Journal of History School

ISSN:1308-5298

21. YÜZYIL BAŞINDA TÜRKİYE KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİ


Sovyetler Birliğinin dağılması ile 1991’de bağımsızlığını kazandıktan sonra Kazakistan, uluslararası güç dengesini gözeten ve Nursultan Nazarbayev’in “çok yönlü dış politika” biçiminde tanımladığı bir dış siyaset izlemektedir. Rusya’yı önceliğine alan ve Çin ile de olumlu ilişkilerini devam ettirmek isteyen Kazakistan, aynı zamanda komşu ülkeler ve ABD ve Avrupa Birliği ülkeleriyle de yakın ilişkiler kurmak niyetindedir. Bütün bunların yanında Türkiye de Kazakistan için müttefik ve dost bir ülke konumundadır. Türkiye, Kazakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkedir. Bu durum, yalnızca diplomatik bir ilişki başlatmanın ötesinde son derece önemli sembolik anlamlar taşıyan bir siyasi girişim olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin bu cesur davranışında uzun yıllardan beri Orta Asya Türklerine duyulan sevgi ve özlemin rolü büyüktü. Maalesef, daha sonraki ilişkilere de bu duygusal yaklaşım damgasını vurmuş, Orta Asya cumhuriyetlerinin kültürel alt yapısını ve mevcut durumunu anlamadan atılan adımlar kalıcı olmamıştır. Dolayısıyla bağımsızlık sonrası gelişen ilişkiler 1993 sonrasında düşüş göstermiş, 2002’den itibaren tekrar yükselişe geçen ilişkiler inişli-çıkışlı bir grafik çizmiştir. Özellikle 2016 sonrası Türkiye’nin Türk Dünyasına ilgisinin artmasında, Orta Doğu politikasında yaşadığı sıkıntılar sebebiyle alternatif coğrafyalara yönelime isteği ve MHP faktörü etkili olmuştur. İki ülke ilişkilerinin gelişmesinde ortak tarihi, kültürel ve manevi bağlar önemli rol oynamıştır. Kazakistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra Türkiye ile imzalanan çok sayıdaki anlaşmalarla çeşitli alanlardaki ilişkiler ve işbirliği esasları düzenlenmiştir. İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin gelişmesine paralel olarak Kazakistan, Türkiye’nin bölgedeki en önemli siyasi ve ekonomik ortaklarından biri haline gelmiştir. Özellikle AK Parti’nin 2002’de iktidara gelmesinden itibaren ilişkiler büyük bir canlılık kazanmıştır. Antalya’da 2006’da yapılan Türk Zirvesi’nde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile işbirliği alanında önemli adımlar atılmıştır. Yine Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 2009 Ekim ayında Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşması ile ilişkiler yeni bir boyuta taşınmıştır. Bu arada belirtmek gerekir ki Nazarbayev, Türk Dünyası liderliğine de oynamaktadır. Ülkesinde Kazak kimliğinin desteklenmesi ve devlet inşası çabasında bulunana Nazarbayev’in kimi icraatlarıyla Atatürk’ü örnek aldığı da söylenebilir. Bu bağlamda okullarda Kazakça dersleri konulmuş, yazılı ve görsel basında belli oranlarda Kazakça yayın yapma mecburiyeti ve bazı devlet görevlerinde atamalarda Kazakça bilmek şartı getirilmiş, buna ilaveten Latin Alfabesine geçiş sağlanmıştır. Öte yandan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Mayıs 2012’de Kazakistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyarette Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) kurulmuş ve Türkiye Kazakistan stratejik ilişkileri kurumsal bir çerçeveye oturtulmuştur. Günümüzde Türkiye ile Kazakistan arasındaki en önde gelen konu, petrol boru hatlarıdır. Türkiye, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’dan petrol ve doğalgaz ithal etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerine yaklaşımının özellikle enerji ve ekonomi merkezli olduğu söylenebilir. Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticaret hacmi 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde, toplam 2 milyar Dolara yaklaşmıştır. Hedef, ikili ticaret hacminin 10 milyar Dolara yükseltilmesidir. Türkiye ile Kazakistan’ın bölgesel ve uluslararası alandaki işbirliği de süratle gelişmektedir. Avrasya coğrafyasında huzur ve barışın tesis edilmesi için iki ülke öncülüğünde Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi oluşturulmuş; Türk Konseyi’nin ve TÜRKPA’nın kuruluşunda Türkiye ile birlikte Kazakistan önemli rol oynamıştır. Türk Cumhuriyetleri arasındaki kültürel ilişkileri düzenleyen kurum olan TÜRKSOY ise Türk Konseyi’ne bağlıdır. Kazakistan ayrıca Uluslararası Türk Akademisi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Eğitim ve kültür alanındaki işbirliği de iki ülke ilişkilerinin önemli bir boyutunu teşkil etmektedir. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi son derece önemli bir işlev görmektedir. Bu çalışma, Kazakistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin analizini yaparak, AK Parti dönemindeki ilişkilerin gerçek boyutunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Makalede öncelikle, dönemin Türkiye ve Kazakistan’ın dış politikalarının temel özellikleri incelenecek, ardından da Türkiye ile Kazakistan arasındaki siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkiler özellikle AK Parti Hükümetleri dönemi esas alınarak aydınlatılmaya ve değerlendirilmeye çalışılacaktır.


Anahtar Kelimeler


Türkiye, Kazakistan, İkili İlişkiler, R. Tayyip Erdoğan, Nursultan Nazarbayev.

Yazar: Mustafa BOSTANCI - Taner LÜLECİ
Sayfa Sayısı: 715-754
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/joh.24651
Tam Metin:
Journal of History School
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz.

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.