Cinsiyet ayrımcılığı ve bunun yol açtığı eşitsizlikler, kadınların eğitim, siyaset ve istihdam gibi alanlarda çeşitli mağduriyetler yaşamasına neden olmaktadır. Eğitim fırsatlarına erişimde yaşanan kısıtlılıklar, siyasi temsil yetersizliği, sınırlı istihdam olanakları ve yoksullaşma riski bu mağduriyetlerin başlıca örnekleridir. Kadınların fırsatlara erişimde karşılaştıkları engeller, bilgi ve deneyim kazanma süreçlerini de olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda, kadınların ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla geliştirilen kadın kooperatifleri, geleneksel gıda üretimi, el sanatları ve ekoturizm gibi farklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Türkiye’de özellikle 2000’li yıllardan itibaren yaygınlaşan kadın kooperatifleri, dayanışma temelli üretim ağları aracılığıyla kadınların ekonomik güçlenmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği yalnızca ekonomik kaynaklara bağlı değildir. Teknik bilgi eksikliği, finansal yetersizlikler, yönetimsel kapasite sorunları ve toplumsal cinsiyet kalıpları, bu yapıların uzun vadeli başarısını olumsuz etkileyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Dolayısıyla kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği, kadınların güçlenmesini ve yerel kalkınmayı destekleyen bütüncül politikalarla yakından ilişkilidir.
Bu çalışma, Elazığ ilinde faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinde çalışan kadınların deneyimlerine odaklanarak, kurumların kadın kooperatiflerine ilişkin bilgi eksikliklerinin kuruluş ve sürdürülebilirlik süreçlerine etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemi ve derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak yürütülen çalışmada, kadınların kooperatif kurma sürecinde karşılaştıkları yasal zorluklar, faaliyetlerin devamlılığı sırasında ortaya çıkan sorunlar ve bunlarla baş etme stratejileri incelenmiştir. Bulgular, kadınların yönetim, mali süreçler, kurumlar arası iş birliği ve yasal yükümlülükler konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadıklarını göstermektedir. Bu durum, kooperatiflerin kuruluş ve sürdürülebilirlik süreçlerinde çeşitli yapısal sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle çalışmamız kadın kooperatiflerinin karşı karşıya kaldığı yapısal ve ekonomik sorunlara odaklanmaktadır.
Gender discrimination and the inequalities it generates cause women to experience various disadvantages in areas such as education, politics, and employment. Limited access to educational opportunities, inadequate political representation, restricted employment opportunities, and the risk of poverty are among the most prominent examples of these disadvantages. Barriers to equal opportunities also hinder women’s ability to acquire knowledge and experience in many fields. In this context, women’s cooperatives have emerged as an important mechanism to support women’s participation in economic life, operating in diverse sectors such as traditional food production, handicrafts, and ecotourism. Since the early 2000s, women’s cooperatives have become increasingly widespread in Türkiye, aiming to strengthen women economically through solidarity-based production networks. However, the sustainability of women’s cooperatives depends not only on economic resources but also on social, institutional, and cultural support mechanisms. Lack of technical knowledge, insufficient financial resources, limited managerial capacity, and the persistence of gender stereotypes are among the major factors negatively affecting the long-term success of these organizations. Therefore, the sustainability of women’s cooperatives is closely linked to comprehensive policies that promote women’s empowerment and local development.
This study focuses on the experiences of women working in women’s cooperatives in Elazığ, Türkiye, and aims to reveal how institutional knowledge deficiencies regarding women’s cooperatives affect their establishment and sustainability processes. Employing a qualitative research design and in-depth interview technique, the study examines the legal challenges encountered during the establishment of cooperatives, the difficulties experienced in maintaining their activities, and the strategies developed to cope with these challenges. The findings indicate that women lack sufficient knowledge and experience in key areas such as organizational management, financial administration, inter-institutional collaboration, and the fulfillment of legal obligations. As a result, women’s cooperatives face various structural challenges during both their establishment and sustainability processes. Therefore, our study focuses on the structural and economic problems faced by women's cooperatives.