






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Journal of History School, Yıl 2024 Sayı LXX</title>
    <link>https://johschool.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3067</link>
    <description>Journal of History School</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>&lt;p&gt;Asos Yayınları&lt;br /&gt; Kızılay Mahallesi, Fevzi Çakmak-2 Sk. No:37/1, 06420 Çankaya/Ankara&lt;br /&gt; &lt;a href="https://www.asosyayinlari.com/dergilerimiz.html" target="_blank"&gt;https://www.asosyayinlari.com/&lt;/a&gt;</generator>
    <item>
      <title>Turizm ve Öğrenen Örgütlerin Dinamiklerinin Araştırılması: Bibliyometrik Bir Analiz</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74343</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74343</guid>
      <author>Mehmet Bahadır KALIPÇI</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Bu çalışma, kapsamlı bir bibliyometrik analiz kullanarak turizm ve öğrenen organizasyonlar arasındaki dinamik etkileşimi araştırmaktadır. Temel amaç, "Turizm" ve "Öğrenen Örgütler" ile ilgili akademik makalelerin tarihsel gelişiminin bir haritasını çıkarmak ve dünya çapındaki araştırma modellerinin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını sağlamaktır. Yazarların eğilimleri, atıf kalıpları, işbirliği ağları ve yayın türleri gibi bibliyometrik belirteçleri kullanan çalışma, 1998 yılından günümüze kadar uzanmaktadır. Web of Science veri tabanında yer alan akademik kaynaklardan elde edilen veri seti, yıllık %11,57'lik büyüme oranıyla ilgili alanlarda istikrarlı bir artışın olduğunu göstermektedir. İlginç bir şekilde, 2023 yılı üretkenlik tablosunun başında yer almakta ve bu da araştırmaya yönelik kalıcı bir devamlılığı işaret etmektedir. Sonuçlar, Everingham, P., gibi önemli yazarları ve Coghlan A. ve Schianetz K.'nin ufuk açıcı çalışmalarını vurgulayarak alan yazına önemli katkılarda bulunanları göstermektedir. Analiz, akademik makalelerin ana belge türü olarak yaygınlığını vurgulayarak bu multidisipliner alanda bilginin yayılmasındaki önemini vurgulamaktadır. Önde gelen dergiler arasında Journal of Sustainable Tourism ve Tourism Management yer alırken, Avustralya en çok adı geçen ülke olarak alanın uluslararası erişimini vurgulamaktadır. Chivu, I., Ciocrlan-Chitucea, A., Popescu, D. ve Popescu, D. dahil olmak üzere yazarlar arasındaki güçlü ilişkiler, işbirliği ağı analizi kullanılarak bulunmuş ve bilgiyi ilerletmek için işbirliğine dayalı çabaları göz önüne çıkarmıştır. Bu çalışma, akademisyenlere, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yeni bakış açıları sunarken, öğrenen örgütlerin ve turizmin nasıl değiştiğine dair anlayışımıza katkıda bulunması hedeflenmektedir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>6 ŞUBAT'TAN 14 MAYIS'A DEPREMZEDE EMPATİSİNİN POLİTİK DÖNÜŞÜMÜ: EKŞİ SÖZLÜK’TEKİ BAŞKANLIK SEÇİMİ GÜNDEMİ VE EPİSTEMİK ŞİDDET SÖYLEMLERİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74275</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74275</guid>
      <author>Gökhan KÖMÜR</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; color: black; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Türkiye'de, özellikle seçim dönemine yaklaşıldığı bir dönemde, toplumsal yapının politik anlamda kutuplaşmalara sahne olduğu bir süreçte deprem afeti yaşanmıştır. Bu çalışmada, Ekşi Sözlük’te açılan “deprem bölgesinde akp'nin kazanması” başlıklı entry altında yazılan depremzedelere yönelik kamusal söylemlerin depremin yaşandığı 6 Şubat'tan 14 Mayıs Başkanlık seçimlerine kadar geçen sürede nasıl empatiden, nefrete, şiddete, ötekileştirmeye ve dışlamaya dönüştüğünü kavramak amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde araştırmanın temel soruları olan şu sorulara yanıt aranacaktır; Empatiye ilişkin egemen kamusal söylem, politizasyon aracılığıyla antipatiye ve nefrete/şiddete ilişkin egemen kamusal söyleme nasıl dönüşür? Empatiye ilişkin kamusal söylem politizasyonu nasıl yeniden politize edilerek nefret/şiddet söylemine dönüşür? Dolayısıyla dört aylık bir süre içerisinde depremin o bölgede yaşamayan insanlar üzerinde oluşturduğu empatinin politik nedenlerden ötürü yerini antipatiye bırakması, kamusal söylemler aracılığı ile üretilen epistemik şiddetin boyutlarını daha anlaşılır kılacaktır. Çünkü nefret söylemi bilişsel düzeyde bir şiddet biçimidir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;Bu politik dönüşüm tavrının Ekşi Sözlük platformunda araştırılmasının sebebi, onun çok kullanılan tanınmış bir sözlük olması ve Türkiye’deki kamusal müzakere ve tartışma söylemlerinin bu dijital kültür sahasında toplanmasıdır. Bu çalışmada, Sosyal Medya Eleştirel Söylem Çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Ekşi Sözlük'te yapılan bu çalışma sonucunda kamusal söylemlerin politizasyon aracılığı ile empatiden, nefrete, şiddete, ötekileştirmeye dönüştüğü tespit edilmiş ve Ekşi Sözlüğün aynı zamanda toplumsal temsil açısından önemli bir çeşitlilik barındırdığını ortaya koymuştur.&lt;/span&gt;&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YAŞLI BAKIMI VE EVDE HASTA BAKIMI ÖĞRENCİLERİNİN YAŞLILARA KARŞI TUTUMU VE YAŞLIYA BAKIM VERME İSTEKLİLİĞİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72135</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72135</guid>
      <author>Bünyamin BAZYELSezer AVCI  ,Betül KAPLAN  </author>
      <description> &#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Bu araştırma, yaşlı bakımı ve evde hasta bakımı programını tercih eden öğrencilerin mezun olduktan sonra çalışma ortamlarındaki yaşlılara karşı tutumlarını ve yaşlılara bakım verme istekliliğini belirlemek ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel-Tanımlayıcı tipteki araştırma, Ocak 2023’te bir devlet üniversitesinin Meslek Yüksekokulu programında öğrenim gören Evde Hasta Bakımı ve Yaşlı Bakımı öğrencilerine uygulandı. Araştırmanın evreni 300, örneklemi ise 245 öğrencidir. Veriler, 17 sorudan oluşan “Kişisel Bilgi Formu”, “Yaşlıya Bakım Verme İstekliliği Ölçeği” ve “Yaşlılara Karşı Tutum Ölçeği” ile toplandı. Araştırmanın uygulaması için etik kurul onayı ve üniversite yönetiminden izin alınmıştır. Öğrencilerin sınıf durumu ile “Yaşlılara Karşı Tutum Ölçeği” toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulundu (p&lt;0.05). Cinsiyet, kardeş sayısı, daha önce yaşlı ile aynı evde yaşama süresi ve aile kurduktan sonra ebeveyn ile yaşamayı isteme durumu ile “Yaşlıya Bakım Verme İstekliliği Ölçeği” toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulundu (p&lt;0.05). Araştırmaya katılan öğrencilerin yaşlılara karşı olumlu tutum sergilemelerinin yaşlıya bakım verme istekliliğini arttırdığı ancak orta düzeyde etkilediği bulunmuştur. Yaşlılara karşı tutum ve yaşlıya bakım verme istekliliğine yönelik daha olumlu sonuçlar elde etmek için yaşlı bakımına yönelik derslerin daha alt seviyedeki eğitim süreçlerinde verilmesi ve birlikte yaşamı desteklemek için yaşlıya yönelik sosyal desteklerin arttırılması önerilmektedir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ŞAİRİN GÖZÜNDEN AV SAHNELERİ: KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA AV</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74215</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74215</guid>
      <author>Emre VURAL</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Tabiat içinde yaşamını idame ettirmek zorunda olan insan, yeryüzüne geldiği andan itibaren yiyeceğini ve giyeceğini karşılamak için avcılık ile uğraşmıştır. Doğal yaşam alanında avlayabileceği hayvanları çeşitli aletler kullanarak avlayan insan, zamanın sürekliliğinde av tekniğini de geliştirmiştir. İlk başlarda basit ve ilkel aletlerle yapılan av; zamanla ok, yay ve ağ gibi aletlerin kullanıldığı bir av kültürüne dönüştürülmüştür. Süreç içinde avcılık insanlar tarafından farklı faaliyetler ve etkinlikler için de bir araç olarak kullanılmıştır. İlk başlarda sadece temel gereksinimleri karşılamak için yapılan av etkinliği, sonraları spor ve eğlence amacıyla da yapılmıştır. İnsanların bir araya gelerek yaptıkları av etkinlikleri böylelikle sosyal yaşamın bir halkasına dönüşmüştür. Geçmişteki sosyal hayatın edebî metinlere tezahür etmiş hali olan klasik Türk edebiyatında da av kültürüne ait birçok içerik bulunmaktadır. Hangi hayvanların nasıl avlandığını, av sırasında hangi âletlerin kullanıldığını ve nasıl tuzaklar hazırlandığı gibi pek çok içeriğin tarihî izlerini klasik metinlerden sürebiliriz. Şairlerin çeşitli hayallerle süsledikleri av tasvirlerine bakıldığında gerçek hayatla örtüşecek şekilde çeşitli mecazî anlamları da şiirlerinde kullandıklarını görebiliriz. Çalışmamızdaki asıl amaç klasik Türk edebiyatında av anlamına gelen sayd, şikâr; avcı anlamına gelen sayyâd kelimelerini araştırmak ve şairlerin bu kelimeleri klasik edebiyatının hayal dünyasında av tasvirleriyle birlikte nasıl kullandıklarını tespit etmek olacaktır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAFİK (SİVAS) İLÇESİ’NDE ARAZİ KULLANIM KABİLİYET SINIFLAMASI VE CORINE VERİLERİNE GÖRE 2023 YILI ARAZİ KULLANIM ÖZELLİKLERİ  </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75316</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75316</guid>
      <author>Fatih KARTAL</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Geçmişten günümüze kadar araziler kullanım açısından hızlı ve dinamik bir değişim göstermektedir. Bu nedenle sürdürülebilir bir çevrenin oluşturulmasında arazi kullanımı büyük önem taşımaktadır. Çalışma sahası olan Hafik ilçesi coğrafi konum olarak İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Kızılırmak Bölümünde Sivas Merkez’e 39 km uzaklıkta bulunmaktadır. Çalışmanın amacı; CORINE verilerinden faydalanılarak Sivas ili Hafik ilçesinin sahip olduğu arazi kullanım kabiliyetini ve örtüsünü belirlemektir. Bunun yanında arazi kullanım ve kabiliyet özellikleri üzerinde etkili olan coğrafi unsurlar da ifade edilmiştir. Bu çalışmada ilçenin arazi kullanım kabiliyet sınıflaması Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında oluşturularak belirtilmiştir. Daha sonra 2018 yılının CORINE verileri kullanılarak arazi kullanım özellikleri tespit edilmiş ve bunlar haritalanarak açıklanmıştır. 