok büyük fark olmasıdır. Söz konusu araştırmalarda, yönetim görevlerinde kasıtlı bir cinsiyet ayrımcılığının yapılıp yapılmadığı ya da kadınların bu görevlere talip olup olmadığı soruları belirsizliğini korumaktadır. Konunun eğitim alanında ele alındığı bu araştırmada, devlet üniversiteleri ile özel üniversitelerde görev yapmakta olan akademik personelin unvan ve cinsiyetlerine göre dağılımları incelenmektedir. Araştırmada, devlet üniversiteleri ve özel üniversiteler arasından seçilen üniversiteler örneğinde, akademik personelin unvan ve cinsiyetlerine göre dağılımları; ayrıca üniversite yönetiminde (rektör, rektör yardımcısı, genel sekreter, senato üyesi, yönetim kurulu üyesi) bulunan akademisyenlerin cinsiyet dağılımları verilmektedir. Bu amaç doğrultusunda, devlet üniversiteleri arasından, kuruluş dönemlerine göre, 1990 yılı öncesi kurulan üniversiteler, 1990-2006 yılları arası kurulan üniversiteler ve 2006 yılından sonra kurulan üniversitelerden 10’ar üniversite (toplam 30 devlet üniversitesi); Özel üniversiteler arasından ise 10 üniversite olmak üzere toplam 40 üniversite seçilmiştir. Gerekli verilere YÖK web sayfası (YÖK Akademik ve Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi) ile belirlenen üniversitelerin web sayfalarından ulaşılmıştır. Ulaşılan veriler üzerinde içerik analizi yapılmış, analiz sonuçları araştırmanın amacı doğrultusunda tablolaştırılarak karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>REHBERLİK SERVİSİ İHTİYAÇ ANALİZİ ENVANTERİNİN GELİŞTİRİLMESİ: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44311</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44311</guid>
      <author>Cemal KARADAŞ</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin rehberlik servisi ihtiyaçlarını belirlemek için ölçme aracı geliştirmektir. Bu amaçla yapılan çalışmada Türk kültüründe geliştirilmiş olan Rehberlik Servisi İhtiyaç Analizi Envanteri Ortaokul Formu (RSİAE-O) tanıtılmıştır. RSİAE-O’nun geçerlilik ve güvenirlilik çalışmalarında, envanter 586 kadın, 591 erkek toplam 1177 öğrenciye uygulanmıştır. RSİAE-O’nun yapı geçerliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Güvenirlilik katsayılarının belirlenmesi amacıyla hesaplanan Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayıları .86 ile .94 arasında değişmektedir. Envanterin kararlılık düzeyleri iki hafta arayla yapılan test-tekrar test analizi sonucunda, alt boyutların ve envanterin tamamının kararlılık düzeylerinin .90 ile .95 arasında değiştiği görülmüştür. Envanterde yer alan maddelerin faktör yük değerleri .57 ile .76 arasında değişmektedir. RSİAE-O yedili Likert tipi bir formda (1=hiç katılmıyorum, 7=tamamen katılıyorum) hazırlanmıştır. RSİAE-O için, yapılan açımlayıcı faktör analizi (AFA) sonucunda, üç faktör (eğitsel, mesleki ve kişisel/sosyal rehberlik) ve her bir faktörde 7 madde olmak üzere toplam 21 madde olarak belirlenmiştir. RSİAE-O ortaokul formu toplam varyansın %58.627'sini açıklamaktadır. Yapılan DFA’da; üç faktörlü model için beklenen ve gözlenen kovaryans matrisi arasında anlamlı bir farkın olduğu, diğer parametrelere bakıldığında da uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir veya mükemmel sınırlar içerisinde olduğu ve ölçme modelinin üç faktörlü yapısının doğrulandığı görülmüştür. Bu çalışmada RSİAE-O’nun; geçerliğine ve güvenirliğine ilişkin çalışmalar yapılmıştır. Sonuç olarak RSİAE-O’nun psikometrik özellikleri bu örneklem grubu için oldukça yeterli bulunmuş, envanterin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu yönünde bulgular elde edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÖRSEL BİR ÖĞRETİM MATERYALİ OLARAK DİJİTAL ÇİZGİ ROMAN TASARIMI: GEZDİM, GÖRDÜM, ÖĞRETTİM</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44172</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44172</guid>
      <author>Genç Osman İLHANMert Mustafa AK, Muhammed Faruk ERDOĞAN</author>
      <description>Öğrencilerin farklı öğrenme stilleri vardır ve bu nedenle öğretmenlerin ders anlatırken birden çok duyuya hitap edebilmeleri gerekmektedir. Bunu yapabilmenin en kolay ve en etkili yollarından biri ise derslerde çeşitli öğretim araç ve materyallerinden yararlanmaktır. Materyaller, doğru ve gerekli yerlerde kullanıldıklarında farklı duyulara hitap ederek çoklu öğrenme ortamı sağlarlar. Günümüzde hâlâ geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden ve inişli çıkışlı serüveninde kendine bir sanat dalı olarak sağlam bir yer edinen çizgi romanlar, yazı ve görseli bir araya getirerek etkili bir görsel materyal olma özelliği gösterirler. Bu çalışma kapsamında da Sosyal Bilgiler 6.Sınıf Etkin Vatandaşlık öğrenme alanı; “Toplumsal hayatımızda demokrasinin önemini açıklar’’ kazanımı temele alınarak 32 kareden oluşan bir eğitici çizgi roman materyali tasarlanmıştır. Çalışmada bahsi geçen kazanımın yanı sıra öğrencilerin çocuk haklarıyla ilgili farkındalıklarını artırmak da ayrı bir kazanım olarak görülmüştür. Materyal, internet üzerinden Pixton isimli çizgi roman oluşturma sitesi aracılığıyla oluşturulmuştur. Demokrasi gibi somut olmayan ve bu nedenle öğrenciler tarafından anlaşılması güç olabilecek bir kavramı ve onunla ilgili yine somut olmayan eşitlik, adalet, özgürlük, hoşgörü gibi değerleri öğrencilere aktarırken çizgi roman gibi görsel öğelerle bolca desteklenmiş ve somut bir materyalden yararlanma yoluna gidilmiştir. Ayrıca sözel konuların ağırlıklı olduğu Sosyal Bilgiler dersleri, günümüzde büyük oranda düz anlatım tekniğinin tekeline hapsolmuş durumdadır. Sosyal Bilgiler derslerini bu tekelden kurtarmak için derslerinde farklı yöntem ve tekniklerle birlikte farklı materyalleri de kullanan öğretmenlerin varlığı hayati önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, geliştirilen bu materyalin eğitim ortamlarında çizgi romanları kullanmak isteyen ya da kullanma konusunda tereddüt yaşayan eğitimcilere bir referans kaynağı olabileceği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL ÖNCESİ DÖNEM VELİLERİNİN DEĞERLER EĞİTİMİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43546</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43546</guid>
