BİZ OSMANLI’YA NEDEN İSYAN ETTİK? ÇEVİRİ KİTABINDAKİ ANLATILARIN ÇERÇEVELENMESİ

Author :  

Year-Number: 2026-LXXXIII
Language : Türkçe
Subject : Çeviribilim
Number of pages: 4043-4065
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Çeviribilim, uzun bir süre dilbilimin bir alt dalı olarak ele alınmış, çeviriler büyük ölçüde dilsel eşdeğerlik temelinde incelenmiştir. Zamanla çeviri araştırmaları, dilbilimin sınırlarını aşarak özellikle sosyal bilimlerle ilişkilendirilen disiplinlerarası bir alan hâline gelmiştir. Bu dönüşüm sürecinde çeviri, yalnızca diller arası bir aktarım faaliyeti olarak değil, toplumsal gerçekliğin üretilmesinde ve yeniden inşa edilmesinde etkili bir araç olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda Mona Baker, sosyal anlatı kuramı çerçevesinde çeviriyi, toplumsal anlatıların dolaşıma girmesinde, güçlenmesinde ve dönüştürülmesinde belirleyici bir unsur olarak ele almaktadır. Buna bağlı olarak çevirmen, yalnızca diller arasında eşdeğerlik arayışında bulunan teknik bir aracı değil, bireylerin ve toplumların geçmişte yaşadıkları olaylara ilişkin düşünce ve bakış açılarını yeniden kurabilen, yaptığı tercihlerle ahlaki ve ideolojik sorumluluk taşıyan bir özne konumundadır. Bu çalışma, Baker’in çeviride anlatıların çerçevelenmesine ilişkin yaklaşımını temel alarak, Ürdün’ün birinci Kralı Abdullah tarafından kaleme alınan مُذَكّرَاتي (Muzekkerâtî) adlı hatıratın Türkçe çevirisi olan Biz Osmanlı’ya Neden İsyan Ettik? başlıklı eseri incelemeyi amaçlamaktadır. Eser, Türkler ile Araplar arasındaki ilişkilerin tarihsel kırılma noktalarını, bu sürece bizzat tanıklık etmiş bir aktörün bakış açısını sunması bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Kitapta Kral Abdullah’ın çocukluk dönemine ilişkin hatıralarından başlayarak Osmanlı’dan ayrılma süreci ve Arap toplumlarının genel durumu değerlendirilmektedir. Araştırma, nitel ve karşılaştırmalı metin çözümlemesine dayalı olarak yürütülmüş, Baker’in tanımladığı metin içi ve metin dışı unsurlar (paratekstler), çevirinin yapıldığı dönem, çeviri kitabın başlığı, kapak tasarımı, kapak arkası ve takdim yazısı gibi unsurlar üzerinden kullanılan çerçeveleme stratejileri analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, çeviri sürecinde metin içi bazı kelime ve ifade tercihlerinin yanı sıra, metin dışı ve bağlamsal unsurlar aracılığıyla anlatının katılımcılarının yeniden konumlandırıldığı ve anlatının hedef kültürde belirli bir çerçeve içinde yeniden sunulduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Türk toplumunda yaygın olan “Arapların Türkleri arkadan vurduğu” ya da “Arap ihaneti” şeklindeki tarihsel anlatının, söz konusu çeviri eser yoluyla yeniden çerçevelendiği ve farklı bir yorum çerçevesi içinde sunulduğu ortaya konulmuştur.

Keywords

Abstract

Translation Studies was long regarded as a subfield of linguistics, with translations largely examined through linguistic equivalence. Over time, translation research transcended the boundaries of linguistics and developed into an interdisciplinary field associated with the social sciences. In this process, translation came to be viewed not merely as an activity of transferring meanings between languages, but also as a means of producing and reconstructing social reality. In this context, Mona Baker, in social narrative theory, regards translation as a factor in the circulation, reinforcement, and transformation of social narratives. Accordingly, the translator is not simply an intermediary seeking equivalence between languages, but an agent who can reshape perceptions of past events and who bears responsibility for the choices made. This study examines Biz Osmanlı’ya Neden İsyan Ettik?, the Turkish translation of مُذَكّرَاتي (Muzekkerâtî), the memoirs written by Abdullah, the first King of Jordan, based on Baker’s approach to the framing of narratives in translation. The work is a source because it presents historical turning points in Turkish-Arab relations from the perspective of an actor who witnessed these developments. Beginning with King Abdullah’s childhood memories, the book discusses the separation from the Ottoman Empire and Arab societies. The study employs qualitative and comparative textual analysis and examines framing strategies through intratextual and extratextual elements, including the translation period, title, cover design, back-cover text, and foreword. The findings indicate that lexical choices, together with paratextual and contextual elements, reposition narrative participants and reframe the narrative within the target culture. In particular, the historical narrative of “Arab betrayal” or “Arabs stabbing the Turks in the back” prevalent in Turkish society is reframed through the translated work and presented within an alternative interpretive framework.

Keywords

Translation Studies, Narrative Theory, Mona Baker, Framing in Translation, Turkish–Arab Relations


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics