XVI. YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDE RÛM EYALETİNDE “ŞAH’A MEYLEDENLER”

Author:

Number of pages: 1601-1619
Year-Number: 2021-LII

Abstract

Ülkemizde Alevilik-Bektaşilik tarihine dair çalışmalar daha ziyade XVI. yüzyılın ilk yarısı ile XIX. yüzyıl bağlamında ele alınmıştır. İlk devire dair çalışmalarda Osmanlı-Safevi çekişmesi ve bu durumun imparatorluk tebaası Kızılbaş topluluklar üzerindeki etkisi daha çok siyasî ve itikadî bağlamda irdelenmiştir. İkinci döneme ait çalışmalar ise nispeten imparatorluk idaresinin merkezileşme çabaları ve bu durumun kızılbaşlar nezdinde yaratmış olduğu tesire dönüktür. İmparatorluk idaresinin, Anadolu kırsalında sıradan hayatını yaşarken dönemin kendine has özellikleri nedeniyle oluşan siyasî, sosyal ve itikadî havasından etkilenerek görünür olan Kızılbaşların, Safevilerle irtibatının kesilmesine dair gayretini erişebildiğimiz belgelerden rahatlıkla görebilmekteyiz. 17. ve 18. yüzyıllarda gerçekte ne olup bittiğine dair sarih bilgiler olmasa da azalan Safevi tazyikiyle 19. yüzyıla kadar dingin bir hayatın devam ettiği düşünülebilir. Bu çalışma aslında daha ziyade ilk dönem örneklerine farklı bir bakış acısıyla katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu bakış acısı aslında başvuru kaynağının niteliği ve öneminden beslenmiştir. Ülkemizde daha ziyade siyasî, idarî, malî ve askerî maksatla tetkik edilmiş tahrir defterleri Osmanlı-Safevi mücadelesi ve kızılbaşların durumu hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Vilayet-i Rum ve havalisine ait bu minvaldeki defterlerin tetkikiyle şimdiye kadar siyasî ve itikâdî boyutuyla ele alınan meselenin ayrıca malî bir yönünün de olduğu görülmektedir. Haliyle çalışmada bu hususa dair tespitlerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Ancak bu sayede kızılbaşa meyleden bir Anadolu köylüsünün hem kendisi ve hem de imparatorluk idaresi nezdindeki çıkmazlarına dair ipuçlarına erişilebilecektir.

Keywords

Abstract

Studies on the history of Alevism-Bektashism in our country are mostly the first half of the century XVI with the XIX. century are discussed in the context. In the studies on the first period, the Ottoman-Safavid conflict and the effect of this situation on the subjects of the empire, the Kızılbaş communities, are mostly examined in a political and religious context. On the other hand studies belonging to the second period, are directed towards the centralization efforts of the imperial administration and the effect of this situation on the Qizilbashes. We can see easily, in the Anatolian countryside the efforts of the imperial administration's the period to cut off the contact of the Qizilbash with the Safavids, who were influenced by the political, social and religious atmosphere that emerged due to the peculiar characteristics of the period. Although there is no clear information about what actually happened in the 17th and 18th centuries, it can be thought that a calm life continued until the 19th century with the decreasing Safavid pressure. In fact, this study aims to contribute to the examples of the first period with a different perspective. This point of view is actually has been nourished by the quality and importance of the reference source's. In our country, the registries, which name ise Tahrir, have been examined for political, administrative, financial and military purposes, contain important information also about the Ottoman-Safavid struggle and the situation of the Kızılbaş. Result of the examination of this letters of the Vilayet-i Rum and its environs, it is seen that the issue, which has been in particular handled with its political and religious dimension, also has a financial aspect. Consequently, it is aimed to reveal the determinations on this issue in the study. We only in this way will be possible to find clues about the stalemate was lived, which are of one Anatolian peasant the Kızılbaş both imperial administration and himself in this periot.

Keywords