1:25,000 ölçekli topoğrafya haritaları ArcMap praogramında sayısallaştırılarak ilçenin sayısal yükseklik modeli (DEM) haritası yapılmıştır. Topografya (Yükselti, eğim, bakı) ve yer şekilleri, ana materyal, toprak özellikleri, iklim özellikleri ve sosyo ekonomik özelliklerinin mekâna yansımasını gösteren sayısal tematik haritalar üretilmiştir. Oluşturulan bu arazi kullanım verilerine göre arazi kullanım özellikleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; ilçede düz, az ve orta eğimli sahalar %42’lik bir oran tutarken tarımsal faaliyetlere uygun araziler (I-IV sınıf) %30 ve tarıma uygun olmayan araziler (V-VIII sınıf) %70’lik bir değer oluşturmaktadır. Çalışmada yanlış arazi kullanımına örnek ve arazi kullanım kabiliyetine yönelik önlemlere de yer verilmiştir&lt;/span&gt;&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BAĞIMLILIK YAPICI MADDE KULLANAN ROMANLARIN MANEVİ MEKÂNLARI ZİYARET ALGILARI VE DENEYİMLERİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74248</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74248</guid>
      <author>Fatma ŞENCANFeyza BEKİ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Bağımlılık yapıcı maddelerin amacının dışında kullanımına bağlı olarak gelişen sorunlar insanları tarih boyunca meşgul etmiş ve gün geçtikçe ortaya çıkan yeni bağımlılık türleriyle de meşgul etmeye devam etmektedir. Maddelerin önlenemeyen kullanımına bağlı olarak süreç içerisinde ortaya çıkan bağımlılık problemi bireysel ve toplumsal etkileri bakımından önemini korumaya devam etmektedir. Kullanımı giderek yaygınlaşan alkol, sigara ve diğer maddelerin kullanımı sebebiyle ortaya çıkan sorunlarla baş edebilmek için bu maddeleri kullanan kişiler ve yakınları medikal tedavi programlarının yanında farklı çözüm yolları arayışına girebilmektedir. Günümüzde manevi olarak kişinin iyi hissetme ve psikolojik bakımdan dayanıklı olma hâline destek olan programlar, modern yöntemlerle revize edilip yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu programlardan manevi mekân ziyareti, bu mekânlardaki kişilerin sohbetlerinde bulunma ve inanç temelli bazı ritüeller isteğe bağlı olarak uygulanan yöntemlere örnek olarak gösterilebilir. Halk arasında dinî kimlikleriyle de öne çıkan dergâhlar diğer hizmetlerinin yanında, bağımlı bireylere manevi bakımdan destek olma veya bağımlılığın zararları hakkında farkındalık oluşturma amacıyla hizmet vermektedir. Dergâhların bağımlılık problemiyle ilgili hizmetlerinin incelendiği bu araştırmada örneklem olarak İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan Selami Ali (Selamsız) mahallesi seçilmiştir. Mahallede yaşayan Romanlar arasında madde kullanan bireylerin düzenli olarak manevi mekânları ve buralardaki sorumlu kişileri ziyaretlerinin madde kullanım tutumlarına etkisinin incelenmesi araştırmanın temel önceliğidir. Çalışmada bu mekânlara düzenli olarak gelen kişilerin tutumlarında gözlemlenebilen veya kendilerinin deneyimledikleri değişimi ortaya koyabilmek amacıyla üç farklı grupla, nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Mülakatlardan elde edilen bulguların analizi sonucunda; bağımlılık yapıcı madde kullanan bireylerin manevi mekânlar ile bu mekânlardaki şahsiyetleri düzenli olarak ziyaret etmelerinin kullandıkları maddeleri bırakmaya yönelik olumlu yönde etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Psikolojik olarak kendini daha iyi hissetme, aile ve yakın çevredeki kişilerle olan ilişkilerini düzenleme, riskli davranışlardan uzak kalma, çalışma hayatına katılma ve mevcut sorumluluklarını yerine getirme gibi olumlu gelişmelerin ortaya çıktığı katılımcıların söylem ve gözlemleri arasında yer almaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;Bunlara ek olarak manevi mekânlarda sorumlu kişilerin devam eden hizmetleri sayesinde mahallede güven atmosferi oluşmuş ve sıklıkla görülen suç vakalarında azalma sağlanmıştır. Bu durumun özellikle çocuk ve ergen gibi risk gruplarında koruyucu çalışmalar açısından önemli bir role sahip olduğu da araştırmanın sonuçları arasındadır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>REVİZE EDİLMİŞ JİGSAW II TEKNİĞİ VE ÖĞRENME ORTAMINA ETKİSİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73132</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73132</guid>
