SYKES-PİCOT ANTLAŞMASI’NDAN İSRAİL’İN KURULUŞUNA KADAR FİLİSTİN MESELESİ

Author:

Number of pages: 246-265
Year-Number: 2020-XLIV

Abstract

Birinci Dünya Savaşı sırasında Ortadoğu’da çıkarları çatışan İngiltere ve Fransa, savaş sonrası için gizli paylaşım planlarını Mayıs 1916’da Sykes-Picot Antlaşmasıyla hazırlamışlardır. Buna göre Araplara bağımsız devlet kurmaları için vaat edilen topraklar, iki devletin nüfuz alanlarına dönüştürülmüş, uzlaşılamayan Filistin toprakları ise uluslararası bir idareye layık görülmüştür. 1917’nin sonlarında Kudüs’ün, 1918 Eylül’ünde ise Filistin’in İngiliz işgaline uğramasıyla İslâm hâkimiyeti kaybolan bölge, bundan sonra İngiliz askeri idaresi altına girmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar birçok isyan ve çatışmalara sahne olan Filistin’de 1946’dan itibaren sıkıyönetim uygulanmaya başlanmış, ancak İngiltere çatışmaları durduramayacağını anlayınca meseleyi Birleşmiş Milletlere götürmüştür. Konuyla ilgili oluşturulan Komite, 1947’de sunduğu raporunda ekonomik birlik altında bölgenin iki halka taksimini tavsiye etmiş, Genel Kurul ise 29 Kasım 1947’de 181 sayılı kararla bu taksimi kabul etmiştir. Buna göre Filistin, uluslararası bir statüye kavuşturulacak olan Kudüs hariç, yedi gölgeye ayrılacak, bu bölgelerden üçü Yahudilere, üçü de Araplara verilecekti. Ancak Araplar gibi taksim kararını hiçe sayan Yahudiler de tedhiş faaliyetlerini artırmış ve bölgede yaşayan Arapları ya öldürmeye ya da göçe mecbur etmeye başlamışlar, manda yönetiminin son bulacağı 15 Mayıs 1948 gecesinde ise İsrail’in bağımsızlığı ilan edilmiştir. Bundan sonra uluslararası kamuoyunun desteğini de alan İsrail’in en önemli politikası topraklarını genişletmek olacaktır. Bu çalışmada, başta İslâm âleminin bir iç sorunu gibi gözüken, fakat daha sonra uluslararası bir boyut kazanan Filistin meselesinin farklı ve objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Keywords

Abstract

Britain and France, whose interests in the Middle East conflicted during the First World War, prepared the secret sharing plans for the post-war period by the Sykes-Picot Agreement in May 1916. According to this, the lands promised for the Arabs to establish an independent state were transformed into the zone of influence of the two states, and the Palestinian territories that could not be shared by the relevant countries were deemed worthy of an international administration. After the British occupation of Jerusalem in 1917 and of Palestine in September 1918, the region, in which Islam lost its sovereignty, came under the rule of British military government. As of 1946, martial law was implemented in Palestine, which witnessed many rebellions and conflicts until the end of the Second World War, however, the Britain realized that it could not stop the conflict and it was notified to the United Nations. The Committee, which was established for this issue, recommended in its report submitted in 1947 that the region should be divided into two parts under economic union for the people of these countries and the General Assembly adopted this division on 29 November 1947 with Resolution No. 181. According to this, Palestine would be divided into seven regions, except Jerusalem, which would have an international status, and three of them would be given to Jews and three of them would be given to Arabs. However, the Jews, who ignored the division resolution like the Arabs, increased their terrorizing activities and began to kill the Arabs living in the region or forced them to migrate and on the night of May 15,1948, when the mandate government was eliminated, Israel declared its independence. After that, the most important policy of Israel, which is supported by international public opinion, will be to expand its territories. In this study, it is aimed to evaluate the Palestine issue, which seems to be an internal problem of the Islamic world, but which later gains an international dimension, from a different and objective perspective.

Keywords