Journal of History School

ISSN:1308-5298

OSMANLI DEVLETİ’NİN İRAN MEŞRUTİYETİ ÜZERİNDEKİ TESİRİ HAKKINDA BİR MÜTALAA


Osmanlı yenileşmesi üzerine yapılan çalışmalara bakıldığında Osmanlı Devleti’nin Batı ile ilişkilerinde daha çok edilgen ve etkilenen bir pozisyonda olduğu şeklinde değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Fakat durum tam olarak böyle değildir. Batı’nın “hasta adam” tanımlamasına rağmen Osmanlı, büyük bir dinamizm ile tarihe yön vermeye çalışmıştır. Gelişmiş ve ilerlemiş Batı’nın değerlerini transfer eden Osmanlı, bu değerleri kendi değerleriyle mezc ederek yeni bir forma büründürmüştür. Tarih karşısında daima özne kimliğini koruyan Osmanlı, değişip dönüşürken aynı zamanda çeperindeki devletleri, toplumları ve kültürleri de etkilemiş ve dönüştürmüştür. Osmanlı Devleti’nin değişiminde etkili olduğu devletlerden biri de komşusu İran’dı. Osmanlı ile paralel bir modernleşme sürecinden geçen İran’ın modernleşmesinde büyük bir etkiye sahip olan Osmanlı Devleti, İran Meşrutiyeti üzerinde de yadsınamaz bir tesire sahipti. XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti’nin modernleşme tecrübesinden yararlanan İran’ın gerçekleştirdiği tüm ıslahat teşebbüslerinde bu etkiyi belli oranda görmek mümkündür. Özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı’ya gelen ve Osmanlı’daki yenileşme çalışmalarından etkilenen İranlı devlet adamları ve siyasetçiler Osmanlı’nın yenileşme tecrübesinin örnek alınmasını savunmuşlardır. Yenileşme taraftarı İranlı devlet adamı ve yöneticilerinin yanı sıra İstanbul başta olmak üzere Osmanlı şehirlerinde yaşayan çok sayıda İranlı aydın, ulema, tüccar ve işçi de İran için yegâne kurtuluşun modernleşmek olduğunu tecrübe etmiş ve Osmanlı tecrübesini İran’a nakletmeye çalışmışlardır. Çok sayıda Farsça gazetenin, kitabın, risalenin, şiirin, makalelerin yayınlandığı ve İranlıların yaşadığı her yere ulaştırıldığı İstanbul, adeta İran modernleşme taraftarlarının kalbi konumundaydı. XIX. yüzyıl boyunca idari, askerî, siyasi ve içtimai alanda İran’ı etkileyen Osmanlı, İran meşrutiyeti konusunda da oldukça önemli bir etkiye sahipti. Meşrutiyet, Kanun-ı Esasi, kanun hükümeti, meclis gibi pek çok kavram da bu süreçte Osmanlı’dan ödünç alınmış ve tartışılmıştır. İran Meşrutiyeti’nin fikrî oluşumu sürecinde etkili olan Osmanlı, meşrutiyetin ilanında ve daha sonra yaşanan iç savaşta da etkili olmuştur. Meşrutiyetin ilanından önce İranlı aydınların toplandığı bir merkez hüviyetinde olan İstanbul, Meclis-i Mebusan’ın bombalanmasından sonra yaşanan iç savaşta, İranlı entelektüellerin karargâhı hâline gelmiştir. Ayrıca İstanbul’da faaliyet yürüten ve zaman zaman Osmanlı yöneticilerinden de destek gören Encümen-i Saadet’in İran Meşrutiyeti’ni yeniden elde edilmesi hususunda ortaya koyduğu çaba dikkate değerdir. Bu çerçevede Encümen-i Saadet’in Osmanlı elitleriyle kurduğu ilişki ve encümen bünyesindeki İranlı aydınların İstanbul’daki siyasi ve fikrî mücadelesi önemli dinamiklerdir. Diğer taraftan meşrutiyetin korunması konusunda Tahran’da görev yapan Osmanlı Devleti’nin diplomatları Şemseddin Bey ve Cemil Said Bey yoğun çaba sarf ederken, iç savaşta Osmanlı ordusu da meşrutiyetçilere destek sunmuştur. Çalışmamızda Yeni Osmanlılar’dan Jön Türklere ve Osmanlı Devleti’nin Tahran’da görev yapan diplomatlarına kadar bir bütün olarak Osmanlı Devleti’nin, İran Meşrutiyeti’nin oluşum sürecine katkısı ortaya konulmaya çalışılmaktadır.


Keywords


Osmanlı Devleti, İran, Meşrutiyet, İran Meşrutiyeti.

Author: Osman KARACAN
Number of pages: 1413-1447
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/joh.24746
Full text:
Journal of History School
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.