      <author>Gamze YAYLA ESKİCİ</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Bu çalışmada, Jigsaw II tekniğinin öğrenme ortamındaki etkinliğini artırmak için, tekniği ortaokul 5. Sınıflara göre revize etmek amaçlanmaktadır. Çalışmada özel durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 103 ortaokul beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Jigsaw II tekniğinin yürütülmesi için sınıf düzeyine uygun öğretim materyali hazırlanmıştır. Hazırlanan öğretim materyali birinci pilot çalışma ile test edilmiştir. Daha sonra tespit edilen eksiklikleri gidermek için bazı eklemeler ve değişiklikler yapılmıştır. Öğretim materyali ikinci pilot çalışma ile tekrar test edilerek Jigsaw II tekniğinin revize edilmiş versiyonu oluşturulmuştur. Orjinal Jigsaw II tekniğine göre hazırlanan öğretim materyali ile asıl çalışma yapılmış ve materyalin son halinin öğrenme ortamındaki etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Tekniğin öğrenme ortamındaki etkisi araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Asıl uygulama sırasında gözlem formu yanında tüm süreç kamera kaydına alınmıştır. Elde edilen gözlem verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Jigsaw II tekniğinin kavram seçimi aşamasında görsel formlar ve videolar kullanılmasının öğrencinin motivasyonu ve güdülenmesi açısından daha uygun olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, uzman çalışma gruplarında araştırma yapılmadan önce ‘sessiz okuma’ yapılmasının öğrencilerin daha iyi araştırma yapmasına yardımcı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin ölçme ve değerlendirme aşamaları dışında tüm aşamalarda haftalar ilerledikçe tekniğe yavaş yavaş alıştıkları görülmüştür. Bu bulgular genel olarak, Jigsaw II tekniğinin ortaokul beşinci sınıflara yönelik iyileştirme yapılabileceği ve bu revizenin tekniğin öğrenme ortamındaki başarısını artırdığını göstermiştir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OPINIONS OF STUDENTS PARTICIPATING IN BAND ACTIVITIES REGARDING SCHOOL BELONGING </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76485</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76485</guid>
      <author>Ahmet TEMELOğuzhan ÇALI ,Rahmi YILDIZ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;In this study, it was aimed to determine the opinions of the students who participated in the band activities about school belonging. Phenomenological research design, one of the qualitative research methods, was used in the research. The study group consisted of high school students studying in Aksaray/Eskil and participating in band activities. The content analysis method was applied to evaluate the data collected using a semi-structured interview form. According to the research findings, themes were determined as “activity”, “socialization”, “success”, “emotion” and “support”. The students who participated in the band activities had the opportunity to represent their school on national festivals. The students gained acquaintance, recognition and acquiring making friends during their band practice. Students who found the environment to discover their talents and to realize themselves experienced the pleasure of success. Students band felt a sense of belonging to the study group and school by being appreciated by the environment they lived in. In this process, students were supported by their families, environment, and teachers. The students expressed similar thoughts regardless of the duration of the band practice. As a result of the research, it was seen that participation in band activities had a positive effect on school belonging. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SPOR ÖRGÜTLERİNDE WHISTLEBLOWING </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74315</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74315</guid>
      <author>İbrahim BAYLAVMehmet DALKILIÇ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Bu makalenin amacı, spor örgütlerinde meydana gelen whistleblowing (bilgi ifşası) kavramını literatüre dayalı olarak incelemektir. Bu çalışma whistleblowing kavramı kapsamında gerçekleştirilmiş yerli ve yabancı çalışmalar kapsamında, bu kavramın sınırlılıklarını belirlemeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda çalışmada nitel araştırma tekniklerinden literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Örgütlerde yaşanan etik/yasa dışı davranışların ortaya çıkarılmasında whistleblowing önemli bir araç olarak görülmektedir. Sporda meydana gelen bu tür davranışları önlemek ve yaptırım uygulamak için uluslararası düzeyde bir dizi tutarlı önlemler alınmış olsada, ulusal düzeyde hâlâ kat edilmesi gereken birçok aşama ve uygulanması gereken önlemler vardır. Örgütlerde etik dışı olarak görülmekte olan eylemlerin meydana getirebileceği olumsuz sonuçları önlemek için, bu eylemlerin kurum içerisindeki ya da kurum dışındaki kişiler tarafından (whistleblower), örgüt içindeki veya dışındaki ilgili kişi ya da birimlere iletilmesi olarak tanımlanan whistleblowing kavramı farklı boyutlarıyla ele alınarak; sonuçlarının yol açabileceği durumlar araştırmanın kapsamı içerisinde yer almaktadır. Çalışma sonucunda whistleblowing kavramının whistleblowerlar tarafından verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanması için çeşitli öneriler verilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE BİREY-ÖRGÜT UYUMUNA DAİR NİCEL BİR ÇALIŞMA: MOBİLYA İMALATI SEKTÖRÜNDE BİR ARAŞTIRMA </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72159</guid>
