Bu çalışma, kuşaklar arası müzikal hafızanın oluşumunda ailenin belirleyici rolünü Türk Halk Müziği (THM) bağlamında incelemektedir. Bireyin müzikal kimliğinin ve ses davranışlarının erken yaşlarda şekillendiği kabulünden hareketle, araştırmada aile; kültürel, duygusal ve işitsel birincil sosyalizasyon alanı olarak ele alınmıştır. Nitel araştırma yöntemi doğrultusunda literatür taraması ve belge incelemesi teknikleri kullanılmış; aile sosyolojisi, müzik psikolojisi, sözlü kültür ve THM icrası üzerine yapılan çalışmalar sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, erken dönem işitsel maruziyetin bireyin müzikal hafızasının temelini oluşturduğunu; yöresel ağız, artikülasyon, tavır ve repertuvar ediniminin büyük ölçüde aile içi etkileşim yoluyla gerçekleştiğini göstermektedir. Özellikle bozlak, hoyrat, uzun hava ve Harput müziği gibi bölgesel icra geleneklerinde, aile üyelerinin çocuk için doğal birer “ilk usta” işlevi gördüğü ve usta–çırak benzeri bir aktarım modelinin kendiliğinden oluştuğu görülmektedir. Ayrıca ailede duyulan türkülerin, duygusal bağlamlarla birleşerek kolektif bir müzikal hafıza oluşturduğu; bu hafızanın bireyin yetişkinlikteki icra karakterini ve ses kimliğini belirgin biçimde etkilediği ortaya konmuştur. Sonuç olarak çalışma, aileyi THM icra geleneğinin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir kültürel taşıyıcı ve müzikal kimliğin oluştuğu temel yapı olarak konumlandırmaktadır.
This study examines the role of the family in shaping intergenerational musical memory within the context of Turkish Folk Music (TFM). Based on the understanding that musical identity and vocal habits are formed during early childhood, the family is conceptualized as the primary environment of cultural, emotional, and auditory socialization. Designed as a qualitative inquiry, the research employs literature review and document analysis methods, systematically evaluating studies from family sociology, music psychology, oral tradition, and TFM performance. The findings indicate that early auditory exposure forms the basis of an individual’s musical memory, while regional vocal style, articulation, stylistic phrasing, and repertoire acquisition occur largely through informal family interactions. In regional performance traditions such as bozlak, hoyrat, uzun hava, and Harput music, family members function as natural “first masters,” creating an inherent master–apprentice transfer mechanism. Moreover, folk songs heard in the family are encoded with emotional experiences, contributing to a collective musical memory that significantly shapes the performer’s vocal identity and interpretative style in adulthood. Overall, the study positions the family as an indispensable cultural transmitter for the continuity of TFM performance practice and as the foundational structure in which musical identity is formed.