      <author>Munise DURAN</author>
      <description>Okul öncesi dönem velilerinin okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan değerler eğitimine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışıldığı bu araştırma nitel araştırma desenlerinden bir durum çalışmasıdır. Çalışmada veri toplamak amacıyla Malatya ili Battalgazi ilçesinde bulunan anaokullarındaki 52 veli ile görüşülmüş ve değerler eğitimine yönelik görüşlerini toplamak için araştırmacı tarafından oluşturulmuş yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre alt sosyo-ekonomik bölgedeki veliler değerler eğitimi kavramını genellikle duymamışlardır. Çocuklarında olmasını istedikleri değerlerin başında yardımlaşma ve sorumluluk değeri gelmektedir. Orta ve üst sosyo-ekonomik bölgedeki veliler ise çocuklarının saygı değerini kazanmasını istemişlerdir. Velilerin bu konuda okuldan beklentileri şu şekilde belirlenmiştir; değerler eğitimi sürecine kendilerinin de dâhil edilmesi, sokaklardaki argo, küfür konuşmalarının önlenmesi ve madde bağımlılığına karşı okulun çocuklarını koruyucu, yönlendirici, eğitici ve ailelere yardımcı olmaları yönündedir. Ailelerin çocuklarının değer edinimine yönelik yaptıkları ise çocuklara rol model olma ve nasihat etme yönündedir. Veliler değerlerin ediniminde etki eden çevresel faktörleri; aile ortamı, sokaklar, akran grupları, televizyon ve internet olarak belirlemişlerdir. Bu faktörlerin olumsuz yönlerine karşılık aldıkları önlemler ise çocukların sınırlı sürede ve birinin gözetiminde sokağa çıkması, televizyon ve interneti belirli sürelerde ve belirli programları izlemesi ve kullanması olarak belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE İLİŞKİN TUTUMLARININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43315</guid>
      <author>Nevruz TAŞDEMİRAli ÜNİŞEN</author>
      <description>Bu araştırmada mesleğini icra etmekte olan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını cinsiyetleri, mesleki kıdemleri, mezun oldukları öğretim kurumları, medeni durumları, görev yaptıkları eğitim kademelerine göre incelemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen; ‘değer verme’, ‘mesleki tükenmişlik’, ‘ilgisizlik’ ve  ‘mesleki gelişime açıklık’ olarak dört alt boyutu bulunan ‘Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği’, Adana il merkezinde toplam 650 öğretmene uygulanmıştır. Veriler 2014-2015 eğitim-öğretim yılında toplanmış ve elde edilen veriler bilgisayar paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kadın öğretmenlerin; 1-5 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin; eğitim ve fen edebiyat fakülteleri dışındaki kaynaklardan mezun olan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine ilişkin daha olumlu tutumlara sahip oldukları sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN GÜÇLENDİRME İÇİN ÖĞRETMEN GÜÇSÜZLÜĞÜNÜ ANLAMA</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41929</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41929</guid>
      <author>Osman Tayyar ÇELİK Hüseyin AKAR</author>
      <description>Son yıllarda öğretmen güçlendirmeye olan ilgi artmıştır. Öğretmen güçlendirmeyle ilgili çalışmalar, birtakım yapısal düzenlemelerin ve yönetsel uygulamaların bireysel ve örgütsel sonuçlar üzerindeki etkisine odaklanmıştır. Bu nitel araştırma öğretmen güçsüzlüğünün kaynaklarını ve duyuşsal bileşenlerini öğretmen görüşlerine dayalı olarak belirlemeye çalışır. Bu sayede öğretmen güçlendirme için geliştirilecek politika ve uygulamalara farklı bakış açıları sunar. Açıklayıcı durum çalışması olarak desenlenen araştırmanın katılımcılarını maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen, Kilis ilinde görev yapan 20 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ve kapalı uçlu soru formuyla toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunda katılımcı öğretmenlere sınıf içinde, okul içinde ve mesleğe bağlı olarak sosyal hayatlarında yaşadıkları güçsüzlük duyguları üzerine sorular sorulmuştur. Kapalı uçlu soru formunda ise katılımcı öğretmenlere güçsüzlük yaşadıkları durumlarda deneyimledikleri duygular sorulmuştur. Verilerin analizinde içerik analizi ve frekans analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; mesleğin statüsü ve özellikleri, okul kültürü ve iklimi, okul müdürlerinin yönetim tarzı, öğrenci özellikleri, okul koşulları ve kaynaklar, veli tutum ve davranışları, eğitim ve öğretmen politikaları, bireysel faktörler bağlamında mesleki yeterlik ve iş aile çatışması öğretmen güçsüzlüğüne yol açabilecek faktörler olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırma bulguları güçsüzlük yaşanan duruma bağlı olarak kadercilik, boyun eğme, geri çekilme ve kaygı duygularının öğretmen güçsüzlüğünün duyuşsal bileşenleri olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAYAT BİLGİSİ DERSİNDE EĞLENME DÜZEYİNİ BELİRLEME ÖLÇEĞİ: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39924</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=39924</guid>