      <author>Hüseyin KARAGÖZ</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Çalışmanın amacı psikolojik iyi oluş ve birey örgüt uyumu arasındaki ilişkinin tespitidir. Buna ek olarak literatüre katkı sunabilmesi açısından psikolojik iyi oluş ve birey-örgüt uyumunun cinsiyete, medeni duruma, yaşa, eğitim düzeyine, çalışma süresine ve pozisyonlarına göre farklılıklarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada örneklem olarak, Karaman OSB’de faaliyet gösteren mobilya imalatı ile iştigal eden işletme çalışanları seçilmiş, ilgili 252 kişiye yüz yüze anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ve Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada iki değişkenin birbirine etkisini ölçebilmek adına SPSS 27 programı kullanılmış, veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerden yararlanılmıştır. Ayrıca psikolojik iyi oluş ve birey örgüt uyumunun cinsiyete, yaşa, medeni duruma, eğitim seviyesine, çalışma yılı ve pozisyona göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği Bağımsız Gruplar T-Testi ile ve Tek Yönlü Varyans Analizi ile incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre psikolojik iyi oluşun birey-örgüt uyumu üzerinde pozitif yönlü anlamlı ilişkisi tespit edilmiştir. Buna ek olarak ilgili değişkenlerle ilgili yapılan farklılık analizi sonuçlarına göre, b&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;irey-örgüt uyumu cinsiyete göre farklılaşmaktadır. Ayrıca psikolojik iyi oluş, eğitim düzeyine göre farklılaşmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>COĞRAFİ CEHALET KAVRAMI VE 7. SINIF DÜZEYİNDE SOSYAL BİLGİLER DERSİNİN COĞRAFİ CEHALETİ GİDERME ROLÜ ÜZERİNE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76159</guid>
      <author>Kübra Melis AVCUÖzlem ÇAKAR ÇELİK </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Coğrafi cehalet, bireylerin ve toplumların çevresel, kültürel ve jeopolitik gerçeklikleri anlayamamasına neden olan genel bilgi eksikliği durumu olarak tanımlanabilir. Coğrafi cehalet, eğitim sistemlerinin yetersizliği, kültürel ve toplumsal dinamikler, siyasi ve ekonomik faktörler gibi çeşitli unsurların birleşimiyle meydana gelir ve çok boyutlu bir nitelik taşımaktadır. Bu çalışma, 7. sınıf düzeyinde Sosyal Bilgiler dersinin coğrafi cehaleti giderme rolüne yönelik öğretmen görüşlerini incelemektedir. Çalışma, nitel bir yaklaşımla fenomenolojik desen çerçevesinde gerçekleştirilmiş olup, Elâzığ merkez ilçesinde devlet okullarında görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda yürütülmüştür. Elde edilen bulgular, sosyal bilgiler dersinin coğrafi cehaletin giderilmesinde önemli bir role sahip olduğunu ancak bu rolün tam anlamıyla yerine getirilmesi için ders içeriğinin zenginleştirilmesi, öğretmen eğitiminin güçlendirilmesi ve etkileşimli öğrenme fırsatlarının artırılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, eğitim sistemine yönelik eleştiriler dikkate alınarak, öğrenci merkezli bir yaklaşımla dersin daha etkili hale getirilmesi, teknoloji kullanımının artırılması, öğrenci motivasyonunun teşvik edilmesi ve eğitim sisteminin coğrafi eğitime daha fazla kaynak ayırması gerektiği tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, coğrafya bilgisinin önemi vurgulanmakta ve eğitimcilere öneriler sunulmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ENTEGRASYON BAĞLAMINDA TURİZM VE İNSAN HAKLARI </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74342</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74342</guid>
      <author>Lütfi ARSLANMuhammet Nimet ÇAVUŞ   </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;“Hak, adalet, eşitlik, özgürlük” gibi insanın insan olmasından dolayı doğuştan sahip olduğu temel haklar 20. yy. da “insan hakları” kavramıyla özdeşleşmiştir. İnsan hakları, insanların onurlu bir şekilde yaşamasını temin eden temel standart haklardır. “Birleşmiş Milletler BM”, 1948’de yayınladığı “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İHEB” ile insan haklarının hayatın her alanında gerçekleştirilmesi için önemli bir adım atmıştır. İnsanın içinde olduğu her türlü çalışma ortamında İnsan haklarının korunması için ulusal ve uluslararası kuruluşlarca ciddi kararlar alınmış, bildiriler yayınlanmıştır. İnsanların ürün ve hizmet tüketimini yaptığı bunu yaparken birbirlerini yakından tanıma imkanını bulduğu sosyo-ekonomik bir faaliyet olan turizmin ve buna bağlı olarak gelişen turizm endüstrisinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle birlikte, “turist, turizm çalışanları vedestinasyonlarda yaşayan yerel halk” önemli paydaşlar haline gelmiş, “turizm ile insan hakları” arasında bir entegrasyon ve iş birliği doğmuştur. Turizm faaliyetlerinde insanın temel haklarının korunması, ayrımcılığa karşı çıkılması ve tüm bunların sürdürülebilirliği için uluslararası hukukta temel sorumluluk devlete yüklenmiştir. Turizm işletmelerinin insan haklarına saygılı bir çalışma ortamı yaratmaları için hükümetlerin uygun düzenlemeleri yapmaları yönünde “AB, MB, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Bankası, OICD ve Dünya Turizm Örgütü” gibi uluslararası kurum ve kuruluşların teşvik edici çalışmaları bulunmaktadır. “2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Berlin Bildirgesi” bu çalışmaların bir ürünü olmuştur. Turizm faaliyetlerinin gelişmesine rağmen turizmin insan odaklı paydaşları nezdinde bir takım hak ihlalleri yaşanmakta bu da turizm ile insan hakları arasındaki ilişkiyi olumsuz etkilemektedir.