AHMET MİTHAT EFENDİ’NİN ROMANLARINDA YALI ve KONAK ÖZELİNDE MEKÂNA YÜKLENEN İŞLEVLER

Author:

Number of pages: 4396-4416
Year-Number: 2020-XLIX

Abstract

Batılılaşma bir değişme ve yenileşme sürecidir. Dolayısıyla önce aydınların zihinlerinde filizlenmiş, onlar vasıtasıyla geliştirilip olgunlaştırılmış ve ardından devlet erkânına ve topluma sunulmuştur. Lale Devri ile birlikte başlayan ve bazı padişahlar tarafından da desteklenen bu süreç, 1839’da ilan edilen Tanzimat’la zirveye çıkmış ve böylece resmi bir niteliğe bürünmüştür. Ancak Tanzimat sadece siyasi ve idari bir proje olmakla kalmamış, kimisi devlet adamı olan dönemin aydınları, gazetecileri ve matbuat çevrelerince de desteklenen sivil bir proje hâline gelmiştir. Bu bakımdan Tanzimat, bazı hukuki düzenlemeler içeren bir metin olmaktan çıkmış, geniş bir toplumsal ve sanatsal çerçevede ilerlemiş, böylelikle bir taraftan da kendisine meşruiyet zemini aramıştır. Tanzimat’ın sosyal ve sivil alanda yaşatıldığı, tartışılıp geliştirildiği mekânlar vardır. Bunlardan bir tanesi de konaklardır. Padişah III. Selim’den itibaren görülmeye başlanan konakların Tanzimat’la birlikte sayıları artmış ve daha çok Beyoğlu ve çevresinde konuşlanmaya başlamıştır. Konakta ikamet etmesi ve ayrıca sosyal muhiti konaklarda yaşayan insanlardan oluşması bakımından, Ahmet Mithat Efendi’nin anlatılarında konak ve yalı önemli bir mekân olarak karşımıza çıkmaktadır. Devrini göz önünde bulundurduğumuzda ve “mekân-insan”, “mekân-tarih” ilişkisi bağlamında Mithat Efendi’nin tahkiyesinde, konağın sade bir mekân olmaktan öte anlamlar taşıdığını anlamak zor olmayacaktır. Konak ve yalılar, onun eserlerinde, aktüel konu ve sorunların sergilendiği bir “sahne” olmuştur. Batılılaşma serencamı bağlamında başta alafrangalık, Doğu-Batı çatışması, sosyal değişim, konağın mimari anlamdaki dönüşümü, konağın bir eğitim yuvası haline gelmesi, Avrupai aile hayatından mülhem mürebbiyelik müessesesi, alafrangalık bağlamında konaklardaki entrika ve sefahat, konakların bizzat şahit olduğu temalardan bazıları olmuştur. Bu çalışmamızda, yukarıda bahsettiğimiz temaların yalı ve konak hayatında sahne oluş şekilleri üzerinde tematik değerlendirmeler yapılacaktır.

Keywords

Abstract

Westernization or modernization is a process of change and innovation. Therefore, it first sprouted in the minds of the intellectuals, developed and matured through them, and then presented to the state officials and society. This process, which started with the Tulip Period and was supported by some sultans who came later, reached its peak with the Tanzimat announced in 1839 and thus took on an official character. However, Tanzimat was not only a political and administrative project, but also a civil project supported by the intellectuals, journalists and print circles of the period, some of whom were statesmen. We can say that although very few of them were cautiously critical, the intellectuals supported the new era. In this respect, the Tanzimat ceased to be a text containing some legal arrangements, proceeded in a wide social and artistic framework, thus seeking a legitimacy ground for itself. There are places where Tanzimat is kept alive, discussed and developed in social and civil areas. One of them is the mansion. The number of mansions, which started to be seen since Selim III, increased with the Tanzimat and started to be located more in Beyoğlu and its surroundings. In the narratives of Ahmet Mithat Efendi, the mansion and the mansion appear as an important place in terms of residing in the mansion and also the social neighborhood consists of people living in the mansions. Considering its era and in the context of "space-human", "space-history" relationship, it will not be difficult to understand that the mansion means more than a plain place in Mithat Efendi's narration. Mansions and mansions have become a "stage" in his works, where current issues and problems are exhibited. In the context of Westernization serendipity, especially Westernization, East-West conflict, social change, the transformation of the mansion in the architectural sense, the mansion becoming a home for education, the establishment of governess inspired by European family life, intrigue and debauchery in the mansions in the context of European family life, are some of the themes that the mansions have witnessed themselves.  In this study, thematic evaluations will be made on the scenes of the themes mentioned above in residance and mansion life.

Keywords