Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesini imzalamasının sonrasında bütün yurtta işgaller başlamıştı. Bu durum karşısında Türk milleti, I. Dünya savaşında olduğu gibi Millî Mücadele yıllarında da evlatlarını cepheye göndererek ordunun insan kaynağını karşılamıştır. Bu sebeple ülke genelinde nüfus azalmış, bu durum ağırlıklı olarak başta Anadolu olmak üzere İstanbul’da da kendisini daha fazla hissettirmiştir. Anadolu’da nüfusun azalmasına yol açan diğer bir sebep de pek çok gencin başlık, ağırlık gibi anane ve gelenek olarak telâkki edilen uygulama ve düğün masrafları yüzünden evlenmekte zorluk yaşamasıdır. Evliliklerin azalmasıyla birlikte nüfus artış oranlarında da belirgin düşüşler yaşanmıştır. Bu sebeple yurt çapında gençlerin evlenmelerini kolaylaştırmak amacıyla Evlendirme Cemiyetleri kurularak mülkî idare amirlerinden ve zenginlerden yardım toplanmaya başlanmıştır. Bu günlerde İstanbul’da Bin Bir Gece Masallarını aratmayan bir düğün yapılması basında haber konusu olduğu görülmektedir. Bu makalede ele alınan konu, 1922 yılı Ocak ayında İstanbul'da gerçekleşen ve Vakit Gazetesi tarafından haberleştirilerek "emsalsiz bir düğün" olarak tanımlanan bir düğündür. İstanbul’un varlıklı ailelerinden Sakatatçı Sami Raşid Bey’in oğlu için düzenlemiş olduğu bu emsalsiz düğün töreni haberi şehirde yankı uyandırmış ve basına da yansımıştır. Düğün merasimine ilişkin olarak gelen misafirlerin kullandıkları araçların türü ve miktarı, misafirlerin sayısı, ikram edilen yemek listesi, yakılan odun ve mum miktarına kadar pek çok detayın gündeme getirildiği görülmektedir. Ayrıca düğün sahibinin hayırseverliğine vurgu yapılırken diğer yandan dönem şartları gereği Hilal-i Ahmer ve Millî Mücadeleye ihtiyaç duyulan desteğe dikkat çekilmektedir. Bu çalışmada, işgal altındaki İstanbul şehrinde yapılan düğün ile ilgili mevcut bilgiler, haberi konu eden Vakit gazetesi nüshaları, kitap ve makaleler nitel araştırma yöntemiyle değerlendirilmiştir.
After the Ottoman Empire signed the Armistice of Mudros, occupations started all over the country. In the face of this situation, the Turkish nation met the human resources of the army by sending its sons to the front during the years of the National Struggle, as in the First World War. As a result, there was a significant population decrease throughout the country, which was particularly felt in Anatolia, as well as in Istanbul. Another reason for the population decrease in Anatolia was the difficulty many young people faced in getting married due to traditional practices and wedding costs such as dowries and other expenses. With the decrease in marriages, there was also a noticeable decline in population growth rates. Consequently, Marriage Societies were established nationwide to facilitate the marriages of young people, collecting aid from local authorities and the wealthy. During those days, a wedding in Istanbul that rivaled the tales of the Arabian Nights was reported in the press. The topic discussed in this article is a wedding that took place in Istanbul in January 1922, described by the Vakit Newspaper as "a unique wedding." This extraordinary wedding ceremony, organized by Sami Raşid Bey from one of Istanbul's wealthy families for his son, resonated throughout the city and was widely covered in the media. Details discussed in the media included the types and numbers of vehicles used by guests, the number of guests, the list of dishes served, and the amount of wood and candles burned. Additionally, while the wedding owner's philanthropy was emphasized, the need for support for the Red Crescent and the Turkish War of Independence due to the period's conditions was also highlighted. This study evaluates the existing information on the wedding in occupied Istanbul using qualitative research methods, including issues of Vakit newspaper, books, and articles.