&lt;span style="color: black;"&gt; Turizm ileinsan hakları arasındaki entegrasyonu ele alacak potansiyel birçok konu olmasına rağmen, literatürde bu alanda yeterli çalışma bulunmamaktadır. Nitel yöntem ve tarama modeline göre yapılan bu araştırmada, turizm ve insan hakları arasındaki ilişki alanlarıtespit edilerek, turizm ve insan hakları arasındaki entegrasyonun boyutlarının ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu sebeple, turizm ve insan hakları arasındaki entegrasyon“Turizm ve İnsan Hakları İlişkisi, Turistler, Turizm Çalışanları ve Yerel Halk” perspektifinden incelenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DUYGUSAL EMEĞİN İYİ OLUŞ HALİNE ETKİSİ: BELEDİYE ÇALIŞANLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=71983</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=71983</guid>
      <author>Birsen YENER AYDINEmine ATALAY  ,Fatma Zehra YILDIZ  ,Emine GÜNDOĞMUŞ  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Bu çalışma, belediye çalışanlarının duygusal emeğinin iyi oluş hali üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Türkiye’de bir belediyedeki beyaz yakalı çalışanlar oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılan araştırmada veriler anket yoluyla toplanmıştır ve verilerin analizi IBM SPSS Statistics 24.0 ile yapılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiki analizler, Pearson regresyon analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda duygusal emeğin iyi olma hali ile düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Belediye yönetimlerinin duygusal emeği doğru bir şekilde dengelemeye yönelik politikalar geliştirmesi ve çalışanların iyi oluş halini artırmak için destekleyici önlemler alması önerilmektedir. Sonuç olarak, bu araştırma belediye çalışanlarının duygusal emeğin iyi oluş hali üzerindeki etkisini aydınlatarak, bu alanda yapılabilecek iyileştirmelere yönelik önemli bilgiler sunmaktadır. &lt;/span&gt;&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE YAŞAM BOYU ÖĞRENMEYE ODAKLANAN ARAŞTIRMALARIN İNCELENMESİ: 2019-2024 DÖNEMİ</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75546</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75546</guid>
      <author>Özgür SİREM</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Bu araştırmanın amacı, 2019-2024 yılları arasında Türkiye’de yaşam boyu öğrenmeye odaklanan bilimsel çalışmaları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmektir. Bu amaçla Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinde yer alan ve eğitim öğretim alanında tamamlanmış olan lisansüstü tezler incelenmiştir. Yapılan bu araştırmada tez başlığında “yaşam boyu öğrenme” ve “hayat boyu öğrenme” anahtar kelimeleri aranarak ulaşılan 12 tane doktora ve 135 tane yüksek lisans türünde gerçekleştirilmiş 147 tane açık erişimli çalışma değerlendirilmeye alınmıştır. Doküman incelemesi yöntemi ile lisansüstü tezlerin türleri (yüksek lisans, doktora), yazıldığı dil, yazıldığı yıl, yazıldığı üniversite, katılımcılar (öğretmen, öğrenci, kursiyer vb.), kullanılan yöntem, veri toplama araçları ve veri analiz yöntemleri bir word dosyasında tablo olarak yazılmış ve analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, konu ile ilgili olarak en fazla yüksek lisans tezi yapılmış;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;çalışmaların çoğunluğu Türkçe olarak yazılmıştır. Elde edilen bulguya göre en fazla 2019 yılında 46 adet lisansüstü çalışma yapılmış ve çalışmaların çoğunluğu Sakarya ve Bartın Üniversitelerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmalara en fazla öğretmenler katılmış olup yöntem olarak en çok ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;Veri toplama aracı olarak en fazla ölçekler kullanılmış olup yine en fazla istatistiksel veri analizinden yararlanılmıştır. Yaşam boyu öğrenme odaklı lisansüstü çalışmalarda en fazla çalışma öğretmenlerle yapılmış olup yöntem olarak ilişkisel tarama modeli, veri toplama aracı olarak ölçek, veri analiz yöntemi olarakta istatistiksel veri analizinden yararlanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALTIN BÖCEK ADLI KISA ÖYKÜNÜN TÜRKÇEYE İKİ FARKLI ÇEVİRİSİNDE EDGAR ALLAN POE’NUN EDEBİ BİÇEMİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74341</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74341</guid>
      <author>Semih SARIGÜL</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Edebi çeviride biçem çözümlemesi, çeviri süreci boyunca alınacak kararları etkileyeceği için bir çevirmenin hedef metni oluştururken kullanacağı sözcük türleri, cümle yapıları ve edebi sanatlar konusunda yol gösterici unsurlardandır. Bu anlayışla mevcut çalışma, Amerikan edebiyatının en önemli kısa öykü yazarlarından Edgar Allan Poe’nun &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;The Gold Bug&lt;/em&gt; adlı öyküsünün Türkçeye &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Altın Böcek&lt;/em&gt; adıyla 1969 yılında Tomris Uyar ve 2002 yılında Dost Körpe tarafından yapılan çevirilerinde yazarın edebi biçeminin nasıl yansıtıldığını ele almaktadır. Çalışmada öncelikle Poe’nun bu öyküsünde kullandığı edebi biçem, Stauffer (1996) tarafından yapılan sınıflandırma ve Poe’nun diğer öykülerinde başvurduğu benzer kurgusal araçlar temelinde kısaca değerlendirilmiştir. Daha sonra iki çeviri, Van den Broeck (1985) tarafından önerilen çevirisi eleştirisi modeline dayanarak sözcük, sözdizimi ve retorik düzeyinde kaynak metinle karşılaştırılmıştır. Çevirmenlerin hedef dildeki seçimlerini sınıflandırmak için ise Toury (2012) tarafından önerilen çeviri normları ile Vinay ve Darbelnet (2000) tarafından önerilen iki başlıklı çeviri yöntemi sınıflandırması kullanılmıştır. Yapılan çözümleme, Körpe’nin sözcük düzeyinde Poe’nun biçemine paralel ve kaynak metin odaklı/yeterli bir çeviri yaptığını; Uyar’ın ise sözdizimi bakımından kaynak metin odaklı/yeterli bir çeviri yaptığını göstermiştir. Retorik düzeyde ise Uyar’ın sıkça deyimlere başvurup kültürel açıdan daha hedef metin odaklı/kabul edilebilir bir çeviri sunduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla çevirmenlerin hedef metin okuyucusu gözünde iki farklı Poe biçemi ortaya koyduğu söylenebilir. Söz konusu bulgular, aynı zamanda “kaynak odaklı”, “hedef odaklı”, “yeterli” ya da “kabul edilebilir” çeviri gibi ikili sınıflandırmaların incelenen metin birimine göre önemli ölçüde değişerek hedef metnin geneline yayılamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle, bir yazarın hedef dildeki biçemine dair çıkarımlar yaparken çevirmen biçeminin etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilebilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt; &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ MADDE BAĞIMLILIĞI FARKINDALIKLARI İLE PSİKOLOJİK SAĞLAMLIKLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ  </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74000</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74000</guid>
      <author>Emine DOĞANNebile ÖZMEN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Bu araştırmada öğretmen adaylarının madde bağımlılığı farkındalıkları ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin okul sosyal hizmeti perspektifinden incelenmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 502 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği” ve “Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği” kullanılmıştır.&lt;a name="_Hlk152191766"&gt;&lt;/a&gt; Çalışmanın verileri SPSS 26 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson momentler çarpımı korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi gibi istatistiksel tekniklere başvurulmuştur. Araştırmada yapılan a&lt;/span&gt;nalizler sonucunda öğretmen adaylarının madde bağımlılığı farkındalık düzeyleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik sağlamlık düzeyinin madde bağımlılığı farkındalığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya koyulmuştur. Araştırmada öğretmen adaylarının madde bağımlılığı farkındalık düzeylerinin ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının bağımlılıkla mücadele eden kurum ve kuruluşlara ilişkin farkındalık düzeylerinin ise yetersiz olduğu neticesine varılmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE YÖNELİK TÜRKİYE VE DÜNYA MÜZELERİNDE EĞİTİM ETKİNLİKLERİ </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74860</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74860</guid>
      <author>Yelda USALYelda USAL  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Müzeler, yaşam boyu öğrenmenin gerçekleştiği, kalıcı ve etkili öğrenmenin sağlandığı en önemli okul dışı öğrenme mekanlarıdır. Müzeler içlerinde yaşattıkları dünyayı en etkili yansıtabilmek ve her tür izleyici grubunun ilgiyle, istekle müzeye gelmek isteyeceği, heyecanla öğreneceği bir müze ziyareti gerçekleştirmeleri için hedef kitleye yönelik fiziki donanım ve farklı eğitim etkinlikleri sunmaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;Bu bakış açısından hareketle araştırmada, özel gereksinimli bireylere yönelik Türkiye ve Dünya müzelerinde uygulanan güncel eğitim etkinlikleri irdelenmiştir. