Bu çalışma, Afganistan’ın 1747 yılında kurulan ilk merkezî devlet yapısından 1979’daki Sovyet işgaline kadar geçen dönemde yaşanan siyasal ve toplumsal dönüşümleri incelemektedir. Çalışmada, Afganistan’ın etnik çeşitliliğe dayalı toplumsal yapısının, dağlık coğrafyasının ve güçlü aşiret düzeninin merkezî devlet otoritesinin güçlenmesini nasıl sınırlandırdığı ele alınmaktadır. Bu iç dinamikler, ülkeyi dış müdahalelere açık hâle getirmiş ve Afganistan’ı uluslararası güç rekabetinin önemli alanlarından biri hâline getirmiştir. 19. yüzyılda Britanya ile Çarlık Rusyası arasında gelişen “Büyük Oyun”, Afganistan’ın jeopolitik konumunu belirleyen temel süreçlerden biri olmuştur. 20. yüzyılda ise Soğuk Savaş bağlamında bu rekabet yeni bir boyut kazanmıştır. 1973 darbesi ve 1978 Nisan Devrimi sonrasında yaşanan siyasal dönüşümler, Sovyetler Birliği’nin 1979’daki askerî müdahalesine giden süreci hızlandırmıştır. Çalışma, bu gelişmeleri tarihsel bağlam içinde değerlendirerek Afganistan’daki yapısal zayıflıklar ile dış müdahaleler arasındaki ilişkiyi analiz etmektedir. Bu çerçevede Afganistan örneği, iç toplumsal yapı ile uluslararası güç politikalarının aynı süreçte şekillendiği bir tarihsel bağlam sunmaktadır. Çalışma ayrıca bu sürecin arka planını tarihsel gelişmeler ışığında ele almayı amaçlamaktadır.
This study examines the political and social transformations in Afghanistan from the establishment of its first centralized state structure in 1747 to the Soviet invasion in 1979. It analyzes how Afghanistan’s ethnically diverse social structure, mountainous geography, and strong tribal organization historically limited the consolidation of central state authority. These internal dynamics rendered the country vulnerable to external intervention and positioned Afghanistan as a significant arena of geopolitical rivalry. In the nineteenth century, the “Great Game” between Britain and Tsarist Russia became one of the key processes shaping Afghanistan’s geopolitical position. During the twentieth century, this rivalry acquired a new dimension within the context of the Cold War. The political transformations following the 1973 coup and the Saur Revolution of 1978 accelerated the developments that led to the Soviet military intervention in 1979. By situating these developments within their historical context, this study analyzes the relationship between Afghanistan’s structural weaknesses and external interventions. In this respect, Afghanistan provides a historical case illustrating how internal social structures and international power politics evolved within the same process. The study also aims to examine the background of this process in light of broader historical developments.