TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE “ÇIN” SÖZCÜĞÜ VE TÜREVLERİ

Author:

Number of pages: 551-569
Year-Number: 2020-XLIV

Abstract

Bu çalışma, Eski Uygur Türkçesi metinlerinde tanıklanan çın sözcüğü ve türevlerine dayalıdır. Tarihî metinler yoluyla tespit edilen örneklerin ele alındığı bu çalışmada, çın sözcüğünün Eski Uygur Türkçesi döneminde iki dilli rahipler tarafından Çinceden Türk diline aktarıldığı ve devamında ikileme olarak dile yerleştiği görülmektedir. İslamî metinlerde, Budist metinlerde olduğu gibi aynı kullanım sıklığı içerisinde olan bu terim, tarihsel süreç içerisinde yaşanan değişmeler ve Türk dilinin sahip olduğu türetme gücüyle isim ve fiil olarak çeşitli tanıklarla kullanılmıştır. Türkçenin dinî terminolojisi ile ilgili terim yapma yöntemlerinden biri olarak gördüğümüz ikilemeler yoluyla sahip olunan Budizm ve İslamiyete ait kavramların “yabancı unsur+Türkçe unsurlar” şeklinde Türkçeleştirilme çabası, dinî terimler noktasında bir dil politikasının olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda var olan dil politikası temelinde sözcüğün ifade ettiği değer, belirlenmeye çalışılmıştır.

Keywords

Abstract

This study is based on the word çın ve and its derivatives which are witnessed in Old Uighur Turkish texts. In this study, the examples identified through historical texts were discussed and it was seen that the word çın was transferred from Chinese to Turkish by bilingual monks during the Old Uighur Turkish period and later settled as a hendiadyoins. This term, which has the same frequency of usage in Islamic texts as in Buddhist texts, has been used with various witnesses as name and verb with the changes in the historical process and the derivation power of Turkic language. An attempt to translate the concepts of Buddhism and Islam into “foreign element + Turkish elements” through the hendiadyoins which we see as one of the methods of making terminology related to the religious terminology of Turkish, shows that there is a language policy in terms of religious terms. In this respect, the value expressed by the word is tried to be determined on the basis of the existing language policy.

Keywords