Kamu Pedagojisi Perspektifinden Japon Eğitim Sisteminde Ahlak Eğitimi: Kültürel Süreklilik ve Değer Aktarımı

Author :  

Year-Number: 2026-LXXXI
Publication Date: 2026-03-31 16:36:03.0
Language : İngilizce
Subject : Felsefe ve Din Bilimleri
Number of pages: 2475-2503
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, Japon eğitim sistemindeki ahlak eğitimini kamu pedagojisi perspektifinden incelemektedir. Japonya, geleneksel değerleri pedagojik süreçlere entegre ederek kültürel süreklilik ile toplumsal dönüşüm arasında bir denge kurmayı hedeflemektedir. Ahlak eğitimi Japon eğitim sistemi içerisinde farklı biçimlerde yer almaktadır. Doutoku derslerinde görünür olan bu eğitim; okul kültürü, günlük pratikler ve örtük müfredat aracılığıyla işlev görmektedir. Temizlik görevleri, yemek ritüelleri, okul kulüpleri, toplu etkinlikler ve yerel festivaller gibi faaliyetler, öğrencilerin sosyal sorumluluk, kültürel duyarlılık ve demokratik katılım becerilerini geliştirmektedir. Çalışma, doküman analizi yoluyla yürütülmüş teorik bir araştırmadır. Kamu pedagojisi çerçevesinde ahlak eğitimi, yalnızca bireysel karakter gelişimine değil, aynı zamanda etik bilinç oluşturulmasına ve demokratik katılım kültürünün güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır. Bu model, Dewey’in deneyimsel öğrenme kuramı ve Bandura’nın sosyal öğrenme kuramı ile örtüşmektedir; çünkü değerlerin doğrudan öğretim yerine gözlem, deneyim ve kültürel aktarım yoluyla edinilmesini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, oldukça merkeziyetçi değerlendirme mekanizmaları, kurumsal özerklik eksikliği ve ahlak eğitiminin milliyetçi söylemler tarafından araçsallaştırılma riski gibi zorluklar da mevcuttur. Sonuç olarak Japon eğitim deneyimi, kamu pedagojisinin kuramsal ilkelerinin kültürel bağlamla yaratıcı biçimde nasıl sentezlenebileceğini gösteren özgün bir model sunmaktadır. Okullar, öğrencileri yalnızca sınıf içinde değil, aynı zamanda sınıf dışındaki yaşamlarında da takip eden, onların bütün yaşantılarını kapsayan bütüncül bir eğitim süreci tasarlamışlardır. Bu yaklaşım, ahlak eğitimini sosyal, kültürel ve eğitsel boyutları bütünleştiren güçlü bir pedagojik araç olarak konumlandırmakta; kültürün sürdürülebilirliğine ve saygılı bireylerin yetişmesine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. 

Keywords

Abstract

This study examines moral education in the Japanese education system from the perspective of public pedagogy. Japan aims to balance cultural continuity and societal transformation by integrating traditional values into pedagogical processes. Moral education manifests in multiple dimensions within the educational system. Beyond its formal expression in Doutoku lessons, it operates through the broader school culture, everyday practices, and the mechanisms of the hidden curriculum, which implicitly transmit values and social norms. Activities such as cleaning duties, meal rituals, school clubs, collective events, and local festivals cultivate students’ sense of social responsibility, enhance their cultural sensitivity, and promote the development of democratic participation skills. This study is a theoretical inquiry conducted through document analysis. Within the framework of public pedagogy, moral education contributes not only to individual character development but also to the cultivation of ethical consciousness and the reinforcement of a culture of democratic participation. This model resonates with Dewey’s theory of experiential learning and Bandura’s social learning theory, emphasizing value acquisition through observation, experience, and cultural transmission rather than direct instruction. However, challenges remain, including highly centralized evaluation mechanisms, limited institutional autonomy, and the risk of moral education being instrumentalized by nationalist discourses. In conclusion, the Japanese experience offers a distinctive model demonstrating how the theoretical principles of public pedagogy can be creatively synthesized with cultural context. Schools have designed holistic educational processes that accompany students both inside and outside the classroom, encompassing their lived experiences as a whole. This approach positions moral education as a powerful pedagogical framework that integrates social, cultural, and educational dimensions, significantly contributing to cultural sustainability and the formation of respectful individuals.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics