Bu çalışma, dijital platformlarda yeni medya alanlarından biri hâline gelen terk edilmiş mekânların, görsel içerikler aracılığıyla nasıl temsil edildiğini ve bu temsillerin kültürel hafıza, mekânsal deneyim ve kolektif anlatı üretimiyle ilişkisini incelemektedir. Araştırma kapsamında, YouTube platformunda “Hasan Ada” kullanıcı adıyla içerik üreten bir dijital anlatıcının “Terk Edilmiş Mekânlar” başlıklı video serisi temel alınmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen ve en yüksek etkileşim oranına sahip 10 video, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Veri toplama sürecinde videoların görsel içerikleri, anlatı yapıları ve kullanıcı yorumları birlikte değerlendirilmiş; analiz aşamasında içerik analizi, anlatı çözümlemesi ve netnografik yöntemlerden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, terk edilmiş mekânların yalnızca fiziksel boşluklar olarak değil, aynı zamanda dijital ortamda yeniden anlamlandırılan kültürel hafıza alanları olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Metruk hâle gelmiş hastaneler, sanatoryumlar, köşkler, köyler ve kutsal mekânlar; korku, gizem ve merak ekseninde şekillenen anlatılar aracılığıyla dijital folklorun bir parçası hâline gelmektedir. Kullanıcı etkileşimleri ise bireysel tanıklıkların kolektif hafızaya dönüşümünü görünür kılmaktadır. Sonuç olarak, terk edilmiş mekânların dijital ortamda “hafıza mekânı” olarak yeniden üretildiği ve yeni anlatı biçimleriyle kültürel dolaşıma girdiği tespit edilmiştir.
This study examines how abandoned spaces, which have become a prominent subject within new media on digital platforms, are represented through visual content and how these representations relate to cultural memory, spatial experience, and the production of collective narratives. The study is based on the video series titled “Abandoned Places” published on YouTube by a digital content creator under the name “Hasan Ada.” Ten videos with the highest engagement rates were selected through purposive sampling and analyzed within the framework of a qualitative research approach. During the data collection process, visual elements, narrative structures, and user comments were evaluated together. In the analysis phase, content analysis, narrative analysis, and netnographic methods were employed. The findings reveal that abandoned spaces function not only as physical voids but also as culturally reconstructed memory spaces in the digital environment. Abandoned hospitals, sanatoriums, mansions, villages, and sacred sites are reinterpreted within narratives shaped by fear, mystery, and curiosity, thereby becoming part of digital folklore. User interactions further demonstrate how individual experiences transform into collective memory. Consequently, abandoned spaces are reproduced as “sites of memory” in digital media and circulate through newly generated narrative forms, contributing to the dynamic reconstruction of cultural memory.