KÜLT MERKEZLİ BİR ANLATI: HAMZA TAŞI EFSANESİ ÜZERİNE İNANIŞ, RİTÜEL ve İŞLEV MERKEZLİ BİR DEĞERLENDİRME

Author :  

Publication Date: 2025-07-19 23:08:49.0
Language : Türkçe
Subject : Türk Halk Bilimi
Number of pages: 1306-1321
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Türk kültüründe kadim dönemden itibaren varlık gösteren ağaç, dağ, su, taş, ocak vb. tabiat unsurları merkezli geliştirilmiş kült inanışlar mevcuttur. Tabiat ile iç içe yaşayan toplumlar uygarlaşma öncesi dönemde tabiat unsurlarına anlam yükleme ihtiyacı duymuşlar, onların ilahi bir karşılığı olduğunu düşünmüşlerdir. Kadim dönemde yaylak-kışlak arasında tabiatla iç içe yarı göçebe bir yaşam süren Türklerin bu özelliği tabiat unsurları merkezli inanış ve uygulamaların çeşitliliğini de beraberinde getirmiştir. Türkler kült özellik arz eden tabiat unsurlarını yaratıcının yeryüzündeki bir yansıması olarak değerlendirmişler, bu nedenle kült niteliği taşıyan tabiat unsurlarına büyük ehemmiyet vermişlerdir. Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonraki dönemde de varlığını örtülü bir şekilde devam ettiren bu kült inanışların izleri bugün 21. yüzyılda da devam etmektedir. Halk inançlarının efsane türüyle olan yakın ilişkisi kült temelli inanışların sürdürülebilirliğine de doğrudan katkı sağlamıştır. Sözlü gelenekte çağlar boyunca aktarılan efsaneler, inanışların toplumsal hafızada diri tutulmasını sağlamışlardır. Giresun Adası üzerinde bulunan Hamza Taşı ve onun etrafında şekillenen efsane metni, inanış, uygulama, ritüel ve işlev boyutuyla Giresun kültür tarihinde görünüm sergilemiş bir anlatıdır. Anlatı merkezli geleneksel uygulamaların çoğunluğu devamlılık arz ederken Hamza Taşı merkezli ritüeller eski gücünü kaybetmiştir. Çalışmada inanış ve ritüel kavramları üzerine efsane türü ve kült inanışlar eksenli bir değerlendirme yapıldıktan sonra Hamza Taşı efsanesi inanış, ritüel ve işlev merkezli bir analize tabi tutulmuştur.

Keywords

Abstract

In Turkish culture, there are cult beliefs centered on natural elements such as trees, mountains, water, stones, fireplace etc. that have existed since ancient times. Communities living amid nature felt the need to attribute meaning to natural phenomena before the civilization process, and thought that these had supernatural / religious powers. In primeval times, the semi-nomadic lifestyle of Turks, oscillating between plateaus and winter accommodation, led to a variety of beliefs and rituals based on natural phenomena. Turks regarded such natural events with cult characteristics as the reflections of the Creator on Earth; and therefore, attached great importance to them. These cult beliefs and practices of Turks, which maintained their presence indirectly through various forms following the adoption of Islam, can still be observed today, in the 21st century. The close relationship between folk beliefs and the myth genre has also directly contributed to the sustainability of cult-based beliefs. Legends passed down through the ages in oral tradition have kept beliefs alive in social memory. The legend formed about “Hamza Stone” on the Giresun Island is a narrative rooted in Giresun cultural history with various dimensions such as beliefs, practices, rituals and functions. While most of the traditional practices based the narrative are still maintained, the rituals centered around “Hamza Stone” have mostly lost their original importance. In this study, following an evaluation of the beliefs and rituals in connection with the legend genre and cult beliefs, the “Hamza Stone Legend” is analyzed in terms of beliefs, rituals and functions.

Keywords