      <author>Ufuk ULUÇINARCüneyit AKAR, Aslı GÜNDOĞAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersindeki eğlenme düzeylerini belirlemeye yarayan geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Araştırma, kesitsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Uşak ilinde öğrenim gören ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, Uşak ili merkez ilçedeki farklı sosyo-ekonomik düzeydeki üç ilkokulda öğrenim gören toplam 255 ikinci ve üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Ölçek geliştirme sürecinde alanyazın taraması, madde havuzunun oluşturulması, görünüş geçerliğinin sağlanması, pilot uygulamanın yapılması, yapı geçerliğinin sağlanmasına yönelik açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinin yapılması ile güvenirliğin sağlanması aşamaları takip edilmiştir. Analizler sonucunda iki boyutlu ve 10 maddeden oluşan geçerli ve güvenilir bir yapı elde edilmiştir. Birinci boyut “dersin içeriğiyle ilgili eğlenme düzeyi”, ikinci boyut ise “dersin işlenişiyle ilgili eğlenme düzeyi” olarak isimlendirilmiştir. Ölçeğin yapısı; üçlü Likert tipinde, Her zaman (1), Bazen (2), Hiçbir zaman (3) şeklinde derecelendirilmektedir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 10, en yüksek puan ise 30’dur. Sonuç olarak Hayat Bilgisi Dersinde Eğlenme Düzeyini Belirleme Ölçeğinin, ilkokul ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin bu derse yönelik eğlenme düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME YÖNTEMİNİN İLKOKUL MATEMATİK DERSİNE VE MATEMATİĞE KARŞI TUTUMA ETKİSİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41432</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=41432</guid>
      <author>Yalçın KARALI</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; ilkokul dördüncü sınıf matematik dersinde işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin akademik başarı ve matematiğe karşı tutuma etkisini ortaya çıkarmak ve işbirliğine dayalı yöntem hakkındaki düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada tek grup öntest-sontest desen kullanılmıştır. Araştırmada 4. sınıf matematik programının “Çevre Uzunluklarını Hesaplama” ünitesinde yer alan kazanımlar deney grubunda 23 ders saati boyunca işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımının “Öğrenci Takımları Başarı Bölümleri” ve “Takım Oyun Turnuva” tekniklerinin bir arada uygulanmasını içeren “Takım Oyun Turnuva Destekli Öğrenci Takımları ve Başarı Bölümleri” tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2015-2016 öğretim yılının II. döneminde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Malatya Battalgazi ilçesinde 4. sınıfta öğrenim gören 10 kız, 10 erkek öğrenci olmak üzere 20 öğrencilerden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak Baykul (1990) tarafından geliştirilen matematik tutum ölçeği, araştırmacı tarafından geliştirilen matematik başarı testi ve işbirliğine dayalı öğrenme yöntemini değerlendirme anketi uygulanmıştır. Verilerin analizinde öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasındaki fark hesaplanıp, ilerleme puan dizileri oluşturulmuş, daha sonra çalışma grubunun süreçteki akademik başarı ve tutuma ilişkin ilerlemelerinin göstergesi olan bu fark puan ortalamaları normal dağılım gösterdiğinden ilişkisiz örneklemler için t-test ile karşılaştırılmıştır. Öğrencilerin işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi ile ilgili düşüncelerinin analiz edilerek değerlendirilmesinde ise frekans ve yüzde değerlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda işbirliğine dayalı öğrenme yöntemindeki tekniklerinin birleşimi deney grubunda öğrenim gören kız ve erkek öğrencilerin matematik dersindeki akademik başarıları ve tutumları üzerinde cinsiyet açısından anlamlı bir farklılaşmaya neden olmamıştır. Öğrenciler işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi ile ilgili genel olarak olumlu görüş belirtmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ AKIL YÜRÜTME SÜREÇLERİNDE HÖRİSTİKLERİN ROLÜ: BİLEŞİKLERİN ÇÖZÜNÜRLÜKLERİNE GÖRE SIRALANMASI </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45055</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45055</guid>
      <author>Gülen ÖNAL KARAKOYUNErol ASİLTÜRK</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bileşiklerin çözünürlüklerine göre sıralanması konusu ile ilgili karar verme süreçlerinde etkili olan höristikleri Talanquer tarafından önerilen on höristik modelini esas alarak açıklamaktır. Fenomenografik araştırma metodunun kullanıldığı bu çalışma kapsamında veri toplamak amacıyla Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan 30 öğretmen adayı ile 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlarda katılımcılardan bileşiklerin çözünürlüklerine göre sıralanması konusu ile ilgili bir soruyu cevaplamaları ve cevaplarının nedenlerini açıklamaları istenmiştir. Araştırma sonucunda akıcılık höristiği hariç diğer tüm höristiklerin katılımcıların yorumlarını ve akıl yürütmelerini etkilediği, höristiklerin etkilerinden dolayı da öğrencilerin genellikle bilimsel akıl yürütmeler yerine kestirme yollu stratejileri kullandıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların ilgili soruya vermiş olduğu cevaplardan 7 farklı cevap deseni elde edilmiş olup, bu desenlerden doğru cevabı ihtiva edeninin oranı %10 olarak bulunmuştur. Araştırma ile höristiklerin katılımcılar tarafından kullanılma yüzdeleri de belirlenmiştir. En çok kullanılan höristiklerin çağrışımsal aktivasyon ve nitelik yer değiştirmesi höristikleri olduğu ve ayrıca Talanquer tarafından önerilen modelde yer almamasına rağmen periyodik eğilim höristiğinin de katılımcıların bileşiklerin çözünürlüklerine göre sıralanması konusundaki akıl yürütmelerini etkilediği de bu çalışma ile açığa çıkarılmıştır.  </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI’NDA YER ALAN KÖK DEĞERLER AÇISINDAN RAFADAN TAYFA ÇİZGİ FİLMİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43778</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43778</guid>
      <author>Mehmet KURUDAYIOĞLUSeda ŞAHİN</author>
