OSMANLI DEVLETİ’NİN İRAN MEŞRUTİYETİ ÜZERİNDEKİ TESİRİ HAKKINDA BİR MÜTALAA

Author:

Number of pages: 1413-1447
Year-Number: 2019-XLIII

Abstract

Osmanlı yenileşmesi üzerine yapılan çalışmalara bakıldığında Osmanlı Devleti’nin Batı ile ilişkilerinde daha çok edilgen ve etkilenen bir pozisyonda olduğu şeklinde değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Fakat durum tam olarak böyle değildir. Batı’nın “hasta adam” tanımlamasına rağmen Osmanlı, büyük bir dinamizm ile tarihe yön vermeye çalışmıştır. Gelişmiş ve ilerlemiş Batı’nın değerlerini transfer eden Osmanlı, bu değerleri kendi değerleriyle mezc ederek yeni bir forma büründürmüştür. Tarih karşısında daima özne kimliğini koruyan Osmanlı, değişip dönüşürken aynı zamanda çeperindeki devletleri, toplumları ve kültürleri de etkilemiş ve dönüştürmüştür. Osmanlı Devleti’nin değişiminde etkili olduğu devletlerden biri de komşusu İran’dı. Osmanlı ile paralel bir modernleşme sürecinden geçen İran’ın modernleşmesinde büyük bir etkiye sahip olan Osmanlı Devleti, İran Meşrutiyeti üzerinde de yadsınamaz bir tesire sahipti. XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti’nin modernleşme tecrübesinden yararlanan İran’ın gerçekleştirdiği tüm ıslahat teşebbüslerinde bu etkiyi belli oranda görmek mümkündür. Özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı’ya gelen ve Osmanlı’daki yenileşme çalışmalarından etkilenen İranlı devlet adamları ve siyasetçiler Osmanlı’nın yenileşme tecrübesinin örnek alınmasını savunmuşlardır. Yenileşme taraftarı İranlı devlet adamı ve yöneticilerinin yanı sıra İstanbul başta olmak üzere Osmanlı şehirlerinde yaşayan çok sayıda İranlı aydın, ulema, tüccar ve işçi de İran için yegâne kurtuluşun modernleşmek olduğunu tecrübe etmiş ve Osmanlı tecrübesini İran’a nakletmeye çalışmışlardır. Çok sayıda Farsça gazetenin, kitabın, risalenin, şiirin, makalelerin yayınlandığı ve İranlıların yaşadığı her yere ulaştırıldığı İstanbul, adeta İran modernleşme taraftarlarının kalbi konumundaydı. XIX. yüzyıl boyunca idari, askerî, siyasi ve içtimai alanda İran’ı etkileyen Osmanlı, İran meşrutiyeti konusunda da oldukça önemli bir etkiye sahipti. Meşrutiyet, Kanun-ı Esasi, kanun hükümeti, meclis gibi pek çok kavram da bu süreçte Osmanlı’dan ödünç alınmış ve tartışılmıştır. İran Meşrutiyeti’nin fikrî oluşumu sürecinde etkili olan Osmanlı, meşrutiyetin ilanında ve daha sonra yaşanan iç savaşta da etkili olmuştur. Meşrutiyetin ilanından önce İranlı aydınların toplandığı bir merkez hüviyetinde olan İstanbul, Meclis-i Mebusan’ın bombalanmasından sonra yaşanan iç savaşta, İranlı entelektüellerin karargâhı hâline gelmiştir. Ayrıca İstanbul’da faaliyet yürüten ve zaman zaman Osmanlı yöneticilerinden de destek gören Encümen-i Saadet’in İran Meşrutiyeti’ni yeniden elde edilmesi hususunda ortaya koyduğu çaba dikkate değerdir. Bu çerçevede Encümen-i Saadet’in Osmanlı elitleriyle kurduğu ilişki ve encümen bünyesindeki İranlı aydınların İstanbul’daki siyasi ve fikrî mücadelesi önemli dinamiklerdir. Diğer taraftan meşrutiyetin korunması konusunda Tahran’da görev yapan Osmanlı Devleti’nin diplomatları Şemseddin Bey ve Cemil Said Bey yoğun çaba sarf ederken, iç savaşta Osmanlı ordusu da meşrutiyetçilere destek sunmuştur. Çalışmamızda Yeni Osmanlılar’dan Jön Türklere ve Osmanlı Devleti’nin Tahran’da görev yapan diplomatlarına kadar bir bütün olarak Osmanlı Devleti’nin, İran Meşrutiyeti’nin oluşum sürecine katkısı ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

Keywords

Abstract

When the studies on the Ottoman reforms are examined, it is seen that it is evaluated like the Ottoman Empire is in a more passive and affected position in its relations with the West. But this is not exactly the case. Despite the West's definition of ''sick man'', Ottoman Empire tried to shape the history with great dynamism. Transferring the values of the developed and advanced Western countries, the Ottomans fused these values with their own values and created a new form. The Ottomans, who have always maintained their identity in the face of history, have changed, transformed and affected the states, societies and cultures around it. One of the states in which the Ottoman Empire was influential in its change was its neighbor; Iran. The Ottoman Empire, which had a great influence on the modernization of Iran, which underwent a modernization process with the same time as the Ottoman Empire, had an undeniable influence on the Iranian constitutionalism. Benefiting the modernization experience of the Ottoman Empire during the 19th century, it is possible to see this effect to a some extent in all reform attemts carried out by Iran. Especially the Iranian statesmen and politicians who came to the Ottomans from the second half of the 19th century and were influenced by the innovational works in the Ottoman Empire supported the adoptation of the Ottoman's experience in innovation. In addition to the Iranian statesmen and politicians in favor of innovation, many Iranian intellectuals, scholars, traders and laborer who lived in the Ottoman cities, especially in Istanbul, experienced that the only salvation for Iran was to modernize and tried to transfer the Ottoman ways to Iran. Istanbul, where many Parsi newspapers, books, treatises, poems, articles were published and reached to the place where the Iranians lived, was the heart of Iranian modernization supporters. During the 19th century, the Ottoman Empire, which had influenced Iran in administrative, military, political and social fields, hada important impact on Iranian constitutional monarchy. In this process many concepts such as constitutional monarchy, kanun-ı esasi, government of law, and parliament were barrowed from the Ottoman Empire and were discussed. The Ottoman Empire, which was influential in the formation process of the Iraninan constitutionalism idea, was also effective in the decleration of the constitutional monarchy and later in the civil war. Istanbul, which was like a center where the Iraninan intellectuals gathered before the declaration of the constitutional monarchy, became the headquarters of the Iranian intellectuals in the civil war following the bombing of the Meclis-i Mebusan(parliament). Additionally, Encümen-i Saadet's, which operated in Istanbul and occasionally supported by the Ottoman rulers, efforts to regain the Iranian constitutional monarchy was remarkable. In this context, the relationship that Encümen-i Saadet established with the Ottoman elites and the political and ideological struggles of the Iraninan intellectuals are important dynamics. On the other hand, while the Ottoman state diplomats Şemseddin Bey and Cemil Said Bey made intensive efforts to protect the constitutionalism, the Ottoman army provided support to the constitutionalists in the civil war. In our study, the contribution of the Ottoman Empire as a whole to the formation process of the Iranian constitutionalism is tried to be put forth from the new Ottomans to the Young Turks and the diplomats of the Ottoman State in Tehran.

Keywords