Bu makale, 2 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen 7552 Sayılı İklim Kanunu'nu, Türkiye'nin "net sıfır emisyon" hedefi ve "yeşil büyüme" vizyonu doğrultusunda attığı kararlı adımın en somut göstergesi olarak kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Küresel iklim değişikliği tehdidi altında, Türkiye'nin yasal çerçevesini güçlendirme ihtiyacından yola çıkarak, Kanunun amacı, kapsamı, getirdiği yenilikler, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum faaliyetleri, planlama ve uygulama araçları, karbon fiyatlandırma mekanizmaları, gelir ve desteklerin kullanımı, cezai hükümler ve geçiş süreçleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Makale, Kanunun her bir maddesini Türkiye'nin iklim politikaları üzerindeki potansiyel etkileri ve uluslararası taahhütleri bağlamında değerlendirerek, yasal düzenlemenin bütüncül yapısını ve çok boyutlu yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle, konuya ilişkin bilimsel bir bakış açısı geliştirilmesi alan çalışmaları bakımından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Türkiye Yeşil Taksonomisi gibi piyasa temelli araçların önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, Kanunun uygulama kapasitesi, finansman yeterliliği, adil geçiş, uluslararası rekabetçilik ve toplumsal katılım gibi potansiyel zorlukları ve tartışma noktaları ele alınarak, bu zorlukların üstesinden gelmek için öneriler sunulmuştur. Sonuç olarak, İklim Kanunu'nun Türkiye'nin çevresel sorumluluklarını yerine getirme ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerleme konusundaki kararlılığını yansıtan stratejik bir dönüm noktası olduğu belirtilmiştir.
This article comprehensively analyzes Climate Law No. 7552, adopted on July 2, 2025, as a concrete demonstration of Türkiye's decisive steps toward achieving its "net zero emissions" target and "green growth" vision. Based on the need to strengthen Türkiye's legal framework amidst the threat of global climate change, the Law's purpose, scope, innovations, climate change mitigation and adaptation activities, planning and implementation tools, carbon pricing mechanisms, the use of revenue and subsidies, penal provisions, and transition processes are examined in detail. The article evaluates each article of the Law in the context of its potential impact on Türkiye's climate policies and international commitments, revealing the holistic structure and multidimensional approach of the legal framework. In this respect, developing a scientific perspective on the subject is crucial for field studies. The importance of market-based instruments such as the Emissions Trading System (ETS), the Border Carbon Adjustment Mechanism (SKDM), and the Turkish Green Taxonomy is particularly emphasized. Furthermore, potential challenges and discussion points regarding the Law's implementation capacity, financing adequacy, just transition, international competitiveness, and social participation are addressed, and recommendations are presented to overcome these challenges. In conclusion, it was stated that the Climate Law is a strategic turning point that reflects Türkiye's determination to fulfill its environmental responsibilities and move towards a sustainable future.