      <description>Çocuklar zamanlarının çoğunu televizyon, tablet, bilgisayar gibi dijital ekranların başında geçirmektedir. Bu ekranlarda en çok karşılaştıkları içerik ise çizgi filmlerdir. Rafadan Tayfa da Türkiye’de çocukların en çok izlediği çizgi filmlerden birisidir. Bu çalışmanın amacı Rafadan Tayfa’yı Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda yer alan adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik kök değerleri açısından incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden iç içe geçmiş tek durum deseni ile yürütülen çalışmanın inceleme nesnesini Rafadan Tayfanın 2018 yılında yayınlanan on bölümü oluşturmaktadır. Verilerin toplanması doküman analizi, çözümlenmesi ise betimsel analiz ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda toplam 742 kez değerlere yönelik iletilere yer verildiği tespit edilmiştir. Bunlardan 674’ü sözlü, 68’i ise görseldir. En çok tekrarlanan değer öz denetimdir. Bu değeri sırasıyla sorumluluk ve saygı takip etmektedir. En az tespit edilen değer ise vatanseverliktir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE ÖĞRETMENİ ADAYLARININ DİNLEME ÜSTBİLİŞ STRATEJİLERİNE İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME: RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=29344</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=29344</guid>
      <author>Yasemin BAKİ</author>
      <description>Bu araştırmada, Türkçe öğretiminde temel dil becerilerinden biri olan dinleme becerisine ilişkin üstbilişsel stratejilerin kullanımlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Betimsel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubu seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Katılımcılar; 2017-2018 akademik yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünde 1., 2., 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören toplam 223 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma verileri Dinleme Üstbiliş Stratejileri Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Dikkat, planlama-değerlendirme ve problem çözme olmak üzere üç boyuttan oluşan bu ölçme aracıyla Türkçe öğretmeni adaylarının dinleme üstbilişsel stratejilerinin; cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitimi düzeyi, haftalık okunan sayfa sayısı ve yıl içerisinde okunan kitap sayısı değişkenleri açısından manidar düzeyde farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Verilerin analizinde iki değişken arasındaki anlamlılığı test etmek için t testi, ikiden fazla değişken arasındaki anlamlılığı test etmek için de tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Türkçe öğretmeni adaylarının dinleme üstbilişsel stratejilerinin kullanımının dikkat boyutunda erkek öğretmen adayları lehine manidar düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi değişkenine göre ölçeğin toplamı ve dikkat boyutunda 1.sınıf ile 4. sınıf düzeyinde 1. sınıf lehine manidar farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Baba eğitim düzeyine göre öğretmen adaylarının üstbilişsel stratejileri benzer niteliklere sahipken anne eğitim düzeyi değişkeni açısından ölçeğin toplamı, problem çözme ve dikkat boyutunda anne eğitim düzeyleri ilkokul olan öğretmen adayları lehine manidar düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yıl içerisinde okunan kitap sayısı değişkeni açısından ise problem çözme boyutunda yıl içerisinde 10 ve üzeri kitap okuyanların lehine manidar düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Buna karşın haftalık okunan sayfa sayısı değişkeni açısından ise öğretmen adaylarının dinleme üstbilişsel stratejilerini kullanımlarının benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YAHYA KEMAL’İN ESERLERİNDE VATAN VE VATANSEVERLİK</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45444</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45444</guid>
      <author>Tevfik SÜTÇÜ</author>
      <description>Vatan, farklı siyasi görüşlere sahip olsalar bile hemen her zaman “bu topraklar, bu coğrafya, bu memleket, bu yurt ve benzeri” ifadelerinde olduğu gibi, genellikle insanların vicdanlarında olumlu sıfatlara bürünerek yer alan bir kavramdır. Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyıldan sonra Batı dünyasındaki devletler karşısında geri kalması sonucunda düştüğü durum ve özellikle Batıdaki siyasi gelişmelerin ardından bütün dünyaya yayılan hürriyet, eşitlik, adalet, meşrutiyet, milliyet gibi bazı fikirler, XIX. yüzyıl Osmanlı aydınının da bu farklı fikirlere karşı daha dikkatli bir hassasiyet göstermesine sebep olur. İşte vatana karşı duyulan bu hassasiyet, böyle olayların yoğun olarak yaşandığı bir devrin şairi olan Yahya Kemal’in eserlerinde de akis bulmuştur. Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Yahya Kemal’de “vatan” kavramı çok geniş ve derin karşılıkları bulunan bir birikim, aziz bir varlık, bir “anne” ve bazen de “sevgili” olarak karşımıza çıkar. Yahya Kemal, Türk kültürünün yaşandığı her yeri vatan olarak kabul etmiştir. Buna göre bir toprağın vatan olması, bir milletin o topraklar üzerinde yaşadığı maceralara ve özellikle tarihin tanığı olan şehitlere bağlıdır. Yahya Kemal’in küçük yaşta dolaylı da olsa savaş sebebiyle ayrılmak zorunda kaldığı Üsküp, onun hayatında hazin izler ve derin bir özlem duygusu bırakmıştır. Vatanından ayrı kaldığı süre içinde vatan hasretinin etkisiyle, vatanının ve vatanda yaşamanın önemini iyice anlar. “Vatan eğer üzerinde hür yaşanan yerse vatandır” diyen Yahya Kemal’e göre, Anadolu köy köy verdiği mücadele ile hürriyeti hak etmiştir. Vatan topraklarını al kanları ile sulayan bu millet, vatan savunmasını “namus borcu” olarak telakki etmiştir. Yahya Kemal’de büyük bir İstanbul hayranlığı ve sevgisi de vardır. İstanbul sembolünün arkasında bütün vatanı dikkatlere verir. Yahya Kemal edebi sahada pek çok yenilik getirmekle, eski dönem ile kopan bağları yeniden kopmayacak biçimde korumakla beraber, Namık Kemal’den beri edebiyatımızda hasreti çekilen vatan aşkını ve bu aşkı haykıran o gür sesi bize en ihtiyaç duyulan bir dönemde tekrar duyuran ve yaşatan bir şair olmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANADİLİ TÜRKÇE ÖĞRENCİLERİN İNGİLİZCE FİLLERİN EŞDİZİMİ HATALARI ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44527</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44527</guid>