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada, özel öğrenme yöntemlerine ihtiyaç duyan bireylere yönelik yurtiçi ve yurtdışındaki müzelerde yapılan etkinlikler, bu etkinliklerde izlenen yol, kullanılan yöntemler, fiziki ortam, donanım ve tüm bu sunulanların öğrenmedeki etkisi incelenmiştir. Araştırma Türkiye’deki Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Pera Müzesi; Dünya’daki British Museum, Metropolitan Museum of Art, Tate Museum, Chicago Children’s Museum ve State Tactile Museum Omero müzelerinin özel gereksinimli bireylere yönelik sunduğu 2019-2023 yılları arasındaki eğitim etkinlikleri ile sınırlıdır. Araştırma bulguları özel öğrenme yöntemlerine ihtiyaç duyan bireylerin müze ziyaretlerinde onlara engel gruplarına yönelik fiziki ortam ve donanım ve öğrenme yöntemleri sunulduğunu ve tüm bunların öğrenmedeki güçlü etkisini göstermiştir. Araştırma sonucunda müzelerde, Braille alfabesi ile yapılan açıklamaların, büyük punto yazıların, baston takibi yapılabilecek bir düzenin, işitsel bilgilendirmelerin, teknolojinin sonsuz olanakları ile gerçekleştirilen heyecan verici sunuşların kısacası farklı engel gruplarına yönelik fiziki ortam ve yöntemlerin müze ziyaretini nasıl verimli hale getirdiği görülmüştür. Araştırma kapsamında incelenen Türkiye ve Dünya müzelerinde görülen özel gereksinimli bireylere yönelik etkinliklerin, fiziki ortam ve donanımın diğer müzelerde de giderek artması için yasal zorunlulukların getirilmesi ve resmi kurum ve kuruluşların müzelerdeki farklı engel gruplarına yönelik ortam ve hizmetleri denetlemesi önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE TARİH YAZICILIĞINA ANNALES OKULU YÖNTEMİNİN YANSIMASI </title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75066</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75066</guid>
      <author>Erdal İNCE</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 6.0pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; color: black;"&gt;Tarih eğitimi sayesinde nesiller geçmişlerini öğrenir ve geleceğe yeni pencereler açarlar. Bu çerçevede tarih bilimi, oldukça önemli yer tutar. Burada tarihi gerçeklik ve bakış açısının genişliği, olay ve olgulara derinlik katar. Gerçeklik ve genişlik, olay ve olguların gerçek manada algılanabilmesini kolaylaştırır. Tarihsel gerçekler araştırılırken, savaş ve siyaset gibi sadece iki konu üzerinden açıklanması, tarih bilimini sığ bir duruma sokmakta, bilimden beklenen gerçeklere ulaşma, geleceğe yön verme idealine aykırı düşmektedir. Marc Bloch ve Lucien Febvre, tarih yazımında disiplinler arası bir bakış açısını savunarak, 1929’da Annales Okulu yöntemini oluşturmuşlardır. Onlar, tarihi bir olay ya da olgu araştırılırken psikolojiden ekonomiye, sosyolojiden antropolojiye kadar, birçok bilimden yararlanılmasının gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bu ekol, Türkiye’de de tarih yazıcılığı alanında kullanılmıştır. Fuat Köprülü, Ömer Lütfi Barkan, Halil İnalcık gibi tarihçiler Annales ekolünün, Türkiye’de tanınmasını sağlamışlardır. Bu çalışmada, tarih yazıcılığına yeni bakış açısı getiren Annales Okulu incelenerek, bu okulun sahip olduğu yöntemin, Türkiye’deki tarih yazıcılığına yansımaları değerlendirilecektir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TAŞIMALI EĞİTİMDE YAŞANAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ YUSUFELİ ÖRNEĞİ *</title>
      <link>https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73183</link>
      <guid isPermaLink="true">https://johschool.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73183</guid>
      <author>Hatice KitapçıHatice Kitapçı  </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu araştırmanın amacı, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Artvin ilinin Yusufeli ilçesinde taşımalı eğitim çerçevesinde görevini sürdüren okul müdürleri, öğretmen, veli ve taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilerin görüşleri ile taşımalı eğitimde yaşanılan sorunlar ve çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Artvin ili Yusufeli ilçesinde taşımalı eğitim veren okulların yöneticileri, öğretmen, veli ve öğrencileri oluşturmaktadır. Seçkisiz örneklem yöntemi kullanılarak 6 okul müdürü, 1 öğretmen, 3 öğrenci, 2 veli olmak üzere 12 katılımcı ile görüşülmüştür. Taşımalı eğitimde ulaşım alanında yaşadığı ilk sorunlar arasında “araçların erken ya da geç gelip-gitmesi ve çocukların beklemesi” bulunmaktadır. Bu sorunları, servis şoförlerinin resmi belgelerle ilgili görevlerini eksiksiz ve olması gereken zamanda yapmaması, mesafe-temizlik kurallarına uyulmaması ve servis aracında öğrenciler arası problemlerin yaşanması izlemektedir. Bu sıkıntıların giderilmesi için önerilerin başında “servis araçlarının geliş-gidiş zamanlarına dikkat edilmesi sağlanmalı, araç ve sürücü denetimlerinin arttırılması, sürücü eğitimlerine dikkat edilmesi, mesafe-hijyen şartlarına riayet edilmesi, taşınan her bölge, mahalle veya gerekliyse köyün okul servisinin ayrı olması, okul taşıtı ve şoförlerinin sistemli olmalarının sağlanması, ara sıra da olsa araç şoförlerinin ve araçlarının değişmemesi önerilmektedir. Taşımalı eğitime tabi tutulan öğrencilere yemeklerin belli bir sıraya göre verilmesi, besin değeri yüksek ürünlerden seçilmesi, taşıma usulüyle yemek verme yerine her okulun kendi yemekhanesini kurarak kendi yemeğini çıkarma yoluna gitmesi, denetim faaliyetlerinin artması, bu eğitim merkezlerinde çalışan bireylerin çalışmalarının maddi açıdan karşılığını alabilmesi, aynı görevi icra edenler arasında iş birliğinin sağlanması önerilmektedir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


