Journal of History School

ISSN:1308-5298

II. DÜNYA SAVAŞI’NDA TÜRKİSTAN LEJYONU: KURULUŞU, FAALİYETLERİ ve TÜRKİYE’NİN YAKLAŞIMLARI


Almanya’nın Polonya’ya saldırısı ile birlikte başlayan II. Dünya Savaşı, Dünya tarihinin o güne kadar gördüğü en şiddetli ve kanlı savaş olmuştur. II. Dünya Savaşının kırılma noktalarından biri de Almanya’nın SSCB’ye karşı savaşması olmuştur. 1941 yılında Almanlarca başlatılan Barbarossa Harekâtı esnasında yaklaşık üç milyon SSCB askeri esir edilmişti. Esir kamplarında hayatta kalma mücadelesi veren esirlerin çoğu, Türksoylu SSCB askerleriydi. Yeni kurulan Alman Doğu Bakanlığı aracılığıyla savaş esirlerinin durumu değerlendirilmiş; özellikle Türksoylu esirlerin durumlarının iyileştirilesi ve Kızılordu’ya karşı savaştırılması için komiteler oluşturulmuştu. SSCB coğrafyasının değişik yerlerinde yaşayan Türk halklarının lideri konumundaki önemli şahsiyetler de bu komitelerde bir araya getirilmişti. Bu kapsamda Mustafa Çokay, Veli Kayyum Han, Alihan Kantemir, Ahmet Temir, Osman Hocaoğlu, Mehmet Emin Buğra, Mehmet Emin Resul-zade ve Cafer Saydahmet gibi lider isimler yoğun bir mesai harcamışlardı. Alman Doğu Bakanlığının kontrolünde yapılan komite çalışmalarıyla savaş esirlerinden Doğu Lejyonları kurulmuş; Türkistan Lejyonu da 1942 yılının Ocak ayında kurulmuştu. Almanlar, bu askeri yapının dışında Azerbaycan, İdil-Ural, Gürcü ve Ermeni Lejyonlarını da oluşturarak Kızılorduya karşı savaştırmışlardı. Mustafa Çokay’ın kısa süre sonra ölümüyle Türkistan Lejyonu için görevlendiren isim Veli Kayyum Han idi. Türk Hükümeti ve kamuoyundaki Türkçü çevreler de bu süreci yakından takip etmiş ve desteklemişlerdi. Türkistan Lejyonu ilk önce Doğu Cephesi’nde Kızıl Ordu ile savaştırılmış, 1943’te de Batı Cephesi’ne kaydırılmıştı. Türkistanlı askerler gerek Doğu Cephesinde Kızıl Ordu ile gerekse Batı Cephesinde Müttefik Kuvvetlerle savaşırken ağır kayıplar vermişlerdi. Almanya’nın savaşı kaybetmesi üzerine ABD ve İngiltere tarafından esir edilen Türksoylu askerler, Sovyetler Birliği’ne teslim edilmiş; Sovyetler Birliği de bu askerleri “Vatan Haini” ilan ederek idâm etmişti. Ayrıca Sovyet rejimi, Almanların işgal ettikleri bölgelerde yaşayan Türk ve Müslüman nüfusun büyük bir bölümünü cezalandırmış, yerinden yurdundan ederek binlerce km. uzaklıkta başka yerlere sürgüne göndermişti. Ancak sürgün işlemleri soykırıma dönüşmüş, çoğu Türksoylu SSCB vatandaşı, gönderildiği yere ulaşmadan hayatını kaybetmişti. Gidebilenler de ağır koşullar içinde hayatta kalma mücadelesi vermiştir. Türkiye ise savaş sonunda ortaya çıkan şartlar gereği, Türksoylu askerlerin idâmlarına ve sürgünlere tepkisiz kalmıştı.


Anahtar Kelimeler


Türkistan, Almanya, Sovyetler Birliği, Türkistan lejyonu, Veli Kayyum Han

Yazar: Mehmet Korkud AYDIN -
Sayfa Sayısı: 621-663
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/joh.24959
Tam Metin:
Journal of History School
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz.

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.