      <author>Ali BIÇKI</author>
      <description>Dillerin doğası gereği belli kelimelerin sıklıkla bir arada kullanılmasına dilbilimde eşdizim adı verilir. Eşdizimli kelimelerin hangileri olduğu dil derlemi içerisinde doğal dil işleme programlarıyla Mutual Information, Log Likelihood ve t-score gibi istatistiklerle belirlenir. Dil öğrenen insanların bu eşdizimlerin doğru kullanması hem yanlış anlamaları engellemek hem de iletişimin sağlıklı olması için önemlidir. Bu araştırmanın amacı anadili Türkçe olan öğrencilerin İngilizce ediniminde sıklıkla yaptıkları fiillerin isimlerle olan eşdizimlerinde yaptıkları hataları incelemektir. Bu çalışmada uygulamalı dilbilimde yaygın olarak kabul gören Hata Analizi (Error Analysis) ve Öğrenici Derlemi (ICLE) kullanılarak derlem işleme yöntemiyle veriler toplamış ve sunulmuştur. ICLE Derleminde yer alan Çukurova Üniversitesi ICLE-TR derleminden seçilmiş 177 metindeki öğrenci kullanım hataları elle ve WordSmith 5.0 doğal dil işleme programıyla öğrencilerin kullanımı taranarak tespit edilmiştir. Kullanım hataları yapısal (fiil+ad, ad+sıfat vb.), anlamsal (semantic categories: Occurence/olgu, Action, İş v.b.) ve benzeri kategorilere ayrılmış ve eşdizim hatalarının sağlaması COCA  (Corpus of Contemporary American English) ve BNC (British National Corpus) ve eşdizim sözlükleri kullanılarak yapılmıştır. Yabancı dil olarak İngilizce öğrenen öğrencilerin eşdizim hataları incelendiğinde öğrencilerin özellikle Eylem+Ad eşdizimlerinde sorun yaşadıkları ve son derece basit görülebilecek hatalar yaptıkları gözlemlenmiştir.  Her ne kadar bu hatalar bireysel özelliklerine ya da öğrencilerin gerçek dil becerisine atfedilebilirse de bu çalışmada aslında; Fiiller ve İsimlerin anlam örüntüsünün edinilmesi dikkate alındığında bu hataların tamamen doğal, beklendik olabileceği önerilmektedir. Analizin sonucunda öğrencilerin dil edinimlerinin doğası gereği özellikle Occurence (Oluşum) ve Existence (Varlık) anlam alanlarında fiillerin sıklıkla yanlış kavramsallaştırıldığı ve bu nedenle kullanımda hatalara yol açtığı sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DISCOURSIVE CONSTRAINTS OF TRANSLATING FANTASTIC LITERATURE</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45577</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45577</guid>
      <author>Sevcan Yılmaz KUTLAY</author>
      <description>Çeviribilimde söylem genellikle “biçem-içerik” ya da “yapı-anlam” ikili zıtlığının bir parçası olarak tartışılmış ve bu tartışmanın sonunda bazı edebi türlerin zorlu söylem öğeleri (özellikle şiirsel söylem) çevrilemez olarak kabul edilmiştir. Tekinsizlik uyandırma amacı taşıyan fantastik edebiyat tedirginliğe ve “tanıdık bir biçimde yabancı” olacak öğelere ihtiyaç duymaktadır. İdyolekt (bireydil), sosyolekt (özel-grup dil), kurmaca diller, özel bir amaçla seçilmiş özel isimler ve fantastiğin terminolojisi bir yandan bu yabancılığı kurmaya yararken diğer yandan çevirmenlere bazı zorluklar teşkil eder. Her ne kadar söylemsel öğeler çevirmenler için kısıtlayıcı ya da zorlayıcı olsa da çeviri Pym’in de (1992) önerdiği gibi “kültürlerarası söylem çözümlemesinin bir keşif yordamı” olarak olası bir araç görevi üstlenebilir (s. 235). Bu makale fantastik edebiyatın doğası ve sınırlarını tartıştıktan sonra çeviride söylemsel kısıtlar ve söylem çözümlemesinin yerini sorgulamayı amaçlamaktadır.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE RELATIONSHIP BETWEEN UNIVERSITY STUDENTS’ EPISTEMOLOGICAL AND FOREIGN LANGUAGE LEARNING BELIEFS </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37414</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=37414</guid>
      <author>Mehmet Emin MUNİS</author>
      <description>Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin epistemolojik ve yabancı dil öğrenimine dair inançları araştırılmıştır. Bu amaçla, Şırnak üniversitesi’nde okuyan 157 kız 145 erkek birinci sınıf öğrencisi seçilmiştir. Nicel very toplama aracları olarak BALLI ve EBQ ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzdelikler, ortalamalar; öğrencilerin epistemolojik ve yabancı dil öğrenimine ilişkin inançlarının, cinsiyet değişkenine göre karşılaştırılmasında t-Testi; epistemolojik ve yabancı dil öğrenimine dair inançları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson r. Korelasyon Testi kullanılmıştır. Çalışma, üniversite öğrencilerinin epistemolojik inançların öğrenmenin çaba ve yeteneğe bağlı olduğu alt boyutlarında gelişmiş inançlara sahip oldukları, tek bir doğrunun olduğuna dair inanç boyutunda ise kararsız oldukları tespit edilmiştir. Öğrencilerin yabancı dil öğrenimine ilişkin ise birçok inança sahip oldukları gösterilmiştir. Öğrencilerin epistemolojik ve yabancı dil inançları arasında zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Kız öğrencilerin öğrenmenin yeteneğe bağlı olduğuna yönelik olarak erkek öğrencilere göre nispeten daha gelişmiş inançlara, yabancı dil öğrenimine ilişkin ise öğrencilerin benzer inançlara sahip oldukları bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK SPORUNUN BAŞARI DÜZEYİ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42927</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42927</guid>
      <author>Enes BELTEKİNİhsan KUYULU</author>
      <description>Çalışma, üniversite öğrencilerinin Türk sporunun başarı düzeyi ile alakalı görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Erciyes Üniversitesi spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören 252 erkek, 248 kadın olmak üzere toplam 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik verileri elde edebilmek için Tosun-Tunç (2014) tarafından Türk sporunun başarı düzeyinin belirlenmesi amacıyla geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırma sonuncunda elde edilen veriler SPSS 22 istatistik paket programında analiz edilip yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgular kısmında elde edilen veriler ışığında istatistik paket programıyla aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dağılımlarını içeren tanımlayıcı analizler sunulmuştur. Çalışmaya katılan öğrencilerin anket formuna verdikleri cevaplar doğrultusunda mevcut spor sisteminin yapısı ve Türkiye’deki spor tesislerin mevcut durumları ile yeterlilikleri konusunda öğrencilerin olumlu bir yaklaşım sergiledikleri, yine öğrencilerin antrenörlerin durumu hakkında, spor yöneticilerinin spora yaklaşımı ve nitelikleri, spor federasyonlarının yapısal durumu ve işlerliği ile son olarak sporcu-aile ve çevre ilişkisi konularında aynı şekilde olumlu düşünceye sahip oldukları ancak sporcu beslenmesi, yurt dışından sporcu transferi, sporcuların sağlıkları konusundaki hassasiyetleri ve sporcular için ergojenik destekleme konularında net bir fikir ortaya koyamadıkları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, araştırmaya katılan öğrenciler açısından genel anlamda Türk sporunun yönetim modelinin verimli ve etkili olduğu, spor kurum ve kuruluşlarının yeterli donanıma sahip olduğu anlaşılmaktadır.     </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN GİRİŞİMCİLİK ÖZELLİKLERİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43785</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43785</guid>
      <author>GAMZE MURATHANGamze MURATHAN, Hande İNAN, Emine KARAKAPLAN ÖZER</author>
      <description>Girişimcilik; çağımızın ekonomik ve sosyal açıdan önemli güçlerindendir. Bu denli önemli bir güç haline gelmiş olması girişimci faaliyetlere olan ilginin artmasından kaynaklanmaktadır. Girişimci faaliyetlere olan ilginin artması ise iş alanları ve teknolojideki gelişme dalgalarının sürekli bir şekilde dünyayı dönüşüm üzerine şekillendirmesinin bir göstergesi olmasından kaynaklanmaktadır. Bu bilgiler ışığında bu araştırmada ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik özelliklerini çeşitli değişkenlerce incelemek amaçlanmıştır. Araştırmaya 369 kadın 403 erkek üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Üniversite Öğrencileri Girişimcilik Ölçeği” (Yılmaz ve Sünbül, 2009) kullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar program paketi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik düzeyleri ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir.  Cinsiyet değişkenine göre yapılan t testi sonucunda ölçeğin tüm alt boyutlarında kadın öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmada sonuç olarak, öğrencilerin girişimcilik düzeylerinde, girişimciliği belirleyen unsurların sosyal sınıf, ailenin ekonomik geçmişi, iş deneyimi, eğitim ve diğer çevresel sosyo-kültürel faktörler olduğu belirtilmektedir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>LİSANSLI E-SPOR KATILIMCILARIN MOTİVASYON DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43237</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43237</guid>
      <author>Metin YILDIZAbdurrahman KIRTEPE, Kürşat Nuri BAYDİLLİ</author>
      <description>Çalışmanın amacını lisanslı e-spor katılımcılarının bazı demografik değişkenleri ile katılımcıların motivasyonlarını etkileyen faktörlerin karşılaştırılması oluşturmuştur. Araştırmanın evreni profesyonel olarak e-spor ile ilgilenen 1686 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi “kolayda örnekleme yöntemiyle” profesyonel olarak e-spor ile ilgilenen 146 sporcuya Google forum yardımıyla surveey olarak ölçek uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 25 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçek güvenirliği Cronbach Alpha testi ile sınanmış ve α=0,897 olarak bulunmuştur. Kategorik değişkenlere ait frekans ve yüzde değerleri sunulmuştur. İki kategori içeren kategorik değişkenlerle nicel değişkenlerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklem T testi; ikiden çok  kategori içeren kategorik değişkenlerle nicel değişkenlerin karşılaştırılmasında Anova testi kullanılmıştır.&#13;
Sonuç;Erkek katılımcıların e-sporla daha fazla ilgilendikleri ve katılım sağladıkları görülürken aynı zamanda erkeklerin kadın katılımcılara göre e-sporda daha çok rekabeti ve başarıyı önemsedikleri, Yaşları gençlik döneminde olan katılımcıların daha ileri yaş gurubunda olan katılımcılara  göre e-spora katılım sağlarken daha fazla heyecan duydukları, e-spora katılımda bilgisayar ve mobil cihazla katılımlarının bu oyunlara katılımlarında motivasyonlarını etkilemediği, katılım sağlayanların büyük oranda herhangi bir işte çalışmadığı ve bu durumun e-spor motivasyon düzeylerini herhangi bir şekilde etkilemediği belirlenmiştir.&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YARDIMCI SAĞLIK PERSONELLERİNDE YALNIZLIK DÜZEYİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43286</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43286</guid>
      <author>Ramazan ÖZAVCINahit ÖZDAYI</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, yardımcı sağlık personellerinde yalnızlık düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada 106 kadın (%44,2) ve 134 erkek (%55,8) olmak üzere toplam 240 katılımcı gönüllü olarak yer almıştır. Personellerin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, görev süresi, mobbinge maruz kalma ve egzersiz yapma durumu incelenmiştir. Personellerin yalnızlık düzeylerini belirlemek amacıyla Russel, Peplau ve Ferguson (1978) tarafından geliştirilen ve Demir (1989) tarafından Türkçeye uyarlanan UCLA yalnızlık ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler normal dağılım sergilediği için parametrik test yöntemleri uygulanmıştır. Veri analizinde elde edilen bulgular 0,05 düzeyinde anlamlı kabul edilmiştir. Yardımcı sağlık personellerinin mobbinge maruz kalma durumlarına göre yalnızlık düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p&lt;0,05). Egzersiz yapmayan yardımcı sağlık personellerinin mobbinge maruz kalmaları sonucu yalnızlaştıkları tespit edilmiştir (0,05). Mobbinge maruz kalma durumu ile yalnızlık arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ancak düşük bir ilişki gözlemlenmiştir. Araştırmaya dâhil edilen diğer değişkenlere göre, yalnızlık durumunda istatistiksel olarak bir farklılığa rastlanılmamıştır. Sonuç olarak, mobbinge maruz kalan yardımcı sağlık personellerinin yalnızlaştığı, egzersiz yapmanın ise yalnızlık düzeyini düşürdüğü anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR EĞİTİMİ ALAN 1. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖZGÜVEN DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ: FIRAT ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42799</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42799</guid>
      <author>Veysel ALBAYRAKMustafa KIZILKOCA, Ecesu ÖZCAN</author>
      <description>Bu araştırma Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde eğitim alan 1. sınıf öğrencilerinin özgüven algılarının bazı değişkenlere göre nasıl değiştiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde eğitim alan 1.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise 252 spor eğitimi alan öğrenci oluşturmaktadır.  Araştırma grubundan veri toplamak için 33 madde ve 2 alt boyuttan oluşan “Öz Güven Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma grubundan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında farklılaşma düzeylerini ortaya koymak için parametrik testlerden “Independent Sample t-Testi” ve “Tek Yönlü Varyans Analizi” kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık derecesi p&lt;0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, spor eğitimi alan öğrencilerin özgüven düzeylerinin artıp azalmasında kişinin psikolojik durumu her ne kadar belirleyici olsa da çevrenin etkisi burada azımsanamayacak düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Bundan dolayı, akademik personel ve antrenörlerin sporculara bakış düzeyi ve onların kendilerini ifade etmelerine olanak vermeleri önem taşımaktadır. Bu kapsamda, üniversitelerin ilgili birimlerinden uzman kişilerce yardım alınması etkili olur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSMANLI DEVLETİNDE TÜRK MÜZİĞİNE KATKIDA BULUNAN BAZI ERMENİ BESTEKÂR VE KANUN SANATÇILARI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44971</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44971</guid>
      <author>Ramazan KAMİLOĞLU</author>
      <description>Geniş coğrafyaya hâkim olan Osmanlı Devleti hükmettiği milletlerin kültürlerini yok etmemiş aksine desteklemiştir. Bu hoşgörü çerçevesinde kültürler birbirleriyle kaynaşmış ve zaman zaman değişik milletler Türk Kültürüne hizmet etmişlerdir. Bu milletlerin en önemlilerinden biriside Türklerle uzun süre birlikte yaşayan Ermenilerdir. Bu çalışmada Osmanlı sınırlarında hayatlarını sürdürmüş ve Türk Müziğine hizmet etmiş 11 Ermeni bestekârın hayatları betimlenmiştir. Bu bestekârlar eserlerini Türk Müziği formlarında ortaya koymuşlardır. Günümüzde icra edilen konserlerde de onların eserleri hala sevilerek çalınmakta, söylenmekte ve dinlenmektedir. Bu sanatçıların Türk Müziğine hem icrada hem eğitimde hem de yazılı kaynaklarında hizmetleri olmuştur. İncelenen Ermeni sanatçıları Osmanlı okullarında okumuşlar kendi müziklerinin yanı sıra Türk Müziği eğitimi de almışlardır. Eserlerinde Türk Müziğinin inceliklerine hâkim oldukları anlaşılmaktadır. Sanatçılarımız Osmanlının değişik coğrafyalarında bulunmuşlar ve Türk Müziğine katkıda bulunmuşlardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ROBOT VE YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI İLE KÜTÜPHANE MİMARİSİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43684</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=43684</guid>
      <author>Sami ÇUHADAR</author>
      <description>Kütüphanelerin etkinliği ve verimliliğini bina, bütçe, kullanıcı, derme, personel, teknoloji gibi temel ögeler belirler. Bu öğelerden kütüphane binaları, bilgi kaynaklarının uygun ortamlarda tutulması, korunması,  hızlı ve kolay kullanıma sunulması, araştırmayı ve okumayı teşvik edici bir ortam sunması gibi önemli işlevleri üstelenmiştir. Hızla gelişen ve değişen bilgi ve iletişim teknolojileri de kütüphane binalarını etkilemektedir. Bu çalışmada robot ve yapay zekâ uygulamalarının kütüphane binalarını, mimarilerini nasıl etkilediği ve gelecekte nasıl etkileyebileceği üzerinde durulmuştur.  Ayrıca, mevcut ve yeni yapılacak kütüphane binalarında robot ve yapay zekâ uygulamalarının kullanılması konusunda önerilere yer verilmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TOPLUMSAL DEĞERLERİN AKTARILMASINDA FARKLI BİR YÖNTEM: İZCİLİK </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42801</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=42801</guid>
      <author>Hilmi TÜRKYILMAZTuncay CANBULAT, Halit ARAPOĞLU, Yaşar ÇIRAKLI</author>
      <description>Değerler, toplumsal birlik ve beraberliği sağlayan ve bu birlik ve beraberliğin uyumlu ve devamlı hale gelmesini temin eden en önemli unsurlardan biridir. İnsanın hayatına yön veren ve onun hayatını inşa eden değerler,  aynı zamanda insanın anlam arayışına katkı sunan faktörlerdir. Bu bakımdan değerler kültürel anlamda hem bireyin hem de toplumun temel yapıtaşlarını meydana getirirler. Bilim, teknoloji, kitle iletişim araçları vb. faktörlerin de etkisiyle, son yıllarda toplumsal alanda hızlı değişimler meydana gelmiştir. Bu değişimler arasında “toplumsal bozulma” olarak nitelendirilebilecek farklılaşmaların da olması, okullarda değerler eğitimi konusunu gündeme getirmiştir. Bu amaçla son yılarda değerlerin bireylere nasıl aktarılacağı hususunda araştırmalar yapılmış ve buna uygun eğitim programları geliştirilmeye başlanmıştır. Değerlerin aktarılmasında, aile, okul, çevre gibi çok farklı boyutlar sürece dahil olduğundan, değerler eğitiminde farklı yöntem ve uygulamaların geliştirilmesi gerekmektedir. Zira yapılan araştırmalarda, telkin yönteminin değer öğretiminde fazla etkili olmadığı görülmektedir. Buradan hareketle bu çalışmada izciliğin, değerler eğitiminde alternatif bir yöntem olup olmayacağı tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GİRİŞİMCİLİK YÖNELİMİ VE İŞLETME PERFORMANSI İLİŞKİSİ: AMPİRİK LİTERATÜR TARAMASI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45245</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45245</guid>
      <author>Feridun DUMANFerhat EREN</author>
      <description>Çalışmanın temel amacı, girişimcilik yönelimi ile işletme performansı arasında ilişkiyi ampirik literatür incelemesi yaparak araştırmaktır. Bu amaç, girişimcilik yöneliminin işletme performansı üzerine etkisini finansal ve finansal olmayan boyutlara ayırarak incelenmiştir.  Literatürden seçilen girişimcilik yönelimi ve işletme performansı ampirik çalışmaları, bu çalışmanın amacına uygun şekilde analiz edilmiştir. Çalışma, girişimcilik yöneliminin işletmelerin finansal ve finansal olmayan performans üzerine etkisinde tutarlılık ve netlik olmadığını göstermiştir. Ancak, girişimcilik yöneliminin işletme performansına doğrudan veya dolaylı katkı sağladığı literatürden anlaşılmaktadır. Bu sonuca ilave olarak, girişimcilik yönelimin işletme performansı üzerine olumlu etkilerinin kısa dönemde ortaya çıkmayacağı, orta ve uzun dönemde ortaya çıkacağı da ampirik çalışmalar da vurgulanmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SİYASAL PAZARLAMA FAALİYETLERİNİN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN SİYASAL DAVRANIŞI ÜZERİNE ETKİSİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44205</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44205</guid>
      <author>Ramazan ASLAN</author>
      <description>Geleneksel pazarlama kapsamında tüketicilerin davranışlarını etkileyen çok farklı faktörler bulunmaktadır. Pazarlama yaklaşımlarının siyasalda kullanılması ise siyasal pazarlama yaklaşımlarının ortaya çıkmasına sebepe olmuştur. Siyasal pazarlama kapsamında benzer şekilde seçmenlerin davranışlarını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Rekabetin yoğun olarak yaşandığı siyasal alanda rekabet üstünlüğü sağlamak için pazarlama faaliyetlerinin oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Bu amaçla, son yıllarda siyasal partiler ve aktörler pazarlama biliminden geniş ölçüde faydalanmaya başlamışlardır. Bu araştırma, siyasal pazarlama uygulamalarının bireylerin siyasal karar verme süreçleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 –eğitim-öğretim yılı, güz yarıyılında Adıyaman Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 464 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, belirlenen bu örneklem büyüklüğü ile yüzyüze anket yönteminden yararlanılarak Adıyaman Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda örneklem grubuna yüzyüze anket uygulanmıştır. Veriler 2019 yılı içerisinde toplandığı için, çalışmaya yönelik Etik Kurul İzni alınmamıştır. Çalışma sonucunda, katılımcıların büyük bir kısmının daha önce oy verdikleri partiye oy vermeyi düşündükleri, siyasal partilerin pazarlama faaliyetleri hakkında bilgi almak için geleneksel medya araçlarını ve interneti kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların oy verecekleri partiyi belirlerken, siyasi konularda bilgili ve tecrübeleri kişilerin düşüncelerinden etkilendikleri tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MARSYAS MİTOLOJİSİNDE TANRILAR SAVAŞI</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44439</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44439</guid>
      <author>İlker IŞIK</author>
      <description>Bu çalışma, Marsyas mitolojisinden yola çıkarak antik gizem dinlerinin Anadolu’daki etkinliğini, antik çağda ve sonrasında bu mitosla ilgili eserleri ve mitosun antik çağda nasıl algılandığını ortaya koymak esas alınmıştır.  Dönemin inanç ve ritüellerinin toplum yapısı içerisindeki kabul edilebilirliği, mevcut kültlerin birbirleriyle olan çatışması ile mitostaki alegorik aktarımın tarihsel gerçekliği irdelenmiştir. Bunu belirtirken zamansal kıstasın yanı sıra coğrafya, siyasal durum, kişi ve kavramlar da göz önünde bulundurularak mitosun yorumlanmasının farklı bir perspektif ile ele alınması sağlanmıştır. Ayrıca bu çalışmada, mitostaki alegorik ve metaforik anlatımın dışında olayın gerçekçi taraflarının da düşünülmesi ile birlikte antik dönem insanın din olgusuna karşı yaklaşımı hakkında da bilgi verilmeye çalışılmıştır. &#13;
Bu bağlamda, mitolojide doğrudan adı geçen tanrı ve tanrıçalar ile bölgede etkin olan tanrı inançları tek tek ele alınmış, nitelikleri ve tarihsel geçmişleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu inançların birbirleri ile olan münasebetleri irdelenerek ortak ya da farklı özelliklerine binaen toplum bünyesindeki çatışımı veya benimsenme özellikleri konu edilmiştir.  &#13;
&#13;
</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


